Yeni kapıların açılması, BM önderliğinde yapılacak BEŞLİ GÖRÜŞME çok yoğun olarak tartışılırken, DOĞU AKDENİZ’deki ENERJİ başlığı çoğu insan tarafından gözcden kaçırılmaktadır.
OYSA ENERJİ EKONOMİLERİN KANIDIR.
Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu, 2010 yılında Doğu Akdeniz’le ilgili önemli bir çalışmayı yayımladı.
Bu rapora göre, Doğu Akdeniz’de 1,7 milyar varil petrol, 3,5 trilyon metreküp doğal gaz rezervi olduğu tahmin ediliyordu. Ardından, İtalyan ENI firması Doğu Akdeniz’de ilk gazı buldu. Ve işte bu andan itibaren dikkatler bu bölgeye çevrildi.
Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EastMed Gas Forum/EMGF) İsrail’in öncülüğünde ABD destekli bir projedir. Proje, Doğu Akdeniz bölgesindeki geri kazanılabilir gaz kaynaklarının çıkartılması ve pazara sunulması üzerine tasarlanmış gibi görünmektedir.
Forum’un tarafları İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Filistin Devleti, Yunanistan, Mısır, Lübnan ve İtalya’dır. .
Bölgedeki gazın çıkarılıp Avrupa ve Doğu Asya pazarına açılması planlanmakta ve bölgesel kalkınmayı hedeflemektedir. Politik açıdan ise İsrail’in bölgede siyasi otoritesini güçlendirmek ve maliyetli sürecin taraflar arasında paylaşımı ile ekonomik gelişmeyi amaçlamasıdır.
Forum Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenmektedir. Diğer taraftan Fransa da kalıcı gözlemci olarak yer almaktadır.
Mısır’ın 2005’te İdku ve Damietta LNG tesislerindeki çalışmalar sonucu kendi enerji ihtiyacını karşılaması uzun yılları kapsamasına rağmen bölgedeki diğer aktörleri de harekete geçirmiştir.
İsrail’in 2011’de keşfettiği Leviathan, bölgede bulunan en büyük sahalardan birisidir. Doğu Akdeniz ülkelerinden Ürdün ise elektrik üretiminde %80 doğal gaza bağımlı olduğu için bu keşifler Ürdün için yeni ithalat kanalları oluşturmuştur.
EastMed Projesi bölgedeki aktörler için birçok konuda önem arz etmektedir. Başlıca konulardan birisi enerji güvenliği iken İsrail için Arap Devletlerin siyasi baskısından kurtaracak bir yol olarak görülmektedir.
Ekonomik bir getiri sağladığı gibi proje aynı zamanda siyasi prestiji ve dış siyasette ülkeler üzerindeki vesayetin kırılmasını da beraberinde getirmektedir.
EastMed Projesi’nin temellerine bakıldığı zaman bölgedeki devletlerin ayrı ayrı gerçekleştirdikleri faaliyetlerin bir çatı altında toplandığını görmekteyiz. Bunun için ilk adımın Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan tarafından Ekim 2018’de atılmıştır. Doğu Akdeniz Gaz Forumu kurma kararında dahil edilecek devletler, Doğu Akdeniz’de gaz üreten devletler ve transit ülkeler olarak tanımlanmıştır.
Ancak mevcut kıta sahanlığı sorunları, Türkiye’nin dahil edilmediği Doğu Akdeniz Gaz Forumu gibi hamleler bölgedeki krizi derinleştiriyor.
Türkiye tam da bu nedenden dolayı, ENERJİ OYUNUNA katılabilmek için, Kıbrıs Sorununu çözmek zorundadır.
Bu sorunun çözümlenmesiyle Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artacak, enerjiden alacağı payın yanısıra, AB ve ABD ile daha güçlü ekonomik bağlar kurulacaktır.


























