İbrahim TOZ
Kıbrıslı Türk Sanatçı Nihat Ağdaç daha 8 yaşındayken sanat yolunda ilerlemeye karar verdiğini ve bu kararın arkasında durduğunu belirtti. Yıllarca yurt dışında eğitim alan Ağdaç Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında yer aldı.
Kıbrıslı Türk yetenek Ağdaç, İhsan Doğramacı Üstün Başarı Ödülü ile Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı fakülte ve üniversite birincilik ödüllerine sahip oldu.
Nihat Ağdaç, aldığı davet sonucu ve ülkesindeki sanat hayatına katkı koymak amacıyla kurumsallığı meclis tarafından 2014 yılında tescillenen KKTC Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın başkemancılık görevini üstlendi.
Üniversite’den mezun olduktan sonra neler yaptın?
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’ndaki çalışmalarımı 2007 yılında fakülte ve üniversite birincilikleri ve İhsan Doğramacı Üstün Başarı Ödülü ile tamamlamamın ardından Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na kabul edildim. Burada aralıksız üç sene boyunca konserler verdim. Orkestra konserleri yanında orkestranın genç üyelerinden oluşturduğumuz yaylı dörtlü (kuartet) ile başarılı çalışmalar sonucu Türkiye ve Kıbrıs’ta konserler verdik. Yine aynı dönemde Türkiye’nin önde gelen orkestraları ile solist olarak konserler verdim. Bu süre zarfında Avrupa ve Amerika’daki farklı klasik müzik festivallerinde konserler verdim.
Senin için en özel konserlerin hangileriydi?
Benim için en özel olanlar bilhassa birer geri dönüş özelliği taşımaları bakımından Londra’ya ilk gidiş sebebim olan Avrupa Birliği Gençlik Orkestrası’nın 2006 yılındaki Royal Albert Hall BBC Proms konseri’nin 2010’daki ikincisi ve 1999’dan yıllar sonra 2008’de Amerika’da ikinci kez davetle katıldığım festivalde verdiğim solo konser sayılabilir. Bu konserlerin benim için manevi açıdan bir diğer önemi ise hem BBC Proms’da hem de Amerika’daki Apple Hill Oda Müziği Festivali’nde yer alan ilk Kıbrıslı Türk keman sanatçısı olmamdı.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda görev alan ve Londra BBC Proms’da hem de Amerika’daki Apple Hill Oda Müziği Festivali’nde yer alan ilk Kıbrıslı Türk keman sanatçısı olmak nasıl bir duygu?
Bahsi geçen konserler, festivaller ve orkestralarda performans sergilediğim zamanlar hep birbirinden farklı dönemlere denk geldiği için hepsinde hissettiğim duygu farklıydı. Applehill’e gidişim hayatıma birçok açıdan farklı bir yön verdi. Hem ada dışına ilk çıkışıma, hem onca sanatçıyı bir ay süreyle bir arada ilk kez görüşüme, ilk kez bir Kıbrıslı Rum’la tanışmama hem de küçük yaşta ülkemi temsil etmeme vesile oldu. BBC Proms ise ilk gençlik yıllarımda bambaşka bir atmosferde geçti. BBC’de canlı yayınlanan bu konserde çalmak benim için harika bir duyguydu. CSO’da çalma fikrim aslında hiç yoktu. Konservatuarın son sınıfındayken misafir sanatçı olarak CSO’ya davet edilip çalmış olmama rağmen o dönemde orkestranın sınav açma niyetinden habersiz olduğumuz için birçok branş için sınavın açılması dahi sürpriz oldu. Sonra sınava girip kazanınca kendimi bir anda orada buldum. Zaten üç sezonun ardından Londra’ya gittim.
Başarılı bir müzisyen olma yolunda ilerlerken ailenin desteğinden bahseder misin?
Ailemin en büyük desteği yeteneğimi erken yaşta fark edip beni bu alana yönlendirmeleri oldu. Sonrasında kolej giriş sınavları furyasından çok kısa bir süre nasibimi alsam da yine beni Güzel Sanatlar, Konservatuvar ve özde müzik eğitimim yönünde cesaretlendirmeleri bugünlere gelmemde rol oynadı. Manevi boyut bu tabi, maddi boyutundan bahsetmiyorum bile, yurtdışında çocuk okutmak zaten başlıbaşına bir yatırım, umarım karşılığını onlara hissettirebilmişimdir.
Ülkemizde klasik müzikle ilgili gördüğün eksikler, öneriler ve topluma yararlı olabilmek için neler yapmayı düşünüyorsun?
Ülkemizdeki başlıca eksikler bir senfoni orkestrasıyla konservatuarın olmayışıydı. Neyse ki çok büyük çabalar sonucu birçok beklenen ve beklenmeyen badireye rağmen bir senfoni orkestrasına kavuşmak üzereyiz. Tüm yasal süreçleri tamamlanmış, sınav tüzüğü onaylanmış ve kurumsallaşmış bir yapı haline gelen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası artık temelleri atılmış bir olgudan bir adım ötededir. Sınav açıp kendi sanatçılarına kavuşmasıyla konserler yapması adeta kapının hemen ardındadır. Bu orkestranın varlığı yakın gelecekte bir konservatuarın da ülkemiz için ihtiyaç olduğunu daha da ortaya çıkaracaktır. Sanatsal düzeyi yüksek toplumların demokratik oluşları rastlantı olamaz. Bu bilincin bir damlasını bile topluma katabilirsem benim için gurur kaynağıdır.
Kariyerinle ilgili gelecek planların nelerdir?
Bundan böyle kariyerim adına adada daha çok zaman geçireceğim için mutlu olduğumu söylemeliyim. Yurtdışında geçirdiğim 15 yılın tecrübesini buradaki sanatseverler, öğrenciler ve toplumun farklı kesimleriyle paylaşabilme şansı çok güzel. Sanat ve ülkemizdeki hayat adına hem büyük hem küçüklerden öğrenecek çok şeyimiz var. Ülkemizde sanat, özellikle de müzik alanında büyük ama çoğunlukla değerlendirilemeyen bir potansiyel mevcut. Bunu değerlendirmek adına çalışmalar yapmayı, küçük de olsa bir dinleti yapılmadık okul bırakmamayı düşünüyorum. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın yakın gelecekteki sınavlarını müteakip gerçekleşecek konserlerine başkemancı olarak devam ederken öte yandan da Girne Amerikan Üniversitesi’nin Müzik Öğretmenliği Bölümü’nde dersler vereceğim. Üzerinde çalıştığım ve olgunlaşma aşamasındaki bir diğer heyecanlı projem ise şimdilik bana kalsın. Bu projeyi ve konserlerimi merak edenler www.nihatagdac.com adresinden takip edebilirler!
Son olarak kendini bu yolda yürümeye adamış gençlerimize söylemek istediklerin ve tavsiyelerin nelerdir?
Aslında kendini hangi alana adamış olurlarsa olsunlar, gençlerimize verebileceğim en büyük tavsiye kararlı olmalarıdır. Kararlı olmak birçok belirsizliği ortadan kaldıracak kadar kuvvetlidir. Ülkemiz bazen bize belirsizliği bir kadermiş gibi hissettirse de, yaşamımızda karşı karşıya kaldığımız olaylar edindiğimiz ve edineceğimiz tecrübeler bize kararlılığın önemini öğretecektir. En azından bu benim için böyle olmuştur. Ben sanat alanındaki bu yolda yürümeye karar verdiğimde sadece 8 yaşındaydım. Bu kararımdan hiç dönmedim. İnişler çıkışlar hep olacaktır ama kararlı olmak verdiğim en büyük karardır. Çalışmaya karar verin, vazgeçmemeye karar verin ve kendinize inanın!
































