Eylül ayı içerisinde , Kıbrıs konusunda büyük bir hareketlilik olacağı artık hemen hemen kesinleşti.
Zaten Gutteres Maria Cuelları gönderdiği gün, sürecin bir plan oluşuncaya kadar süreceğini anlamak kolaydı.
BM bunca işinin arasında Kıbrıs’a ÖZEL TEMSİLCİ göndermeye karar vermişse, mutlaka Türkiye ve Yunanistan’dan olumlu sinyaller almıştır.
Son günlerde adım adım sunulacak plandan bölümler yayınlanmaya başlandı.
Öncelikle Askersizleşme, Garantiler ve Siyasal Eşitlik konularının tartışılması planlandı.
Askersizleşme ve Garantiler konuları hem Türklerin hem de Rumların Kırmızı Çizgileri arasındadır.
Kıbrıs Türk tarafı da Siyasal Eşitlik konusunda çok ısrarlıdır.
Gerçekte bu konular Annan Planı sürecinde tartışılıp, belirli bir konuda uzlaşmaya varılmıştı.
Her iki tarafta federasyonun parçaları olarak EŞİT HAKLARA SAHİP iki kurucu DEVLET söz konusuydu.
Bu iki kurucu devlete içte daha fazla haklar verilerek, dışta ise TEK DEVLET formülüyle uzlaşmanın zemini kurulabilir.
Türkiye, Montana sürecinde askerlerini Kuzey Kıbrıs’tan adım adım çekebileceğini söylemişti. Bu konuda aynı çizgiye rahatlıkla gelinebilir.
Planın ikinci aşamasında, TOPRAK, MÜLKİYET VE Dışardan gelen NÜFUS konusu tartışılacaktır.
Annan Planında ilk gelen ELLİ BİN insanın ve çocuklarının Kuzey Türk Devletinin kimliğini alarak, Kıbrıs ın kimliğini alabileceği konusunda uzlaşmaya varılmıştı.
Toprak ve mülkiyet konusunu, KURUCU DEVLETLERİN SINIRLARI içerisinde kalan veya İADE EDİLECEK bölgelerde kalanlar şeklinde yine ANNAN PLANI’nda fikirler belirtilmişti.
Unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır. Bu da daha önce uzlaşmaya varılan konularda, yeniden bir tartışma ortamının açılmayacağıdır.
Kıbrıs konusunda 50 yıl içerisinde herşey tartışılmış ve her konuda fikirler karşılıklı olarak sunulmuştur.
Her iki tarafta niyet pozitif olduktan sonra, çok kısa bir sürede kesinleşmiş bir plan ortaya çıkartılabilir.
GÖRÜŞMELERDHER İKİ TARAF artık Kuzey ve Güney Kıbrıs değildir. Süreci artık Kıbrıslılar değil, esas olarak Türkiye ve Yunanistan belirleyecektir.
Türkiye ve Yunanistan Kıbrıs nedeniyle kendi ortak çıkarlarının ve özellikle Enerji Nakli konusunda ORTAK PROJE çalışmalarının baltalanmasına artık razı değillerdir.
Zaten hazırlanacak olan Planın referanduma sunulmadan kabul ettirilmesine çalışılacaktır.
Aklın yolu birdir. Kıbrıs konusu KIBRISLILARIN ELİNE bırakılamayacak kadar ÖNEMLİDİR.
AKLIN YOLU BİR
Erdoğan Özbalıkçı
Eylül ayı içerisinde , Kıbrıs konusunda büyük bir hareketlilik olacağı artık hemen hemen kesinleşti.
Zaten Gutteres Maria Cuelları gönderdiği gün, sürecin bir plan oluşuncaya kadar süreceğini anlamak kolaydı.
BM bunca işinin arasında Kıbrıs’a ÖZEL TEMSİLCİ göndermeye karar vermişse, mutlaka Türkiye ve Yunanistan’dan olumlu sinyaller almıştır.
Son günlerde adım adım sunulacak plandan bölümler yayınlanmaya başlandı.
Öncelikle Askersizleşme, Garantiler ve Siyasal Eşitlik konularının tartışılması planlandı.
Askersizleşme ve Garantiler konuları hem Türklerin hem de Rumların Kırmızı Çizgileri arasındadır.
Kıbrıs Türk tarafı da Siyasal Eşitlik konusunda çok ısrarlıdır.
Gerçekte bu konular Annan Planı sürecinde tartışılıp, belirli bir konuda uzlaşmaya varılmıştı.
Her iki tarafta federasyonun parçaları olarak EŞİT HAKLARA SAHİP iki kurucu DEVLET söz konusuydu.
Bu iki kurucu devlete içte daha fazla haklar verilerek, dışta ise TEK DEVLET formülüyle uzlaşmanın zemini kurulabilir.
Türkiye, Montana sürecinde askerlerini Kuzey Kıbrıs’tan adım adım çekebileceğini söylemişti. Bu konuda aynı çizgiye rahatlıkla gelinebilir.
Planın ikinci aşamasında, TOPRAK, MÜLKİYET VE Dışardan gelen NÜFUS konusu tartışılacaktır.
Annan Planında ilk gelen ELLİ BİN insanın ve çocuklarının Kuzey Türk Devletinin kimliğini alarak, Kıbrıs ın kimliğini alabileceği konusunda uzlaşmaya varılmıştı.
Toprak ve mülkiyet konusunu, KURUCU DEVLETLERİN SINIRLARI içerisinde kalan veya İADE EDİLECEK bölgelerde kalanlar şeklinde yine ANNAN PLANI’nda fikirler belirtilmişti.
Unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır. Bu da daha önce uzlaşmaya varılan konularda, yeniden bir tartışma ortamının açılmayacağıdır.
Kıbrıs konusunda 50 yıl içerisinde herşey tartışılmış ve her konuda fikirler karşılıklı olarak sunulmuştur.
Her iki tarafta niyet pozitif olduktan sonra, çok kısa bir sürede kesinleşmiş bir plan ortaya çıkartılabilir.
GÖRÜŞMELERDHER İKİ TARAF artık Kuzey ve Güney Kıbrıs değildir. Süreci artık Kıbrıslılar değil, esas olarak Türkiye ve Yunanistan belirleyecektir.
Türkiye ve Yunanistan Kıbrıs nedeniyle kendi ortak çıkarlarının ve özellikle Enerji Nakli konusunda ORTAK PROJE çalışmalarının baltalanmasına artık razı değillerdir.
Zaten hazırlanacak olan Planın referanduma sunulmadan kabul ettirilmesine çalışılacaktır.
Aklın yolu birdir. Kıbrıs konusu KIBRISLILARIN ELİNE bırakılamayacak kadar ÖNEMLİDİR.
































