Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Suyu BESKİ yönetecek

KAYNAK İÇTE KALMALI: Suyun işletmesinin özelleştirilmesinin yeni bir ekonomik kayıp yaratacağını söyleyen Benli, “Bu kaynak yurt dışına çıkmamalı. Daha çok fakirleşme yaşanmasını istemiyoruz. Bu bizi de devletimizi de sıkıntıya sokar” diye konuştu.

DENETLENECEK:  BESKİ’nin her ay denetleneceğine işaret eden Benli, “BESKİ belediyelerdeki popülizmi minimize edecek. Müdürü ve müdür muavini siyasetçi olmayacak. Yönetimi de profesyonel olacak” diye konuştu

KAYNAĞIMIZ VAR: Projenin tamamlanması için gerekli olan rakamın 290 milyon TL olduğunu söyleyen Benli, bunun için belediyelerin mal varlığını kullanarak bu krediyi alabileceğine dikkat çekerken, “bizim dışımızda ortaya konulan rakamlar afakidir” dedi

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
Türkiye’den gelecek suyun etkin yönetimi için planlanan “KKTC Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İşletmeleri” Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Benli, ortaya koydukları projenin Kıbrıs Türk halkının beklenti ve çıkarları dikkate alınarak hazırlandığını söyleyerek “bu bir ilk” dedi.
BESKİ’nin söz konusu suyu işletebilecek bir sistem yarattığını anlatan Benli, bunun siyasetten uzak tamamen profesyonel bir yapıdan oluşacağını söyledi.
“BESKİ, suyu profesyonel kişiler tarafından yönetecek bir mekanizma kurmayı hedefliyor” diyen Ahmet Benli, bu hedefin yanında her ay düzenli olarak denetime tabi olacak bir sistemi de yaratacaklarına dikkat çekti. Suyun özelleştirilmesinin ülkedeki kaynağın yurt dışına çıkması anlamına geleceğini ifade eden Benli, bunun hem belediyeler hem de devlet için ciddi ekonomik sıkıntılar yaratacağına işaret etti.
Esas olanın milletler arası anlaşmalar olduğunu ifade eden Ahmet Benli,  “En son resmi söz odur. Yapılan anlaşma BESKİ ve benzeri modelleri reddetmiyor” dedi.

Havadis: Suyu kimin yöneteceği ve işleteceği tartışılıyor. BESKİ ne hedefliyor?
Benli:
Suyu kimin yöneteceği konusunda hiçbir tartışma yoktur. Taraflarda da yoktur. Yönetmek başka şeydir, işletmek başka şeydir. TC Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun verdiği son beyanatı cümle cümle okursanız ortada bir kavga olmadığını görürsünüz. Sayın bakan “suyu KKTC hükümeti ve belediyeleri yönetmelidir” dedi. Çok nettir bu ifade. İkincisi suyun özel sektör tarafından işletmesini öneriyoruz dedi. Üçüncüsü de esas olan Kıbrıs Türk halkının suyu kaliteli bir hizmetle uygun bir fiyata kullanmasıdır dedi. Devamla son cümle olarak da konuşarak bir yol bulunabileceğini söyledi. O karşıt gösterilen açıklamalar bunlar. Yönetmede bir sorun yoktur. İşletmeye yönelik özel sektörün olmasını öneriyorlar. Veysel Eroğlu, en temel ve esas olanın Kıbrıs Türk halkının suyu uygun kalite ve fiyata almasının sağlamaktır diyor. Yönetmek ve işletmek konusunda kavram karmaşası vardır. Yönetmek konusunda ne bizim ne de Türkiye’nin farklı bir düşüncesi vardır. Merkezi Hükümet ve Belediyeler yönetmelidir, bu herkesin ifade ettiği bir durumdur. İşletme konusuna gelince hali hazırda ülkede su hem işletilmekte hem de yönetilmektedir. Bizde esas sıkıntı olan su kaynağının yetersiz olmasıdır. Suyu hem dağıtıyoruz hem de işletiyoruz. Bunda bir sıkıntı yok. Dolayısıyla orada da bir karmaşa yoktur. Bu suyun bizim için bizim için bir minnet olduğunu ortaya koymalıyız. Bunu yapanlara da bir teşekkür borcumuz olduğunu samimiyetle söylemek zorundayız.

Havadis: İşletme konusundaki farklılıklar nedir?
Benli:
İşletme konusunda farklılıklar vardır. Gerek işletme gerekse yönetmeyi bugüne kadar ülkemizde merkezi hükümet ve belediyeler görev dağılımı içinde yapabilmektedirler. Sorun su kaynağıdır. Suyu biz evlere ulaştırabiliriz. Ancak bu gelen güzelliğin yarattığı bir tetikleme var. Biz bu suyu ülke olarak yeniden tartışmaya başladık. Bu yeniden bir fırsattır. Mevcut yönetim ve işletme eksikliklerimizi gidermek için bizlere vesile olacak. 

Havadis: Ne gibi eksiklikler?
Benli:
Suda belediyelerin dağıtımında kayda değer kayıplar vardır. Su kaynağından çıkıp para olarak geri dönünceye kadar önemsenecek büyüklükte kayıplar oluşuyor.

Havadis: Bahsettiğiniz kayıplar nelerdir?
Benli:
Çeşitli sebeplerden oluşan kayıplardır. Kayıt altına alınamayan su satışlarından, faturalanıp tahsil edilemeyen kayıplar vardır. Bu durum ölümcül boyutta olmamakla birlikte iyileştirilme ihtiyacı hisseden noktadır. Su ve atık suda yılda 200 milyonlara yaklaşan bir kaynak vardır. İşletmecilerin çok heyecan duyduğu bir konu. Özel yapabilir bunda bir sorun yoktur. Ama belediyelerin ve Kıbrıs Türk halkının menfaat ve beklentilerinde dikkatli olunması lazım. Bu önemli oranda yıllık dönen mali kaynağın yurtdışına çıkmaması lazım. Bu kaynak bir vesileyle yurt dışına çıkarsa ülkede fakirleşme, merkezi hükümetin bütçesinde açık verme, işsiz genç sayısında artış yaşanır. Özele mi işleteceksiniz, o zaman burada işletilecek.

Havadis: Özelleştirme yönünde ortaya konulan yöntem bu çerçeve içinde mi?
Benli:
Buraya kadar gördüğümüz somut olarak cevabı olmasa da hayırdır. Biz burada olmaz diyoruz. Bu kaynak yurt dışına çıkmamalı. Daha çok fakirleşme yaşanmasını istemiyoruz. Belediyelerimizin bir yandan sıkıntılarını tamir edip onları etkin bir yapıya kavuşturmaya çalışırken yeni oluşacak olan işletme modeli belediyelerimizi tekrardan sıkıntıya sokmamalıdır. Belediyelerde su ve atık su işletmesi için 360 personel çalışıyor. Eğer siz suyun gelirini alıp başka bir işletmeye verirseniz ve personeli burada bırakırsınız geliri giden harcaması devam eden bir yükü belediyelerin sırtına bırakırsınız. 360 personel 2 buçuk Gönyeli personeli büyüklüğü kadardır. Dolayısıyla 2 buçuk Gönyeli Belediyesi yükü kadar bir yükü daha belediyelerin sırtına yüklemiş olursunuz. Formüller, belediyelerin sürer halini dikkate almak zorundadır.

Havadis: Kıbrıs Türk halkı nasıl bir işletme ve yönetme şekli istiyor?
Benli:
Kıbrıs Türk halkının ne istediği çeşitli siyasal hareketlerle kendini ifade ediyor. Öncelikle belediyelerin sağladığı birlikle kendini ifade etti. Kıbrıs Türk halkının yaklaşık %95’ini yöneten belediyelerin başkanlarının ve belediye meclislerinin bu konuda ayrı ayrı kararı vardır. Bu birliktelik tarihi bir birlikteliktir. Halk adına irade taşıyan bir birlikteliktir. Merkezi hükümetin de bizim önerdiğimiz formülde son derece kararlı desteğini de görmekteyiz. Halkın belediyelerin sıkıntılarıyla ilgili endişeleri de vardır.

Havadis: Haklı bir endişe değil mi sizce?
Benli:
Bunu aslında yeterli şekilde izah edemedik. Belediyelerin sıkıntıları vardır. Ama belediyelerinizi kapatmak gibi bir düşünceniz olabilir mi. O zaman iyileştirip yürümek zorundasınız.
Havadis: Nasıl bir güvence ortaya koyacaksınız. En büyük endişe tahsilât kısmında…
Benli:
Belediyelerin bu işletmeyi yapabildiğini söyledik. Ama bir takım kayıpların olduğunu da söyledik. Mesele bu kayıpların en aza indirilmesidir. İşte BESKİ bunun için doğdu. BESKİ belediyelerdeki popülizmi minimize edecek bir yapıdadır. BESKİ çok daha güçlü bir yapıdır. Ülke boyutundadır. Tek işi de sudur. Belediyelerdeki gibi çok sayıda işle uğraşmayacak. Tek işi su olacak ve bunu profesyonel insanlar tarafından yapacak. Müdürü, müdür muavini siyasetçi olmayacak. Yönetimi de profesyonel olacak. Su yönetimi kendisini bir denetimin içine sokuyor. BESKİ özel şirket gibi her ay denetlenecek. Denetim sistemine girecek. Belediye başkanının kestiği çek karşılıksız çıkar bir şey olmaz, ama burada keserseniz karşılığı hapislik olur. Yeni denetim sistemleri getiriyor. Gerek belediyeleri gerek kamu kurumlarını bu kadar yıldır hep siyaset yönetti bunun da siyaset olduğu söyleniyor ama onları hep tek renk yönetti. Burada öyle olmayacak. BESKİ’yi kurarken pek çok ülkede uygulanan modelden faydalandık. BESKİ, Türkiye’deki ASKİ ve İSKİ’nin geliştirilmiş modelidir. Bu bilinmiyor. Kamu-özel diye düşünenler var. Türkiye’de su yönetimi özele yasaklıdır. TBMM’de yapılan bir yasa ile yasaklanmıştır. Güney Kıbrıs’ta su yönetimi kamudadır. Dünyada gördüğümüz en önemli başarı kayıpların % 10’a indirilmesidir. Güneyde kamu yönetiminde % 12dir.

Havadis: Türkiye’deki yasak gibi burada da bir yasal koruma beklentiniz var mı?
Benli:
Özel sektörün yönetimine devredilmesi yasaklandı. Bizim sorunumuz değil. Biz zaten yönetim şeklimizi bu şekilde oluşturduk. Türkiye’deki uygulamalardan yararlanarak bunun gelişmiş şeklini yaptık. Bize özel diyorlar ya Türkiye’de bu yasaklıdır. Yani BESKİ özelle işletme paylaşımı yapabilir mi, paylaşabilir. Bunu BESKİ oluşan yeni Yönetim Kurulu ile uygulamalar içinde düşünecek. Örneğin tahsilâtta bu sistem zafiyet gösterirse bir şirketle ortak veya tamamen ona vererek yapılabilir. Ama şimdi bu yok. Ama mümkündür. Buna BESKİ yönetimi karar verecek. Bir şirkete git parayı topla, kayıplardan kurtardığın her şeyden de sana şu kadar vereceğim dersiniz, o zaman toplamda daha karlı çıkarsınız.

Havadis: Bugüne kadar 2 milyar TL’ye yakın bir maliyeti çıktı projenin. Projenin KKTC sınırları içindeki kısmını tamamlamak için en az 600 milyon TL daha kaynağa ihtiyaç var. Siz bu kaynağın 290 milyon TL olduğunu söylüyorsunuz. Neye dayanarak?
Benli:
Bir rakam ortaya atılıyor. Bize ortaklık teklif eden bir Alman işletme şirketi elinde bir dosya ile geldi o da 300 milyon TL’den söz ediyor. Bunu nereden buldun diye sorduğumuzda Türkiye’deki ihale dosyasından olduğunu söyledi. Rakamlar muhtelif. Veri sadece belediyelerdedir. Veriye dayalı bilimsel bir işletme projesini bir tek BESKİ ortaya koydu. Sukibris.com’da yayındadır. Rakamlar ortaya konulunca siyasetçiler susar. Uzmanlar konuşuru. İkinci de varsa koysunlar tartışalım. Afaki konuşuyorlar. Afaki o kadar çok rakam gördük ki. Veri belediyelerdedir. Bizden veri alan da yoktur. Ayrıca BESKİ’yi kurarken her belediyemizde verileri alabilmek için de canımız çıktı. Gerek bu rakam gerekse diğer rakamlar tamamen afakidir. BESKİ’nin ortaya koyduğu rakam dışındakiler afakidir. Yaptığımız görüşmelerde kimsenin elinde ciddi bir veri olmadığını da gördük. Bizim dışımızda her türlü otoriteden bahsediyorum. Yurt içi ve yurt dışında hepsi boştur.

Havadis: Anlaşmanın imzalandığı günden bugüne bu tartışmaların yapılmaması ve netlik kazanmaması eksiklik görülüyor.
Benli:
Kıbrıslı Türkler bir şeyi açıkça ortaya koymalıdır. Suda olduğu gibi birçok konuda daha boşluk yaratıyoruz. Türkiye’nin bu toplumla ilişkilerine bakıldığında, su özelleşmelidir denildiğinde aksinin olabileceğine inancınız var mıydı. Haddimi aşarak söyleyim, yoktu.
Ayrıca herhangi biri hükümet mensubunun… Başbakandan, bakana, müdürüne, ne sokaktaki insana ne de belediyelerimizde vardı. Alışmamıştık.
Ama BESKİ çalışması ortaya çıkınca, son geldiğimiz noktayı düşünün. BESKİ programımızı ilk tanıttığımızda aynı gün Cumhurbaşkanı Akıncı’nın New York’da BM Genel Sekreteri ile görüşmesi vardı. İlginçtir, ertesi gün, hemen hemen tüm gazetelerin ana haberi BESKi olmuştu.

Havadis: BESKİ’nin bu çıkışı buradaki kurumlara nasıl bir mesaj verdi?
Benli:
Yönetimin artık tartışılmaması gerektiği sonucu çok önemliydi. Yönetimi tartışmak demokrasiyi tartışmak demekti. Herkes etkilendi. İşletmesi konusunda da artık modeller ortaya çıktı. Su işletme yetki paylaşımında sunun kıyıya kadar olan kısmında Türkiye’nin suyu yönetip işleteceği ortadadır, kıyıdan kentlerin depolarına kadar merkezi hükümetin yasa tasarısını yapıp yasallaştırarak kurmak üzere olduğu Su Kurumu işletecek. Belediyelerin depolarından sonra da BESKİ işletecek. Bu bir sonuca vardı.

Havadis: Yatırım için gerekli finansmanı nasıl sağlayacaksınız? Böyle bir ekonomik gücünüz var mı?
Benli:
Belediyelerin sermayesi olmadığı söylenir. Belediyelerin 360 milyonluk bir mal varlığı var. Hali hazırda şebekesi ve mal varlığı en büyük sermayesidir. Hiçbir özel sektör bunu bir anda yatırıp sahip olamaz. Bu mülk bizimdir. Anayasa koruması altındadır. Belediyelerin ciddi bir sermayesi vardır. Belediyeler Birliğimizin BESKİ bütçesine aktardığı 1 milyonluk bir işletme kaynağı vardır. Hesabına aktarmıştır. Ama esas yatırımları yapan her kim işletirse işletsin tüketicidir kaynak. Hiç kimse kendi cebinden çıkarıp bu yatırımı yapmaz. Tüketiciden alacak ve yapacak.
İster özel sektöre olsun ister BESKİ olsun kredi kullanacak. Yatırımları finanse etmek için ya zam yapacaksınız ya da kayıpları gidereceksiniz. Kayıpları gidermek doğru olandır. Hem halka yeni yük getirmemek gerekiyor. Temel hedefiniz suyun uygun fiyata kullanımını sağlamaktır. BESKİ büyük bir yatırım sermayesine sahiptir.
Hızlı bir biçimde kayıpları gidererek, zam yapmadan adım atabilir. BESKİ ticari bir kurum değildir, dolayısıyla zam yapmak hedefi yoktur.

Havadis: Yatırımın tamamlanması için bahsettiğiniz kredi alımıyla ne kadar zamana ihtiyaç duyuyorsunuz?
Benli:
BESKİ bir projedir. Gün be gün. BESKİ ilk 3 yıl içinde içme ve kullanma suyu şebeke sisteminin eksiklerini gidermeyi planlıyor. Atık su sisteminin yatırımlarını da aslında içme ve kullanma suyunun gelirleri yapacaktır.
Atık suyun gelirleri kendi kendini finanse etmez. İlk 3 yılda hedef budur. En çok kaybın olduğu yerden başlayacağız. Geriye kalan 7 yılda da Avrupa Birliği şartına göre kanalizasyonun gitmesi gereken her yere atık su sistemlerini de ulaştırarak suyu en sağlıklı şekilde kullandıktan sonra doğaya en sağlıklı dönüşünü hedeflemekteyiz.

Havadis: Bu konuda ilk başta yaşanan tartışma bilinçli bir tartışma yaratmak için miydi? KKTC makamları “beceriksiz” olmakla suçlandı…
Benli:
Kimsenin bilerek bir hakaret politikası içinde olduğunu düşünmüyorum. Büyük bir projedir. Projeyi yapanlar yönetimin etkin olmasını istemektedir, bu çok doğaldır. Buna paralel öneri konulması çok doğaldır. Empati yapınız. Üstelik bizim de burada boşluk yarattığımız da doğrudur. Bunun yanında parasal büyüklüğün de şirketlerin iştahını kabarttığını, önerilerin altında da esas olanın bu olduğunu düşünmekteyim. Bir hakaret noktasında olduğunu da sanmıyorum. Bazı tartışmalar oldu. Onlar mutfaktır. Bürokrat düzeyindedir.

Havadis: Siz maruz kaldınız mı? Yaşadınız mı?
Benli:
Tabii ki oldum. Haddini aşan laflar söylendi biz de cevabımızı verdik. Ama onlar dediğim gibi bürokrattır. Atölye çalışmasıdırlar. Esas olan milletler arası anlaşmalardır. En son resmi söz odur.
Yapılan anlaşma BESKİ ve benzeri modelleri reddetmiyor. Hatta aslında BESKİ’nin mülkiyet hakkını ortadan kaldırabilecek tek kapı oydu. Burada da böyle bir kurgu olmadığına göre sadece mülkiyet hakkından dolayı bile bizim sınırlarımız içinde BESKİ’nin önerdiği önerinin hiçbir şekilde tartışmalı olmadığını net şekilde gördük. Sizi yönetmeye bırakacaklar mı diye sorular var.
Sadece yasal zeminden baktığınızda bunun aksinin mümkün olmadığını görürsünüz. Ahmet Benli olarak adımdan eminsen suyu bizim yöneteceğimizden de eminim.