Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Çocuklara sanat sevgisi aşılıyor

Sanat hayatına “Bir süs havuzu” yaparak başlayan Havva Samer, şimdi çocuk ve ergenlere de sanatı sevdiriyor.

MS hastalığı nedeniyle Türkiye Büyük Elçiliği’ndeki memuriyet görevinden ayrılmak zorunda kalan Samer ardından kendini seramik ve mozaiğe adadı. Samer, seramik ve mozaik işlerinde olduğu kadar öğretmenlikte de başarılı olup çocuk ve ergenlere sanat sevgisi aşılıyor. 

Lefkoşa’yı seviyor…
Hayata Girne’de merhaba diyen Havva Samer işi nedeniyle tanıştığı Lefkoşa’dan kopamıyor. Lefkoşa’nın hareketli ve sosyal hayatını sevdiğini dile getiren Samer ailesin tüm ısrarlarına rağmen Girne’ye taşınmayı düşünmüyor.

Süs havuzu yapmak için kurslara başladı
Seramik kurslarına eşinin kendisine “Git bir süs havuzu” yap demesiyle başlayan Samer daha sonra seramikten kopamadığı. Samer seramik kursuna gittiğin i ilk gün çamura dokunup dokunamayacağından endişe derken, ardından çamurla harikalar yaratmaya başladı. Havva Samer İlk önce Seramik kursuna kabul edilmediğini söyleyerek şu şekilde konuştu:
Seramik kursuna başvurduğumda ilk önce yer olmadığını söyleyerek beni kabul etmediler. Ardında öğretmenim beni arayarak kabul ettiğini söyledi.  Bende kursta çok kalmayıp sadece bir süs havuzu yapıp kurstan çıkacağımı belirttim Ancak sonrası farklı oldu. Uğraştıkça sevmeye başladım e ortaya güzel eserler çıktı.

Hedefi çocuklara sanat sevgisini aşılamak…
Çocuk ve ergenler üzerinde tek çalışan sanat öğretmeni Havva Samer’in kreşlerde seramik eğitimi vermesi oğlu sayesinde başladı. Samer kreşlere de ders vermeye başlama hikayesini şu şekilde özetledi:
Oğlum kreşe gidiyordu ve orada çamur çalışması yapacaklardı. Çalışma yaptılar ancak olmadı. Bunun üzerine oğlum öğretmenine “Benim annem bu çalışmaları rahatlıkla yapar” dedi. Bunun ardından kreşten teklif aldım ve arkası geldi. Diğer kreşlerden de teklif aldım. Çocuklara saat öğretmeyi seviyorum.

“Sanat, kötü alışkanlıklardan uzaklaştırıyor”
Samer sanatın çocukları kötü alışkanlıklardan uzaklaştırdığını kaydetti ve bu nedenle çocukların ve ergenlerin sanatla ilgilenmesinin çok öneli olduğunu söyledi. Çocukların sadece sportif aktivite ve dans değil evde de uğraşabileceği sanatsal aktivitelerle ilgilenmesi gerektiğini savunan Samer, “Çocuklar okuma yazmayı öğrenir gibi sanatı da öğrenmeli” dedi.

“Çocuklar sanata meraklı”
Samer çocukların sanata olan ilgisinden memnun olduğunu söyledi ve sergilerde çok güzel işler ortaya çıkardıklarını kaydetti. İlk başlarda velilerin çocuklarının çamurla oynamasına karşı çıktığını kaydeden Samer ancak daha sonra çocuklarının yaptığı eserleri görünce fikirlerinin değiştiğini söyledi.

***
Eğitim sisteminde sanata yeteri kadar yer verilmiyor

Samer, eğitim sisteminde sanata yeteri kadar yer verilmediğini söyledi ve müzik, beden eğitimi gibi dersleri yanında sanatsal derslerinde olması gerektiğini savundu. Çocuk ve ergenlerin evlerinde çalışabilecekleri sanatsal faaliyetleri öğrenmelerinin yararlı olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
Özellikle ergenler boşta kaldıklarında kötü alışkanlıklar edinebiliyor. Bu nedenle sanatsal faaliyetlerle uğraşmaları önemlidir. Ancak ülkemizde sanata yeteri kadar önem verilmiyor. Örneğin meslek liselerinde öğrencilerin ürettikleri ileri satabilecekleri bir yer olsa onlar için çok teşvik edici olur. Ayrıca öğretmen ve veli diyalogu da önemlidir. Çünkü bazen bir çocuk ailesi ile paylayamadıklarını öğretmenleri ile paylaşıyor. Ben tüm öğrencilerimin velilerinin telefon numaralarını biliyorum ve sürekli onlarla iletişim halindeyim.

***

“Mozaik henüz adamızda yaygın değil”
Seramiğin yanı sıra mozaik sanatıyla da ilgilenen Samer, mozaik sanatının henüz ülkemizde yaygın bir sanat olmadığını anlattı. Soli Harabeleri’nde tek tük mozaik sanatı yer aldığına dikkati çeken Samer, ülkede bu sanatın yaygınlaşmamasının sebebi olarak malzeme sıkıntısını görüyor. Samer’in hedefleri arasında mozaik sanatını ülkede yaygınlaştırmak da yer alıyor.

“Malzeme sıkıntısı var”
Mozaik sanatı için taşa ihtiyaç olduğunu kaydeden Samer, bu malzemeyi Türkiye’den Kıbrıs’a getirmenin zorluklarını anlattı. Samer 10 kilo taşın mozaik çalışması yeterli olmayacağını kaydederek en az 50 kilo taşa ihtiyaç olduğunu ve 50 kilo gram taşı ülkeye getirmenin zor olduğunu ifade etti. Ayrıca yetkililere de çağrıda bulunan Samer, sanatsal malzemeler için gümrük alınmaması gerektiğini savundu.
***
Dikiş nakışa da meraklı

Havva Samer, mozaik ve seramik sanatına olduğu kadar dikiş nakış işlerine de meraklı. Samer, dikiş ve nakış merakını şu şekilde anlattı:
Yedi sekiz yaşından beridir dikiş nakış işiyle uğraşıyorum. Annem, teyzelerim, komşularım hep dikiş nakış işiyle ilgileniyordu. Bende onları görerek dikiş nakış öğrenmeye başladım. Daha sonra aklımda sanatla ilgilenmek yoktu. Türkiye Büyük Elçiliği’nde memur olarak çalışıyordum. Hastalığım nedeniyle oradan ayrıldıktan sonra seramik kurusuna gitme başladım.

****
“Kil adasıyız”

Kıbrıs’ın toprağının zengin bir ada olduğuna işaret eden Samer buna rağmen bu toprağın değerini bilmediğimizi söyledi. Samer ülkedeki toprağın kullanılamaması nedeniyle sanatçıların yurt dışından kil getirmek zorunda kaldığını anlattı ve şu şekilde konuştu:
Ülkemiz toprak yönünden çok zengin bir ülke. Ancak bunun değerini bilmiyoruz. Malzemelerimiz yurt dışından getiriyoruz. En basit bir modelaj aletini bile burada bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Deniz Plaza bazı modelaj aletlerini getiriyor ve Dizayn 74’te bazı malzemeleri buluyoruz. Onun dışında ciddi sıkıntılar var.