Devrim DEMİR
Güney Kıbrıs’ın Susuzlu köyünde 1960 yılında evlenerek saygı ve sevgi ile evliliklerini 53 seneye taşıyan Selçuk-Firdevs Demirci çifti bu zamanda yapılan aşk evliliklerinin birçoğunun sahte olduğunu baki olanın sevgi ve saygı olduğunu anlattı. Birbirlerini hiç tanımayan ve ailelerinin isteği ile görücü usulü evlenen Selçuk-Firdevs Demirci çifti tam 53 senedir bir yastığa baş koyup zorluklara birlikte göğüs gererek evliliklerini anne-babadan öğrendikleri saygı ile hala devam ettirdiklerini söyledi. Mobilyacılık yaparak 6 çocuğunu büyüten Selçuk Demirci, “Evlatlarımın doğduğu günden bugüne onlara en iyi hayatı yaşatmak için elimden geleni yaptım” diyerek karşılığında evlatlarından ve torunlarından gördükleri hürmet karşısında çok mutlu olduklarını ifade etti.
“İkimiz de itiraz ettik ama olmadı”
Haberleri olmadan ailelerinin isteği ile evlendirildiklerini söyleyen 75 yaşındaki Selçuk Demirci, “Biz Güney’de ilkokulda aynı okuldaydık, aileler gördü beğendi. Ben 17 yaşındaydım, Firdevs Hanım da 18 ama gönlümüz yoktu birbirimize. Ben ilkokulu bitirince sanat öğrenmek için kasabaya gittim. Duyunca ailem evlendirmek ister beni, karşı çıktım. Firdevs Hanım da bu evliliğe karşı çıktı. Çünkü yaşımız daha çok küçüktü. Başarılı olamadık 1960 senesinde evlendik” dedi.
“Aşk yoktu ama sevgi saygımız sonsuz oldu”
Evliliklerinin aşk evliliği olmadığını söyleyen 76 yaşındaki Firdevs Demirci, “Selçuk gibi ben de bu evliliğin olmasına karşı çıktım. Ancak ailemi razı edemedim, evlendik. Aşk evliliği yapmadık ama birbirimize saygı ve sevgimiz sonsuz oldu. İyi ki de evlendik. 6 çocuğumuz, 8 torunumuz var, çok şükür olsun. Selçuk, bir gün olsun ne beni ne çocuklarını ihmal etmedi. Selçuk hem çalışkan hem evine bağlı bir adamdır” dedi.
Çocukları için her işi yaptı
Çocuklarına ve eşi Firdevs Hanım’a iyi bir hayat yaşatmak için elinden geleni yaptığını söyleyen Selçuk Demirci, “Anne babadan gördüğümüz sevgiyi biz 53 yılımıza taşıdık ayrıca sevgiyi çocuklarımıza, torunlarımıza da aşıladık. Mobilyacılık yaparak geçimimizi sağladım, gerektiği zaman ırgatçılık, hamallık ve köyde mücahitlik yaptım. Sadece çocuklarıma iyi bir gelecek yaşatabilmek için” dedi.
“Evimizde kuş sütü eksikti”
Eşi Selçuk Demirci’den 53 yıldır tek bir ağır söz duymadığını söyleyen Firdevs Hanım, “Veteriner Dairesi’nde 13 sene, iki buçuk sene de başka işlerde çalışarak emekli oldum. Ama Selçuk, evimizde hiçbir şeyi eksik etmedi, evlatlarımızı o zamanın en kaliteli sütü ile besledi. Ne parasız ne meyvesiz bir gün geçirmedik, okula giderdi çocuklar, Selçuk, sabah çocukların yataklarının başucuna 1 paket yemiş ve para bırakır öyle giderdi işine. Bize çok düşkündü hala daha öyledir, Allah başımdan eksik etmesin” dedi.
Vefalı evlatlar
Hayat şartlarının çok zor olduğu günlerde bile evlatlarının iyi bir hayat yaşaması için elinden geleni yapan Demirci çiftinin çocukları da anne ve babaları gibi vefalı çıktı. 6 çocukları bulunan çiftin 1 çocuklarının yurt dışında olduğunu söyleyen Selçuk Demirci, “Kızım ve torunum Londra’da oturur ama günde 2 defa telefonda arar ve hatırımızı sorar. Burada kalan çocuklarımız da aynı. Hepsi ağzımızın içine bakar, birimiz hasta olsak üstümüze ölürler” diyen çift evlatlarından memnun olduklarını dile getirdi.
Göç etmek zorunda kaldılar
Baf’ın Susuzlu köyünde yaşayan Selçuk-Firdevs Demirci çifti, 21 Temmuz 1975 yılında 6 çocukla birlikte evlerini savaş nedeniyle terk etmek zorunda kaldı. Savaştan kaçarken en küçük çocuklarının 1 yaşında olduğunu söyleyen çift, “Doğduğum köyde evlendim, 6 çocuğumu dünyaya getirdim ama savaş çıkınca bütün düzenimiz alt üst oldu. Üstümüzde giydiklerimizle köyümüzü evimizi terk ettik. Yürüyerek günlerce o Temmuz sıcağında ovalarda saklandık. En küçük çocuğum, Sonerim, 1 yaşındaydı. Kucağımızda taşımaktan bacakları tutulmuş bir süre yürüyememişti. Günlerce aç susuz perişan olduk çocuklarımızla, Allah bir daha o günleri yaşatmasın. 1975 yılında Değirmenlik köyüne geldik burada bir düzen kurduk kendimize ve mutlu mesut geçiniyoruz” dedi.
“Bir tek evlilik fotoğrafımızı istedim”
1975 yılında savaş nedeniyle üstünde giydikleri kıyafetleri ile evlerini terk etmek zorunda kalan Demirci çifti, “Evden kaçarken hiç bir şeyimizi alamadık bıraktığımız hiç bir şeye üzülmedik. Bir tek düğün fotoğrafımıza çok üzüldük” dedi.
Selçuk Demirci, “Kayınvalidem köyden çıkamamış orda kalmıştı. Bir süre sonra ortalık sakinleşince haber yolladık, mutlaka gelirken bize düğün fotoğrafımızı getirmelerini istedik. 1960 yılında evlendiğimiz zaman geriye kalan en güzel anımızdı ve nur içinde yatsın kaynanam bulup fotoğrafı bize getirdi” dedi.
Aşktan çok sadakat olsun
53 senelik evliklerinin sırrını anlatan Selçuk-Firdevs Demirci çifti, “Ayrılanlara çok üzülüyoruz, aşktan çok sadakat arayın birbirinizde. Çünkü aşk biter, sevgi saygı sonsuz kalır. Mutlu bir evliliğin sırrı aşk değil sadakattir. Birbirinize güveninizi yaşam boyu bitirmeyin” dedi.
































