Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Üretsek bir dert, üretmezsek başka dert”

PLANLI ÜRETİM ŞART: Tatlısulu seracılar üretime devam etme noktasında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Havadis’in ziyaret ettiği seracılar planlı üretim olmaması nedeniyle, yetiştirilen ürünlerin yarısından fazlasının ziyan olduğunu belirtti

KREDİLERİ ÖDEYEMİYORUZ: Ziraat Bankası’ndan devlet katkısıyla alınan kredilerin faizlerini bile ödeyemediklerinden yakınan seracılar, devletin bu duruma acilen müdahale etmemesi durumunda üretimin durma noktasına geleceğini söyledi
BU HÜKÜMET GEÇMİŞ HÜKÜMETLERE BENZEMESİN: UBP hükümetinin sorunlarını dikkate almamasından dolayı bu duruma geldiklerini kaydeden seracılar, şu an iktidarda olan hükümetin de geçmiş hükümetler gibi yapmamasını umduklarını ifade ettiler
Malhun GAZİ
Tatlısu’da geçimlerini sürdürmek adına seracılıkla uğraşan Tatlısulu seracılar, hükümetin duyarsızlığından şikayetçi. Tatlısulu seracılar, devletin her yılın başında verdiği destek kredisini bile ödeyemez durumda olduklarını belirterek, devletten kredinin faiz oranlarını düşürmesini istedi. Üreticiler “üretsek bir dert üretmesek başka bir dert” diyerek yetkililere tepki gösterdi. Borçlarını bile ödeyemez noktaya gelen üreticiler, “Devlet bizi maaşa bağlasın, elimizdeki bütün ürünleri alsın, ona da razıyız” diyerek kötü durumda olduklarını söylediler.
“Planlı üretim yok”
Havadis’e konuşan seracılar, planlı üretim olmamasından dolayı üretilen malların ellerinde kaldığını ve harcadıklarının yarısı kadar bile kar etmediklerini belirttiler. Planlı yatırım olması durumunda sistemli bir şekilde üretime geçilebileceğini ifade eden seracılar, bunun hem alıcı hem de satıcı tarafından karlı bir iş olacağını vurguladılar.
“Kredileri ödeyemiyoruz”
Tatlısulu seracılar, devletin, Ziraat Bankası aracılığıyla her yılın başında üreticilere sağladığı kredi şansının getirisinden çok götürüsü olduğundan şikayet ederek, uygulanan bu sistemin acilen bir düzenlemeden geçirilmesi gerektiğini söylediler. Seracılar devletten aldıkları kredinin faiz oranının sözde %0 olduğunu söyleyerek gerek masraflar gerekse devlete ödenen %3 faiz ile yıllık %15’lik bir faiz oranına denk geldiğini söyledi. Bu durumun kendilerini daha da büyük bir çıkmaza sürüklediğini kaydeden üreticiler, ödenilen her taksitte de sigortalarının yenilendiğini belirterek bulundukları durumun ciddiyetine dikkat çektiler.

“Seraları sigortalayamıyoruz”
Tatlısulu seracılar, banka ve sigorta şirketlerinin seralarını sigortalamadıklarını belirterek bu durumdan şikayetçi olduklarını belirttiler. Seracılar banka ve sigorta şirketlerine seralarını sigortalatmak için gittiklerinde şirketlerin kendilerine seraların “Risk Grubu” içerisinde bulunduğunu söyleyerek sigortalamadıklarından yakındılar.
“Hal Yasası şart”
Hal Yasası olmadığı için piyasadaki rekabetin vahşi bir rekabet olduğunu belirten seracılar, gücü olanın piyasayı elinde tuttuğunu ve yönettiğini belirterek, acil bir yasa çıkarılması gerektiğini vurguladılar. Hal Yasası ile sistemin yeniden şekillenmesi gerektiğine dikkat çeken Tatlısulu seracılar hükümet yetkililerinden yardım istedi.
Seracıydı balıkçı oldu
2012 yılında fırtınadan dolayı serası yerle bir olan Adem Hayat, hayatını artık denizden kazanıyor. Büyük umutlarla yaklaşık 12 bin TL vererek seracılık sektörüne giren Hayat, 2012 yılında fırtınanın serasını paramparça etmesiyle adeta hayata küstü. Hayat ardından hayatını tekrar kurmak için balıkçılık sektörüne girdi.

Seracılar ne dedi?


Fatih Yavşan
“2012 yılında hortumdan dolayı seram büyük bir hasar görmüştü. Hasarım devlet tarafından hala karşılanmadı. Zararımın da zaten %40’ını karşılayacaklar. Borcu borçla kapatmak zorunda kalıyorum ve bu durum yaptığım işi yaklaşık 10-15 yıl geriye itiyor. UBP hükümetinin bürokrasisinde bu iş tıkandı, geçmiş hükümetlerin duyarsız kaldığı bu işe bu hükümetin duyarsız kalmayacağını temenni ediyorum.”
Mithat Kargı
“Planlı üretim yapamıyorum, çünkü tüccarlar önümüzü kesiyor. Banka önümüze türlü türlü ekstra masraf çıkartıyor. Uygulanan faizler belimizi büküyor. Geçen yıl bankalar para vermezdi diye ağlıyorduk, bu yılda aldığımız paradan pişman olduk.
Adem Hayat
“2012’de fırtınadan dolayı seram yok oldu. 6 bin TL’lik bir zararla kendimi bu işten kurtardım. Seracılığı bıraktıktan sonra balıkçılık yapmaya başladım, bu sektörde de sorunlar var ama en azından seracılıktaki kadar büyük zararlara uğramıyorum.”