Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

90 yaşında tezgah başında

YAŞAMA SIKI SIKIYA BAĞLI: Ayşe Cangül, 90 yaşında. Kalavaç köyünde 300 yıllık tarihi bir evde tek başına yaşıyor. Ayşe nene ilerlemiş yaşına rağmen 8 yaşında annesinin öğrettiği dokuma işine devam ediyor. Bir yandan tarihi tezgahında çarşaf dokurken, can yoldaşı olan tavuklarını ve keçilerini beslemeyi de ihmal etmiyor

Devrim DEMİR
Kıbrıs Türk kültürünün yaşatılması ve çevre konusunda çalışmalarıyla tanınan Kalavaç köyünün kadınları da hünerleri ve el işleri ile Kıbrıs’ın unutulmaya yüz tutmuş kültürünü yaşatmak için ellerinden geleni yapıyor. 300 yıllık geçmişi olan tarihi bir evde 90 yıldır hayatını sürdüren Ayşe Cangül, 8 yaşında annesinden öğrendiği Kıbrıs’a özgü el işlerini 80 yıldır yaşatıyor. 90 yaşında hala kilim dokuyan Ayşe nene, gençlerin Kıbrıs kültürüne sahip çıkmalarını ve sonsuza kadar yaşatmalarını istedi. 26 yıl önce eşini kaybeden Ayşe nine 300 yıllık tarihi geçmişi olan evinin kapılarını Havadis için araladı.

26 yıldır evde tek başına… 
Eşini kaybettikten sonra hayatla mücadele etmeye devam eden 90 yaşındaki Ayşe nene, “4 çocuğum var 3’ü yurt dışında 1 tanesi de burada köyde oturur. Toruncuklarımı da torun çocuklarımı da Allaha bin şükür olsun görmek nasip oldu. Gelenim gidenim turistlerin dışında çok değil. Herkesin halini Allah bilir ben zaten 80 senelik el işimle her gün uğraşırım. Gün nasıl geçer hiç hissetmem” dedi.  

80 sene öncesini anlattı…
Küçükken annesi ve rahmetli nenesinden öğrendiği Kıbrıs’a özgü el işlerini 80 yıldır bıkmadan devam ettiren Ayşe Cangül, “8 yaşında annemden öğrendiğim el peşkiri, kilim ve çarşaf dokumayı bugün hala yapıyorum. Hatırlarım rahmetli nenemle 80 sene önce yaptığımız el işlerini Lefkoşa’da Bandabuliya’ya götürür bir Ermeni’ye satardı. Benim yaptıklarım 1 saatte satılırdı ve çok mutlu olurdum. Beğenip aldıkları için bende para kazanırdım. Sele sepet, tente işlerdik ve ben bugün oldu hala her akşam tente işlemeye, yaz aylarında sele sepet yapmaya devam ederim” dedi.

“Kıbrıs kültürüne sahip çıkın”
Kıbrıs’ın el işlerini unutturmamak için bütün gününü küçücük bir odada, Kıbrıs’a özgü kilim, havlu ve çarşaf dokuyarak geçiren Ayşe nene Kıbrıs kültürüne bağlılığını bir kez daha vurguladı. Ayşe nene bugünün gençlerine seslenerek, “İş tutmazsan eline para geçmez mahallede bütün gezmekte olmaz. 80 yıldır hala daha ben seve seve bu işi yaparım bıkmadım usanmadım, gece olunca da tente işlerim. Şimdiki gençlik ne anlar ama benden bir nasihat bu güzellikleri unutmayın anneleri babaları şimdiki nesle Kıbrıs’ın geçmişini, el işlerini unutturmasın. Bizim köyün insanı gibi kültürüne bağlı çok insan galiba kalmadı. Kültürümüze çok fazla sahip çıkan yok. Ben bütün gün burada bir şeyler yaparım alıcısı da çok, toruncuklarıma da veririm” dedi.

Evinde turlarla gelen turistleri ağırlıyor
Kalavaç köyünde Ayşe nenenin oturduğu, nesilden nesle geçen 300 yıllık bir mazisi olan evdeki eşyaların her biri ayrı bir tarihi eser değeri taşıyor. AB’nin şefinden, Büyükelçiye kadar herkesin bu eve geldiğini söyleyen Ayşe nene, “İngiliz, Fransız Amerika’dan 300 kişilik gurupları ağırlarım ben bu evde. 300 yıllık bir geçmişi olan bu evin her köşesi yabancı turistlere ilginç geldi” dedi.

80 yıldır perşembe günleri eline iğne almaz
İmanı oldukça güçlü olan 90 yaşındaki Ayşe nene her gece yatmadan dualarını okumayı ihmal etmiyor, nefes aldığı için Allahına şükrediyor. 60 sene önce henüz 1 yaşında olan oğlunu kaybedince inancının daha da arttığını anlatan Ayşe nene, “Ben her gün sabah ezanı ile uyanırım. Evimin işini yapar tavuklarımı, keçilerimi hallettikten sonra geçerim işimin tezgahımın başına. 80 yıldır perşembe günü öğlene kadar dikiş işini bırakırım, cuma günü olup da halk camiden çıkana kadar. Kıbrıs’ımızın örf, adet ve kültür gereği toprağı altında çocuğu yatan her anne bu iki mübarek günde iğne geçirmez, anlatılanlara göre geçirdiğin her iğne toprak altında yatan çocuğuna batar” dedi. 

Naneli Fatma abla hikayesi
Oturduğu evin çok eskiye dayanan bir hikayesini anlatan Ayşe nine ilk hamileliğini ölen ev sahibinin rüyasında kendisine anlatmasıyla fark ettiğini anlattı. Kalavaç’ta 300 yıllık tarihi bir geçmişi olan evde 90 yıldır oturan Ayşe nene konuşmasına şöyle devam etti: “Bir gün öğlendi pencerenin kenarındaki minderde uyuyakaldım ve rüyamda pencerenin önünde adının naneli Fatma olduğunu söyleyen bir kadın gördüm. Bana aşerer misin? diye bir soru sordu. Bende yok dedim. Bana rüyamda sen hamilesin hem de erkek bir çocuğun olacak adı da Ömer olacak dedi. Ben uyandım. Koşarak kaynatamın evine gittim. O evde öyle birinin yaşadığını öğrenirim. Daha sonra gerçekten hamile olduğumu öğrendim ve erkek bir çocuk dünyaya getirdim adını da Ömer koydum.”