Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Şensoy 1777. kez sahnedeydi

 

 

27 YILDIR SÜRÜYOR: Ferhan Şensoy’un sahnelenme sayısıyla dünya çapında bir rekora doğru giden tek kişilik gösterisi “Ferhangi Şeyler” 27. yılında sahnelenmeye devam ediyor
SEYİRCİ OYUNDA TWEET ATIYOR: Şensoy günümüz seyircisinin tiyatroya ilgisi konusunda “Azalsa da ilgi var ancak eski günlerdeki izleyici rakamlarını bu yeni jenerasyonda yakalamak maalesef mümkün değil. Bazı gösterilere salonun yarısı elinde telefonu ile laptopu ile geliyor. Gece boyunca durmadan tweet atıyor” diyor

Gürcan TOPUKCU

Ferhan Şensoy, uzun yıllardır kendine özgü jargonu ve mizah anlayışıyla oynadığı oyunu ile bugün Türkiye’de yapılmakta olan stand-up tarzının da esin kaynağı oldu. Geçtiğimiz akşam Gazimağusa Belediyesi’nin organizasyonuyla Rauf Raif Denktaş Kültür Merkezi’nde 1777. kez sahnelendi.
HAVADİS: 27 yıldan beri Türkiye’nin dört bir yanında aralıksız oynadığınız tek kişilik gösteriniz “Ferhangi Şeyler” in doğuş hikayesi tam olarak nedir? Oyuna başlama sebebiniz o zaman oynadığınız Şan Tiyatrosu binasının yakılması olarak biliniyor. Doğru mu?
ŞENSOY:
Doğrudur. 1987’de Beyoğlu’nda Şan Tiyatrosu binasında “Muzur Müzikal”i ve aynı zamanda Küçüksahne’de Hümeyra, Grup Gündoğarken ve Rasim Öztekin ile “İçinden Tramvay Geçen Şarkı”yı oynuyorduk. Her iki oyuna da yoğun ilgi vardı. Kapalı gişe oynuyorduk. Önceden 3 aylık bilet satılmıştı. Bir gece Şan Tiyatrosu kundaklanarak yakıldı. Salonsuz kaldık. Yangından birkaç gün önce de bir televizyon çekiminde Hümeyra, Grup Gündoğarken ve ben at arabasından düştük. Hümeyra yaralandı. Doktorlar iyileşene kadar bir süre sahneye çıkamazsın dediler. O perde de kapandı. Satılan biletlerin ücretlerinin iade edilmesi gerekiyordu. İki gişeden bilet iade etmek durumuyla, bir iflasın eşiğine geldik. Zaten tiyatroda sattığınız biletin parası bankada durmaz. Böyle bir lüksünüz yoktur. O gün gelenle bir şeyler ödenir. Ertesi gün gelenle başka bir şey. Yapılacak tek şey on günde yeni bir oyun ortaya çıkarmak ve sahnelemekti. O günlerde “Ferhangi Şeyler” sadece proje halindeydi. Yazılmış tek bir sayfa text vardı. Yoğun bir çalışma ile oyunu yazmayı on günde bitirip yetiştirdim.
HAVADİS: İlk sahnelediğiniz günlerde nasıl ilgi gördü?
ŞENSOY:
Prömiyer gecemiz, 7 Mart 1987. O gün İstanbul’da olağandışı yoğun bir kar yağışı var. Ulaşım felç olmuş. Böyle bir günde ilgi olmaz diye bekliyorum. Beyoğlu İstiklal Caddesi de o yıllarda araç trafiğine açık. Ortalık ana baba günü. Salon 279 kişilik. Merdivenlerin üzerine gazoz kasası, sandalye falan derken o gece 300’den fazla kişiye oynadık. Öyle bir rüzgarla başladık. Sonraki günlerde de beklediğimizin üstünde bir ilgi gördü ve öyle devam etti. Bu ilgide Şan Tiyatrosu’nun yakılmasının da etkisi vardı.
HAVADİS: Oyunda ne anlatıyorsunuz? Siz bu kadar uzun süre oynanıp da ilgi görmesini nereye bağlıyorsunuz? Senaryo’yu zaman içerisinde eklemeler çıkarmalar yaparak güncelliyor musunuz?
ŞENSOY:
Oyunda gündelik olayları “Ferhanca” bir mizah penceresinden değerlendiriyorum. Kemikleşmiş bir text var tabii ki ama yirmi yedi senedir her oyunda o günün gazetelerini de okuyorum mesela. Oyunu canlı tutan, taze tutan şeylerden biri bu. Yıllar içerisinde de oyun boyunca söylediğim şarkıları değiştiriyorum. Sevgili arkadaşım Aşık Mahzuni Şerif öldükten sonra onun için yazdığım şarkıyı oyuna koydum. Nasıl halen ilgi görüyor derseniz, böyle şeylerin somut bir açıklaması yoktur. Dünyada da bir rekora giden özel bir durum.
HAVADİS: Gösterinizi kaç yıl daha sahnelemeyi düşünüyorsunuz?
ŞENSOY:
Buna ben karar veremem. Seyircim karar verecek ama korkarım ölene kadar gider.
HAVADİS: Yakın zamanda sahnelemeyi düşündüğünüz yeni projeler, oyunlar var mı?
Şensoy:
Planladığımız bir oyun var. Gerçekleşirse oldukça büyük bir prodüksiyon olacak. Yüklü bir bütçeye ihtiyacımız var. Devlet yardımına başvurduk. Projemiz onaylanmadı. Bakandan sıfır puan aldık. Verilse bile çok gecikiyor zaten. Aralık sonu veriliyor. Kalabalık bir kadro oluşturmamız gerekiyor. Mevcut ekibin üzerine yeni oyuncular almak zorundayız. Bu yüzden İleriki bir tarihe kaldı gibi görünüyor. Yardım verilip verilmeyeceği belli değil iken provaya da giremeyiz. Projeyi bir süre dondurduk.
HAVADİS: Sponsor katkısı almanız mümkün değil mi?
ŞENSOY:
Bize sponsor olmaya da kimse cesaret edemiyor.
HAVADİS: Tiyatro hayatınızda bugüne kadar aynı sahneyi paylaşmaktan en çok keyif aldığınız oyuncu arkadaşlarınız kimlerdi?
ŞENSOY:
Ustalarımdan Münür Özkul ve Erol Günaydın ile oynama fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çıraklarımdan ise Rasim Öztekin ile oynamak çok keyifliydi diyebilirim. Ancak Rasim, bir kalp rahatsızlığı geçirdi ve doktorları izin vermediğinden artık sahneye çıkamıyor.
HAVADİS: Günümüz seyircisinin tiyatroya ilgisini nasıl buluyorsunuz? Eskiye göre düşüş var mı?
ŞENSOY:
Azalsa da ilgi var ancak eski günlerdeki izleyici rakamlarını bu yeni jenerasyonda yakalamak maalesef mümkün değil. Bazı gösterilere salonun yarısı elinde telefonu ile laptopu ile geliyor. Gece boyunca durmadan tweet atıyor.
HAVADİS: Kıbrıs seyircisini nasıl buldunuz?
ŞENSOY:
Seyirci güzeldi, enerjikti. Kıbrıs’a gelmeyeli beş yıl Mağusa’ya gelmeyeli ise sekiz yıl olmuş. Tekrardan geldiğime mutlu oldum.