Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu , anlayışlarının net olduğunu, tüm görüş ve önerileri dikkate alarak, Kıbrıs Türk Halkı için yararlı olacağını düşündüklerini mutlaka değerlendirdiklerini ifade etti.
Bu yılki kongrede “sağlık”, “ekonomi” ve “eğitim” gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için son derece önemli üç konunun tartışılacak olmasını dikkate değer bulduğunu söyleyen Eroğlu, “ Dış ülkelerde yaşayan Kıbrıs Türklerinin KKTC’de seçme ve seçilme haklarının ele alınacak olmasını önemsiyorum. Bu konunun akılcı, uygulanabilir, çağdaş bir çözümle halledilmesinin Kıbrıs Türk Halkı’nın iradesini tartışan ve tartıştıranlara da iyi bir yanıt olacağı kanaatindeyim” dedi.
Eroğlu, devletlerin atılım ve reform yapmak mecburiyetinde oldukları dönemlerin geldiğini söyleyerek, “İşte biz öyle bir süreçteyiz. Anayasal değişiklikler şarttır. Siyasal Partiler Yasası, Seçim ve Halk Oylaması Yasası, Kamu Reformu konusunda tüm partilerin halkımıza sözü vardır” şeklinde konuştu.
Ekonomide alınması gereken, tedbirler, atılması gereken adımların daha fazla gecikilmeden ve ilgili kesimlerle diylogtan kaçmadan, işbirliği içinde alınması gerektiğini söyleyen Eroğlu, halkta gelir düzeyinin düştüğü, daha da düşeceği endişesinin hakim olduğunu belirtti.
Eroğlu, bu endişeleri giderecek yepyeni bir vizyon ve gerçekçi projeler ortaya konması gerektiğini vurguladı.
Eroğlu, şöyle konuştu:
“Anavatan Türkiye’den su ve elektrik getirilmesi olayını öteden beridir gündeme getiren benim… Gelmesi lazım ama çok dikkati olunmasında, hesap kitabın iyi yapılmasında, gelmesi kadar nasıl kullanılacağının, maliyetinin ne olacağının da hesaba katılmasında büyük fayda vardır. Bana göre sadece hükümet değil tüm partilerimiz bu konular üzerinde çok titizlikle durmalı, devamlı çalışmalıdır”
Kıbrıs konusunda, zamanın birlik zamanı olduğunu söyleyen Eroğlu, “Kim, katkı koymak istiyorsa buyursun önerisini, görüşünü dinleyelim, değerlendirelim” dedi.
Eroğlu, Rumların, Kıbrıs’ın tümüne egemen olmak istediklerini, Kıbrıslı Türkleri kendileri ile eşit bir halk olarak görmediklerini, iki kesimliliği içlerinde sindirmediklerini, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamını asla kabul etmeyeceklerini ısrarla vurguladıklarını ifade etti.
Rumların Maraş’ı peşinen istediğini, Güzelyurt’ta,Güney Mesarya’da, Karpaz’da gözleri olduğunu saklamadıklarını belirten Eroğlu, “Sayın Anastasiades Şubat’ta seçildi. Yani yılın ikinci ayında. Şimdi yılın on birinci ayındayız, aradan dokuz ay geçti hala masaya gelmiyor. Neden? Çünkü Birleşmiş Milletlerin geriye küçük bir fırsat penceresi kaldı demesinden sonra bu kez de görüşmelerde başarı sağlanamazsa BM’nin yapacağı değerlendirmelerden ve bizim atacağımız adımlardan çekiniyorlar” dedi.
Rumların ortak bildiri istediklerini anlatan Eroğlu, “İstedikleri ortak bildiri şu; kendilerinin tüm istedikleri net bir şekilde yazılacak, bizim istediklerimiz ima bile edilmeyecek. Hayır ben bunu kabul etmem..Onların hassasiyetleri yazılacaksa bizimkiler de yazılacak. Bizimkiler yazılmayacaksa onlarınkiler de yazılmayacak” diye konuştu.
Kıbrıs’ta barış ve antlaşma zamanının geldiği görüşünde samimi olduklarını belirten Eroğlu, siyasi eşitliğe dayalı, egemen eşitliğin göz ardı edilmediği, iki kesimli, garanti antlaşmalarının devam edeceği federal bir çözüme var olduklarını söyledi.
Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Rum dostlarımız bu noktadaysalar sorun yok. Ama değillerse ki bana göre değiller, bizlerin ne yapacağımızı, hangi adımları Anavatan Türkiye ile istişare içinde atacağımızı konuşmaya başlamamız lazım. Bir karar vermemiz lazım. Biz Rum tarafı ile görüşmelere mahkum edilmiş bir halk değiliz. 50 yıl daha müzakere masasında oturmayız, oturamayız”
Eroğlu, halkı, 50 yıl daha “Yarınlarda ne olacak?” sorusunu sormak durumunda tutamayacaklarını söyledi.
































