Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Mehmetçik’te Sular Durulmuyor

Duygu ALAN

Büro-İş sendikasının, 2011 yılı protokolünün hayata geçmemesi, temmuz ve ağustos ayı maaşlarının ödenmemesi ve İhtiyat Sandığı-Sosyal Sigortalar yatırımlarının yapılmaması gerekçesiyle Mehmetçik Belediyesi’nde başlattığı süresiz grev ikinci ayını doldurdu.
Mehmetçik’te ve bağlı civar köylerde belediye hizmeti verilmiyor, vatandaş, kendi çöpünü kendisi topluyor.
Belediye çalışanlarının grevine destek belirten Mehmetçik’te vatandaşlar, yaşananlardan belediye başkanını sorumlu tutuyor.
Mehmetçik Belediyesi çalışanları ise haklarını alıncaya kadar mücadelelerini sürdürmeye kararlı.

Her yer çöplük
Mehmetçik Belediyesi’nde başlatılan grev nedeni ile bölgede iki aydan bu yana hizmet verilmiyor.
Haftalardır toplanmayan çöpler nedeni ile bölge genelinde büyük bir çevre kirliliği yaşanıyor.
Belediye çalışanlarının grevine destek belirten bazı vatandaşlar, kendi temizliğini kendisi yaparken bazı vatandaşlar tarafından gelişi güzel arazilere ve yol kenarlarına atılan çöpler, bölgedeki durumun vahimiyetini gözler önüne seriyor.

Çalışan 63 gündür hak arıyor
Mehmetçik Belediyesi’nde işçiler, 2011 yılı protokolünün hayata geçmemesi, temmuz ve ağustos ayı maaşlarının ödenmemesi ve İhtiyat Sandığı – Sosyal Sigortalar yatırımlarının yapılmaması gerekçesiyle 21 Ağustos 2013 tarihinde başlattığı grev halen devam ediyor.
Eylül ayı maaşlarını da alamayan belediye çalışanları, haklarını alıncaya kadar grevi devam ettireceklerini kaydetti.
Havadis’e konuşan çalışan, “Ya belediye başkanı Beyazıt Adalıer, inadı bırakıp, belediye meclis üyelerini toplantıya davet eder ve sorunun çözümü konusunda uzlaşıcı tavır takınır ya da grevimiz bir dahaki yerel seçimlere kadar devam eder” dedi.

Bölge halkı şok iddialarda bulundu
Mehmetçik Belediyesi çalışanlarının süresiz grevine destek belirten bölge halkı, belediye içerisinde yaşanan sorunlardan belediye başkanını sorumlu tuttu.
Havadis’e konuşan vatandaşlar, “Mehmetçik Belediyesi aile şirketine dönüştürüldü” iddiasında bulundu.
İddiaların arasında, belediye binasından çıkmaması gereken resmi evrakları ve belediye bütçesine ait paraları, Mehmetçik Belediye Başkanı Beyazıt Adalıer’in aracının bagajında tuttuğu, Adalıer’in belediye meclis üyelerini tanımayarak tek başına kararlar alıp uyguladığı, Beyazıt Adalıer’in belediyede yakınlarını ve ailesinden bazı kimseleri istihdam ettiği, Adalıer’in belediyede istihdam eden kız kardeşinin yetkisi dahilinde olmayan kararlar alıp uyguladığı ve belediye gelirinin yüzde 50’sinin Adalıer tarafından ailesine aktarıldığı da var.

 

Adalıer: İddialar sahiplerini gülünç duruma düşürüyor
Mehmetçik Belediye Başkanı Beyazıt Adalıer, hakkındaki iddialarının tümünü yalanladı. İddiaların sahiplerini gülünç duruma düşürdüğünü söyleyen Adalıer, “Tüm bu iddialar saçmadır ve sahibini gülünç duruma düşürmektedir. Beni halkım da seçmenim de hatta tüm ülke bilir. Ben ne çalar ne de çaldırırım. Belde halkımın çıkarlarını şahsımın, ailemin ve partimin de üzerinde tutarım. Dolayısıyla bu gibi iddialar sadece komiktir. Buyursun ispat etsinler ben o anda kalemi bırakır, görevimden ayrılırım” dedi.

“Bakanlık çalışmalarını bekliyorum”
Beyazıt Adalıer, “Bu iddialarda bulunanlar, beni korkutacaklarını sanıyorlarsa yanılırlar. Bu aralar sindim ama bu halkıma saygımdandır. Yetkilerimi de halkımın çıkarları doğrultusunda sonuna kadar kullanacağım” diye konuştu.
Mehmetçik Belediyesi’nin içerisinde bulunduğu kaosun ne zaman sona ereceği sorusuna ise Adalıer, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’nın bazı çalışmaları var. Oradan cevap bekliyorum” şeklinde yanıt verdi.

Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi? Vatandaş ne dedi?

Ahmet Sarı:
Belediye aile şirketine dönüştürüldü
“Vatandaş kendi etti, kendi buldu. Bu halk, üç dönemdir Beyazıt Adalıer’i seçiyor. Adalıer, benim yeğenimdir ama ben kendisine oy vermedim. Çünkü gerçekleri görüyorum. Beyazıt Adalıer, belediyeyi aile şirketine dönüştürdü. Belediyenin para sorunu yok ama gelirin yüzde 50’si aileye aktarılıyor. Tüm yapılanlar da kılıfına uydurulmuş, Sayıştaylık hiçbir belge, kanıt bulamıyor. Belediye binası hep Adalıer’in yakınları ile doldu. Kendi akrabalarını, yandaşlarını istihdam etti. Hepsine de diğerlerinden iki misli maaş verdi. Bu halk artık gözünü açmalı ve gerçekleri görmelidir.”

Özdemir Aydıntan:
Sayıştaylık görevini yapmıyor
“Belediye başkanının hatalarının faturasını vatandaş ödedi. Başkan, 28 aydır belediye meclisini toplantıya çağırmıyor dolayısıyla bütçe yapılmıyor. Devlet katkısı kesilmiş durumda, işçiler üç aydır ödenmiyor. Ancak tüm bu yaşananlarda Sayıştay başkanı ile Sayıştay başkan yardımcısı da belediye başkanı kadar suçludur. Sayıştaylık görevini yapmıyor. Belediye aile şirketine döndü, belediyede uzun zamandır başkan ve kız kardeşi olmak üzere iki odaklı hizmet veriliyor. İşçiler ödenmiyor. Belediyenin evrakları ve paralar başkanın aracının bagajında tutuluyor. Ama ne hikmetse Sayıştaylık hiçbir kanıt bulamıyor. Denetime geliyor ama plajda belediye başkanı ile yemek yiyip dönüyor.” 

Mehmet Erbilen:
Başkan, yetkisini aşan çok işler yaptı
“Belediye başkanı benim yeğenim olur ama ben gerçek ne ise onu bilir, onu söylerim. Hatta başkanın istifa etmesi için imza toplandı, ben de imza koydum. Beyazıt Adalıer ile ilgili, birçok soru işareti var. Çünkü Adalıer, yetkisini aşan çok işler yaptı. Belediyede meclis kararı olmadan işler yürütülüyor. Fakat garip olan Sayıştaylık denetlemelerinde hiçbir olumsuzluk tespit edilemiyor. Belediyedeki sorunun çözülmesini elbette istiyoruz. Sonuçta belediyedeki iç meseleler nedeni ile biz bölge halkı belediyecilik hizmetinden mahrumuz ama kimsenin hakkının yenmesini de istemiyoruz.”

Cenk Şerenk:
Utanç duyuyorum

“Belediye başkanımız oldukça inatçı. Oysa işçi haklıdır. Hakkını alamayan kişi elbette eylem, grev yapacak. Benim hırdavat dükkanım var ve benim bile bugün belediyeden 20 bin TL alacağım var ancak bir türlü tahsil edemiyorum. İlgili bakanlıklar, soruna bir an önce el atmalı ve gerek belediye gerekse bölge halkı belediyedeki sorunlar nedeni ile içerisine düştüğü bu kaostan kurtarılmalıdır. Şahsen ben artık bu yaşananlardan utanç duyuyorum. Benim belediye başkanına ve meclis üyelerine çağrım uzlaşmalarından yanadır. İnanıyorum ki, başkan bir adım atarsa meclis üyeleri iki adım atacak ve sorun çözüme kavuşturulacaktır. Amaçları gerçekten de belde halkına iyi hizmet ise bunu da yapacaklardır diye düşünüyorum.”

Osman Sözalp:
28 yıldır böyle bir yönetimle karşılaşmadım
“Ben 28 yıldır Mehmetçik Muhtar Azasıyım ve bunca yıllık meslek hayatımda böyle bir belediye yönetimi ile karşılaşmadım. Belediye başkanı beliye meclis üyelerini tanımıyor. Kararları meclis üyelerinin onayı olmadan verip uyguluyor. Hatta belediyedeki ilgili bölümlerin amirlerin yetkisindeki işlerde bile başkan tek başına karar üretiyor. Benim şahsi fikrimce eğer belediye başkanı bir ay izine çıkarda yerine bir ay süre ile yardımcısı başka her şey düzelecektir.”

Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi?

İsmail Avşar:
Bakanlık elini taşın altına koymalı
“2011 yılı protokolünün hayata geçmesini, maaşlarımızın ödenmesini ve tüm İhtiyat Sandığı-Sosyal Sigortalar yatırımlarının yapılmasını kısacası kazanılmış haklarımızı istiyoruz. Alamadığımız için de diğer bir hakkımız olan grev yapma hakkımızı kullanıyoruz. Ancak ne yazık ki bizim ne istediğimizi belediye başkanı halen daha anlamadığı gibi ilgili bakanlık da bilmiyor. Bakanlığın elini taşın altına koyma zamanı geldi geçiyor. Bir belediye başkanı düşünün ki, evinin evine çöp attığım iddiası ile aracıma bile el koyduruyor. Böyle idare de olmaz böyle haksızlıkta yapılmaz. Artık yeter.”

Murat Yıldırım:
Belediye başkanının inadı hepimizi yaktı
“Mehmetçik Belediyesi’ndeki kaos 2011 yılı protokolünün hayata geçmemesi, temmuz ve ağustos ayı maaşlarının ödenmemesi ve İhtiyat Sandığı-Sosyal Sigortalar yatırımlarının yapılmaması ile başladı. Aylardır maaş alamıyoruz. Kazanılmış haklarımız eklimizden alınıyor. Bir protokol yapılıyor ama belediye başkanı işine geldiği kişilere protokolü uygularken işine gelmediğinde protokolü tanımadığını söylüyor. Belediye başkanının inadı hem bizi hem de bölge halkını yaktı. Bizler perişan olduk. Halbuki hizmetten mahrum kaldı. Artık çözüm istiyoruz.”

Özgür Aydıntan:
Çalışan kazanılmış haklarını istiyor
“2010 yılında İntibak Komisyonu’na yaptığım başvuruya meclis üyeleri onay verirken belediye başkanı olumsuz oy kullandı ve başvurumu geri çekmemi istedi. İsteğini kabul etmeyince beni 2011’de işten durdurdu. Mahkeme kararı ile iki buçuk yıl sonra yeniden işime döndüm. Ancak başkan mahkeme kararını da tanımadığını söyledi. Beni yine beni işten atmak ile tehdit etti. Biz sadaka değil sadece haklarımızı istiyoruz. 2011 yılında yapılan protokol hepimizi kapsıyor ama belediye başkanı işine geldiği gibi uyguluyor. Maaşlarımızı ödemiyor. Yatırımlarımızı yapmıyor, sosyal haklarımızı gasp ediyor.”

Niyazi Mirka:
Hakkımızı alana kadar greve devam edeceğiz
“Belediye başkanı bir an önce meclis üyeleri ile bir araya gelmeli ve taraflar uzlaşmalıdır. Ama başkan bir türlü o toplantıyı yapmıyor zaten meclis üyelerini de tanımıyor. Belediye başkanımız bir an önce bu inadından vazgeçmelidir ve oturduğu koltuğun hakkını vermelidir. Hepimiz onun inadı yüzünden perişan olduk. Borç batağına düştük. Vatandaş ise hizmetten mahrum. Yaşananlardan çalışanlar olarak biz de hoşnut değiliz ama hakkımızı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”