Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Avcı-Çevreci Kavgası

AYNI TARTIŞMA: Çevreciler ve bağlı bulundukları örgütler, Büyük Av’ın gereksiz olduğu ve doğada tahribat yarattığı görüşünde ısrarlı. Avcılar ise “Hayvan yetiştirip doğaya bırakan da, doğadaki hayvanlara suluk yapan da biziz” diyerek, “kim daha çevresi” polemiği yaptı

ÇEVRECİLER YİNE UYARDI: Bazı çevre örgütleri, her av sezonu öncesinde olduğu gibi, Büyük Av arifesinde doğaya zarar verilmemesi ve av haritası dışındaki bölgelerde avlanmamaları konusunda avcıları uyardı. Çevrecilerin KKTC’de sürdürülen avcılık faaliyetleri ve avcılar hakkındaki yorumları ise avcılar tarafından tepki ile karşılandı

DOĞANIN GERÇEK DOSTU AVCILAR: KKTC’de avcılığın doğal yaşama zarar verdiği yönündeki iddialara sert tepki gösteren avcılar, “Doğanın asıl dostları avcılardır” dedi. Avcılar, “Bizleri eli silahlı dağ adamları gibi göstermekten vazgeçsinler. Doğadan uzak olup da çevreci görünenler gelsinler, doğa sevgisi nedir bizden öğrensinler” dedi

AV KORUYUCULAR İŞ BAŞINDA: KKTC Avcılık Federasyonu tarafından cep bölge ilan edilerek avlanmaya kapatılan bölgelerde Büyük Av öncesi çalışmalar hızla sürüyor. Cep bölgeler, 20 kişilik bir gruptan oluşan av koruyucuları tarafından işaretlenip, uyarıcı tabelalar ile belirtiliyor

Duygu ALAN
Büyük Av öncesi bazı çevre örgütlerinin açıklamaları avcıları kızdırdı. Avcılık faaliyetlerinin doğal yaşama zarar vermemesi gerektiğine işaret eden bazı çevre örgütleri, KKTC’deki avcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir noktada olmadığını belirtti.
KKTC’de av alanının kısıtlı olmasına karşın binlerce avcı olduğuna da vurgu yapan çevreciler, ülkede avcılığın sürdürülebilir olabilmesi için avlak alan genişliği ve avcı sayısı dengesini sağlayacak düzenlemelerin yanı sıra İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulmuş olan Merkezi Av Komisyonu’nun tüzüğünde de düzenleme yapılarak, komisyonda doğa-çevre örgütlerinin temsilcilerine de yer verilmesi gerektiğini kaydetti.
Avcılar ise açıklamalar karşısında sert tepki gösterdi.

Sarpten: KKTC’de avcılık sürdürülebilir noktada değil
Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, KKTC’de avcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir noktada olmadığını savundu.
Sarpten, “Avcılık tüm dünyada yapılan aktivitedir ancak ne yazık ki bizdeki avcılık faaliyetleri sürdürülebilir noktada değildir. Bizim esas mücadele verdiğimiz konu da avcılığın sürdürülebilir şekilde gerçekleşmesidir. Bugün ülkede, askeri bölgeler hariç her yer avcılık bölgesidir, ülke nüfusunun büyük bir kısmı da avcıdır. Üstelik ülkemizde ne yazık ki yaban hayata gereken dikkat gösterilmemektedir” dedi.

“Federasyon tek başına söz sahibi”
KKTC’de avcılık faaliyetlerinde, tek söz sahibi kuruluşun da KKTC Avcılık Federasyonu olduğunu öne süren Hasan Sarpten, “Doğru olan, doğada araştırma yapan diğer kuruluşların da avcılık konusunda söz hakkı olması gerekir” dedi.
Sarpten, “Ülkede, avcılıkla ilgili çarpık bir kurumsallaşma söz konusudur. Avcılık Federasyonu, KKTC’deki avcılık konusunda tek söz sahibi kılındı. Oysa başta Biyologlar Derneği olmak üzere doğada araştırma yapan başka kuruluşlar da vardır. Biz ve diğer birçok kuruluş, avcılığın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için av sezonlarında özellikle açılacak olan Büyük Av sezonunda kesinlikle av kuşları dışındaki diğer kuşlara ateş etmemelerini söylüyoruz. Çünkü her yıl diğer av sezonun da av hayvanı olmayan canlılar da yaralı şekilde bulunuyor, bu da üzücüdür. Gerçekte avcıların esas doğa dostu olması gerekir ama ne yazık ki avcılık camiasında çevreye, doğaya ve doğal yaşama duyarlı olmayan olanların da yer aldığını görüyoruz” diye konuştu.

Bektaş: Hassas bölgelere dikkat edilmelidir
Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Nilden Bektaş, KKTC’deki avcılık faaliyetleri konusunda Havadis’e yaptığı açıklamada, avlanırken hassas bölgelere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, “Çevre Mühendisleri Odası olarak mesleğimiz gereği avcılıkla veya av hayvanları ile herhangi bir açıklamamız bulunmamaktadır. Ancak, biyologların bu konudaki açıklamalarını esas almaktayız. Eğer ülkedeki av hayvanları, av alanları ve faaliyetler hususunda, biyologlar açıklama yapıyorsa bu benim için esastır. Av Haritası ile ilgili olarak da şunu söyleyebiliriz. KKTC’de bazı hassas bölgeler vardır ve buralarda av yapılmamalıdır. Örneğin Karpaz, özel koruma alanıdır ve burada kesinlikle av yapılmamalıdır” dedi.

“Avcılık doğal hayata zarar veriyor”
Avcılığın doğal hayata zarar verdiğini savunan Nilden Bektaş, sözlerine şöyle devam etti: “Genel bakıldığında, avcılığın doğal hayata zarar vardır. Fişeng atıkları ve bazı avcıların çevreye gelişi güzel bıraktıkları çöpler, çevreye kirlilik verebilir. Elbette ülkede avın kapatılması ve yasaklanması doğru bir davranış değildir ancak avcılık doğal hayat korunarak yapılmalıdır. Bu ülkede yaşayan birçok insan vardır. Ava açık bölgeler de ülkenin en güzel yerleridir. Bugün av sezonlarında vatandaş hafta sonları çıkıp doğada gönül rahatlığı ile gezememektedir.”

Aydeniz: Büyük Av’ın açılışını kaygıyla karşılıyoruz
Kıbrıs Erozyonla Mücadele Vakfı (KEMA) Başkanı Orhan Aydeniz, Büyük Av’ın açılışını kaygı ile karşıladıklarını belirterek KKTC’de mevcut av sisteminin doğaya zarar verir bir şekil aldığını ifade etti.
Aydeniz, Bakanlar Kurulu’nun Büyük Av’ın 27 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında yapılmasını onayladığını hatırlatarak, “Bu karara göre avcılar toplam 11 gün avlanacak. Hükümetin bu kararı için ‘hayırlı olsun’ demek isterdik. Ancak gerekli önlemler alınmadığı, yapılması gereken yasal düzenlemeler yapılmadığı için diyemiyoruz” dedi.
“Doğa tüm canlıların anasıdır” diyen Aydeniz, “Hükümetlerin av sektörünü tatlı gelir kaynağı gören anlayışı nedeniyle, avcılık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. 1974’den sonra avcı sayısının sürekli olarak artmasına karşın, Kuzey Kıbrıs’ın yüzölçümü hala 3 bin 3 yüz 35 kilometre karedir” dedi.
Ülke büyümezken üzerinde yaşayan nüfusun ve yerleşim alanlarının katlanarak büyümekte olduğunu ancak ters orantılı olarak avlak alanlarının daraldığını belirten Orhan Aydeniz, nüfusun büyümesine orantılı olarak avcı sayısının da arttığını kaydetti.
Aydeniz, “27 Ekim sabahı on binlerce silahlı insan dar alanlarda avlanmak için doğaya çıkacaktır. Sonbahar ayları zeytin hasadı zamanıdır. Doğada on binlerce avcı yanında bir o kadar da hasat yapan zeytin üreticisi olacaktır. Ne yazık ki bu yıl da avcıların da üreticilerin de can güvenliği yine Allah’a emanet olacaktır” dedi.

KEMA sürdürülebilir avcılık için önerilerini tekrarlandı
KKTC’de sürdürülebilir avcılık için önerilerini daha önce de birçok kez belirttiklerini söyleyen Orhan Aydeniz, KEMA Vakfı olarak önerilerini bir kez daha yineledi: “Avlak alan genişliği ve avcı sayısı dengesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Hangi avcının kurallara uymadığının tespiti için her avcının görülebilir sırt numarası olması sağlanmalıdır. Ekili ve dikili özel mülk sahiplerine arazilerini ava kapalı tutma hakkı tanınmalı, bu amaçla gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır. İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulmuş olan Merkezi Av Komisyonu’nun tüzüğünde düzenleme yapılarak, doğa-çevre örgütlerinin temsilcilerine de yer verilmelidir. Kuzey Kıbrıs’ta bulunan dağların 500 metreden yüksek kesimleri sürekli olarak ava kapatılıp doğal av üretimi ile yükseklerde yaşayan yırtıcı kuşlara yaşam alanı bırakılmalıdır. Hükümet uzun vadeli devlet arazisi tahsis ederek, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi KKTC’de özel av çiftlikleri kurulmasını teşvik etmelidir”

Karaderi: Camiamıza ön yargılı olmasınlar
KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Aysın Karaderi, KKTC’de sürdürülebilir bir avcılık için federasyonun çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti.
Sürdürülebilir avcılık amacı ile ada genelinde birçok bölgeyi cep bölge ilan ederek avlanmaya kapattıklarını kaydeden Aysın Karaderi, bazı çevre örgütlerine çağrıda bulunarak “Lütfen artık camiamıza olan ön yargılarınızdan vazgeçin” dedi.
Karaderi, “Avcılık Federasyonu’nun farkını bilsinler. Avcı camiası, sivil toplum örgütlerine de her kesime de saygılıyız. Karşı taraftan da aynı saygıyı bekliyoruz ve lütfen camiamıza ön yargılı olmasınlar diyoruz. Bizler ada genelinde avımızın korunması ve sürdürülebilir bir avcılık için birçok av alanını kapattık. Kendi irademiz ile bu bölgeleri cep bölgeler ilan ettik ve oralara yasak av levhaları koyduk. Şuanda da bu çalışmalar sürüyor hızla sürüyor. Büyük Av gününe kadar da devam edecek” dedi.
Aysın Karaderi, avlanmaya kapatılan cep bölgeleri şöyle sıraladı:
“Alaniçi-Yıldırım arası asfalt yolun kuzey kısmı boyunca, Yıldırım’dan asfalt yolun batı kısmı boyunca, Akova, Akova -Geçitkale anayolun güney kısmı ile Geçitkale-Alaniçi asfalt yolun doğu kısmı içinde kalan büyük bir bölüm. Erenköy ve Karpaz’da bazı bölgeler.”

“Herkesin içi rahat olsun”
Aysın Karaderi, doğanın gerçek dostlarının avcılar olduğunu savunarak, “Herkesin içi rahat olsun. Avcılara yapılan acımasız saldırılar da artık son bulsun. Çünkü, biz görülüp, gösterilmek istenildiği gibi, eli silahlı dağ adamları değil, doğanın gerçek dostlarıyız” dedi.
Tüm kesim ve birliklerle de diyalog kurmaya hazır olduklarını kaydeden KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Aysın Karaderi, camiaya saygı gösterilmesini istedi.

“Av haritası federasyon tekelinde değil”
KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Aysın Karaderi, bazı çevrelerce iddia edildiği gibi av haritasının federasyon tekelinde olmadığını da söyledi.
Av haritasının Merkezi Av Komisyonu tarafından belirlendiğini dile getiren Aysın Karaderi, Merkezi Av Komisyonu üyelerini şöyle sıraladı: “İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Yulaf, KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Aysın Karaderi, KKTC Avcılık Federasyonu üyesi Hasan İnan, KKTC Avcılık Federasyonu üyesi Veteriner Dr. Muzaffer Haloğlu, Çevre Dairesi temsilcisi Hasibe Kusetoğulları, Gıda, Tarım ve Enerji bakanlığı temsilcisi Volkan Tulga, Maliye Bakanlığı temsilcisi Mehmet Hancıoğlu.”

Adalıer: Önce öz eleştiri yapsınlar
Mağusa Avcılık ve Atıcılık Birliği Başkanı Erol Adalıer, bazı çevre örgütlerinin KKTC’deki avcılık faaliyetleri konusundaki açıklamalarına sert tepki göstererek, “Asılsız iddialarla avcılık camiasını kötülemek isteyenler önce öz eleştiri yapsınlar” dedi.
Adalıer, “İnanıyorum ki avcılar, çevreyim diyen guruplardan çok daha çevrecilidirler. Avcıları eleştiren bu kişiler, en son ne zaman ağaç diktiler, en son ne zaman deniz temizliğine katıldılar, çam kese böceği için ne zaman mücadele ettiler? Önce kendileri sorgulasınlar. Av zamanı bir hayvanın yanlışlıkla kanadı kırılır, tutup bunun haberini yaparlar. Anayollarda hemen her gün onlarca hayvan leşleri görüyoruz. Bu kişiler, bunlar için ne zaman mücadele ettiler” diye isyan etti.

“Klimalı ortamlardan çıkıp arazilerde çevreci olsunlar”
Doğanın gerçek dostlarının avcılar olduğunu ifade eden Erol Adalıer, “Biz avcılar, hayvan üretimine devam ediyoruz. Bu hayvanların ürümeleri için istişare içerisinde olduğumuz birliklerle tüm sene mücadele ediyoruz. Üretilen hayvanları da doğaya bırakıyoruz. Son zamanlarda özellikle son 2 yıldır çevreciler de kabul etikti ki, biz kaçak avcılığın da önüne geçiyoruz. Gözlemlediğimiz tüm olumsuzlukları yetkililere bildiriyoruz. 20 bin insanın içinde 3 kişi yanlışlık yapacak elbette. Bugün yollarda binlerce trafik uyarıcı nitelikte levha varken sürücüler, yanlışlıklar yapabiliyor. Gelsinler, bizimle birlikte yürüsünler ve doğayı daha çok sevsinler. Bazı çevreciler, ekranlarda doğa dostu olmayı seviyorlar. Onları da federasyonumuza ve Mağusa’ya, birliğimize, yaptığımız çalışmaları izlemeye davet ediyoruz. Lütfen klimalı ortamlardan çıkıp arazilerde çevreci olsunlar. Ben, günün 12 saati doğadayım. Her gün torbalarca denizden naylon pislik çıkarıp atıyorum. Ekibimle, deniz dibindeki hayalet ağları temizliyoruz. Lütfen avcılıları yeren çevreciler, bizimle barışsınlar. Gelsinler ne yaptığımızı görsünler” şeklinde konuştu.
Adalıer, “Büyük Av sezonun kazasız, belasız, bol av ile geçmesini temenni ediyorum. Avcılık, bizim kültürümüz, geleneğimizdir. İki, üç kişi geleneğimizin önüne geçemezler” dedi.

Aslan: Senede 3 kez mide bulandırıyorlar
Doğancı Avcılar Birliği Başkanı Cemal Aslan, avcılık camiası ile ilgili açıklama yapan bazı çevre örgütlerine sert tepki göstererek, “Senede üç kez çıkıp mide bulandırmaktan başka bir iş yapmıyorlar” dedi.
“Herkes kendi işine baksın” diyen Cemal Aslan şunları söyledi: “Yılda 12 ay var ve bu 12 ayın 9 ayı oturanlar 3 kez çıkıyor, demeç veriyor, avcıları kötülüyor. Senede 3 kez konuşan birliklerin bu ülkeye ne faydası var? Kaldı ki soruyorum, bu derneklerin görevi avcıyı denetlemek mi? Benim bildiğim bu doğayı koruyan avcıdır. Avcılık ata sporu olarak bugüne kadar geldi. Bugün KEMA Vakfı’nın bir açıklamasını dinledim. Herkes önce kendi işini yapsın. Onlar bu memlekette ne yaptılar ki bizim işlerimize karışıyorlar? O zaman biz çekilelim, buyursun bizim işimizi de gelip onlar yapsınlar. Zaten bize bir avuç yer kaldı. Her beton oldu. Dünyada var olan avcılığı bir tek bizim memlekette mi çekemediler? Senede beş on gün ava gitmeye gönül verdik. Tabi ki, önceliğimiz, üretmek, korumak sonra zevkimizi yapmak. Bu birkaç örgüt, her yıl av mevsimlerinde konuşurlar. Kendilerine düşen görevlerini yapsınlar önce biz de bir alkışlayalım onları. Söylenilenler kabullenebilir değildir. O birkaç sivil toplum örgütünün hiç iyi işlerden haberi yok, tek bildikleri her av sezonu öncesinde avcıya veryansın etmek.”

Yalçın: Yaygaraları boşuna
Alaniçi Avcılar Birliği Başkanı Sertaç Yalçın, Av Haritası’nın KKTC Avcılık Federasyonu’nun tekelinde olmadığını belirterek haritanın, Merkezi Av Komisyonu tarafından belirlendiğini belirtti.
Yalçın, “Av haritası, 9 kişiden oluşan Merkezi Av Komisyonu’nun ortak kararı ile belirlenir. Komisyon ise bazı çevrecilerin iddia ettiği gibi sadece avcılardan oluşmamaktadır. Merkezi Av Komisyonu, federasyon üyeleri, ilgili bakanlıkları temsil eden üyeler, biyologlar ve veterinerlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla çevreci geçinip de ortaya attıkları iddialar ile kafa karıştırmaya çalışanların yaygaraları boşunadır” dedi.
Avcılık camiasının yaklaşık 23 bin kişiden oluştuğunu söyleyen Yalçın, “Bugün avcılık camiası 20 bin kişiden fazla insandan oluşmaktadır ve elbette binlerce kişinin içerisin de yanlış avlananlar da vardır. Ancak, bazı kesim veya kimselerin birkaç kişinin hatasını tüm camiaya mal etmesi doğru değildir” diye konuştu.
Birlik Başkanlarının zaten her av sezonunda avcılara gerekli uyarıları yaptığını ifade eden Sertaç Yalçın, “Biz zaten mümkün mertebe hatalı avlanmayı minimuma indirmeye çalışıyoruz. Ancak binler içinden hata çıkmaması çok zor. Biz de yanlış yola giren herkesin cezasını çekmesinden yanayız” dedi.
Sertaç Yalçın, ülke genelindeki avcılara Havadis aracılığı ile bir de mesaj gönderdi.
Yalçın, avcılara yaptığı çağrıda, “Lütfen dikkatli avlanalım, camiayı kötüleyen kimseleri ya da çevreleri haklı çıkarmayalım. Tüm arkadaşlara kazasız belasız bir av sezonu diliyorum” ifadelerini kullandı.

Keser: İddiaların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur
Göçmenköy Avcılık, Atıcılık Birliği Başkanı Erhan Keser, bazı çevre örgütlerinin KKTC’deki avcılık faaliyetleri ile ilgili ortaya attıkları iddiaların hiçbir bilimsel veriye dayanmadığını öne sürdü.
Keser, “Federasyonumuzda, her konuda eğitimli elamanları vardır. Yeterli av var mı yok mu araştırılır.
Birçok bölge, kulüplerden gelen öneriler de dikkate alınarak federasyon tarafından cep bölge ilan edildi. Kaldı ki, doğadaki araştırmalarda bu yıl yeterli avın olduğu görülmektedir. Bu yıl birliğimizin yaptığı adaptasyon çalışması yüzde 20 başarılı olmuştur. Devamlı yapılan yemleme ve sulama ile bu yıl doğada 100 kekliğin 20’sini halen daha gözlemleyebiliyoruz. Laf atarak, basında tartışarak değil hep birlikte oturulup plan proje yapılarak bu sosyal aktivite yapılmalıdır. Bu ülkede avcılığın kaldırılması veya erozyona uğratılması benim için göç sebebidir. Ben eğer bugün sigara içmiyor, kumar oynamıyorsam ve vaktimi boş işlerle geçirmiyorsam avcılık sayesindedir” şeklinde konuştu.