Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İNSAN YAŞAMINDA 0-3 YAŞIN ÖNEMİ

Çocuğun gelişiminde, sağlıklı bir anne babadan aldığı genlere sahip olması, annenin hamileliğinin rahat ve huzurlu bir şekilde geçmesi ve doğumdan sonra yaşadığı çevredeki olumlu uyaranlara maruz kalması çok önemlidir.

Çocuklar büyürken bazı kritik dönemleri sağlıkla aşmalı ve önemli gelişimsel görevleri başarmalıdır. Bu dönemlerin sağlıklı olarak atlatılması, yetişkinlik yaşamının sağlıklı olarak sürdürülebilmesi için elzemdir. Örneğin bebeklik dönemindeki güvenli bağlanma ilişkilerinin kurulması, sosyal ve duygusal gelişim açısından temel öneme sahiptir. Bu bağlanma genellikle aile üyeleriyle kurulur. Olumsuz deneyimler, güven ilişkilerini zorlaştırabilir ve duygusal gelişim üzerinde etkili olabilir.

Burada bahsedilen her bir konu ile ilgili sayfalarca bilgi verilebilir ancak bu yazıda insan yaşamını etkileyen iki unsuru ele alınacaktır.

Bunlardan ilki beyin gelişimi; Doğduğunda bir bebeğin beyninde 100 milyar beyin hücresi (nöron) bulunmaktadır. Nöronlar “sinaps” adı verilen küçük boşluklarla birbirine bağlanarak beynin çeşitli fonksiyonlarını yerine getiren kümeler oluştururlar.

Bebeğin beyninde her saniyede milyonlarca oluşan yeni nöral bağlantılar, genetik özellikler yanında, bebeğin çevresi ve yaşadığı deneyimler yoluyla artar. Çocuk çevresindeki dünyayı deneyimledikçe, anne-babasıyla, diğer aile üyeleriyle ve kendisine bakan kişilerle bağ kurdukça nöronlar arasındaki bağlantılar artar. Yaşamın ilk  yıllarında nöronlar örümcek ağını andıran bağlantılar kurabilir. Elektrik devresine benzetilen bu karmaşık ağ yapısında nöronlar olgunlaştıkça, bağlanıları da artmaktadır. Doğumda, her nöronda 2500 sinaps varken, çocuk 2-3 yaşına geldiğinde her nöron için bu sayı 15,000 sinaps olmaktadır, dolayısı ile üstel olarak artmakta olan nöron ağları yeteri kadar kullanılmazsa yokolmaktadırlar. Aşağıdaki şekilde bebeğin yeni doğduğunda, 6 aylıkken ve 2 yaşındaki beyninde oluşan elektrik ağına benzer bağlanmalar görülmektedir.

Peki bu deneyimleri nasıl sağlayabiliriz ? Doğduğu andan itibaren iletişim kurarak ve onunla ilgilenerek. Bebek anlamaz diye düşünmeyiniz onunla uyanık olduğu her an karşılıklı iletişim kurunuz. Bu etkili etkileşimler daha sonra onun öğrenmesini, davranışlarını ve sağlığının temeli olan beyin mimarisini yapılandıracaktır.

İkincisi çocuğun kelime dağarcığı ile ilgili eşitsizliklerin 18. Ayda başlaması; Erken yaşantılar ve çocukların en erken yıllarda geliştiği ortamlar, daha sonraki okul ve yaşam başarısını kalıcı olarak etkiler. Çocukların eğitimsel başarısındaki sorunların temeli erken yaşlara dayanır ve müdahale edilmezse büyümeye devam eder. Çocukların kelime dağarcığındaki farklılıklar, yüksek eğitim ve gelire sahip bir ailede mi yoksa düşük eğitim ve gelire sahip bir ailede mi doğduklarına bağlı olarak  18 aylıkken ortaya çıkar. Üç yaşına geldiğinde, üniversite eğitimli ebeveynlere veya başlıca bakım verenlere sahip çocukların kelime dağarcıkları, ebeveynleri lise eğitimini tamamlamamış olanlara göre 2 ila 3 kat daha fazladır. Okula başlayan çocuklar, hayatlarının erken dönemlerinde dil açısından zengin bir çevrede bulunmamışlarsa, okula geldiklerinde, yaşdaşlarına göre daha geride  kalırlar.

Bilinçli Ebeveynler, çocuklarının dil gelişimini desteklemelerine katkıda bulunabilir, onların dil becerilerini etkileşimli konuşma, kitap okuma ve onunla oyunlar oynayarak güçlendirirler.