Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KUZEY KIBRIS YÖNETİCİLERİ EKONOMİYİ DÜZELTMEK İSTEMİYORLAR

Ağustoz ayı, Kıbrıs Cumhuriyetinde çalışanların dinlendiği bir ay olarak tasarlandı.

Bu ayda genellikle iş yerleri kapalı tutulmakta ve çalışanların dinlenmesi sağlanmaktadır.

Bu yıl da, Ağustoz ayında Güney Kıbrıs’ta çalışanlar tatile çıktılar.

Bu insanlardan önemli bir kısmı hem alışveriş yapmak, hem de doğdukları yerleri görmek için Kuzey Kıbrıs’a aktılar.

Özellikle Karpaz’daki otel ve restorantlar, fiatları nisbeten uygun olduğu için Kıbrıslı Rumlarla dolup taştı.

Lefkoşa ve Girne’de de, Mağusa’da da Rumlar en iyi alıcılar olarak ortaya çıktılar.

Gerek Rumlar gerekse Güney Kıbrıs Havaalanlarını kullanarak Kuzey’e geçmek isteyen Turistler, kapılardaki yığılmalardan  hayli rahatsızlar. Kuzey’e geçmeye çalışanlar kapılardaki yığılma nedeniyle BİRBUÇUK iki saat beklemek zorunda kalıyorlar.

Kapılardaki yığılmalardan rahatsız olan yüzlerce kişi ise geri dönmeyi tercih ediyor.

Kuzey Kıbrıs’ı yönetenler halkın para kazanmasını İSTEMİYOR. Ekonomik durumun düzelmesini istemiyor.

Ekonomik olarak devlete bağımlı insanlara istediğini yaptırmak kolaydır.Bu sistem birçok ülkede başarıyla denenmiştir.

Ne yazıktır ki, Kıbrıs’ta çözüm isteyen güçler de büyük bir pasifizim içerisinde yapılanları kabul etme çizgisindedirler.

Halkının daha iyi koşullarda yaşaması için tek yolun Güney üzerinden geçen Rumlar ve Turistler olduğunu artık herkes, görmektedir.

Buna rağmen, Kuzey Kıbrıs’ı yönetenler, geçişlerin hızlanması  ve artması için hiçbir girişimde bulunmamaktadırlar.

Hatta bazı BAKANLAR, sınır kapılarının kapanması için DUA ETMEKTEDİRLER.

Unutulmamalıdır ki, Kuzey ve Güney Kıbrıs’ı yönetenler kendi halklarına ne kadar zorluk çıkartırlarsa çıkartsınlar, Kıbrıs sorununda asla ÖZNE DEĞİLDİRLER.

Geçen Hafta Rum Dışişleri Bakanı ile ile görüşen BM Genel Sekreteri Guterres, başkanlık dönemi bitene kadar, Kıbrıs Sorununu çözeceğini söylemişti.

Guterres gibi deneyimli bir diplomatın bu kelimeleri sarf etmesi, boş sözler olarak algılanmamalıdır.

Perde arkasından, Amerika’nın öncülüğünde özel girişimler yapılmaktadır.

Son günlerde Türkiye-Yunanistan yakınlaşması yeni bir mevzilenmenin işaretidir.

Türkiye artık ekonomik olarak BATI’YA dönmek zorundadır.

Rusya’nın gittikçe güç kaybettiği ve PUTİN iktidarının tehlikede olduğunu gören Erdoğan, yeni manevralarla BATIYA yaklaşmaya çalışmaktadır.

BATIYA YAKLAŞMANIN yolu ise Kıbrıs sorunudur.

Gelecek EKİM ayından sonra, Kıbrıs sorununda umulmadık hamleler görmeye hazır olmalıyız.