Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Yaz dönemi dini bilgiler faaliyetleri!!!”

 

Ülkede her yaz döneminde “Kuran Kursları” gündem olmuştur. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığı’nın camilerde “Yaz dönemi dini bilgiler faaliyetleri” için verdiği izin yazısı basına ve sosyal medyaya sızınca “Kuran Kursları” gündemdeki yerini aldı. Bu izin geçmiş yıllarda da verildi mi yoksa bu kez basına yansıdığı için mi ilk kez olduğunu zannediyoruz, açıkçası bilemiyorum.

Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarının, Din İşleri Başkanlığı’na verdiği cevabi yazıdan anlıyoruz ki Kuran Kursu ifadesi yerine “Yaz dönemi dini bilgiler faaliyetleri” ismi kullanılmış. Cevabi yazıdan yine anlıyoruz ki hangi camilerde ve kimler tarafından verileceği de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından isim isim biliniyor.

Ancak yine aynı cevabi yazıda kursların düzenlenmesi için şöyle deniliyor: “öğrencilerin pedagojik gelişimleri dikkate alınarak, eğitim verecek olan kişilerin pedagojik formasyonlarının bu yaş gruplarına uygun olması koşulu ile”.

Benim bu ifadeden anladığım, Milli Eğitim Bakanlığı “öğrencilerin pedagojik gelişimlerinin dikkate alınıp alınmayacağı, eğitim verecek kişilerin pedagojik formasyonlarının ne olduğunu tespit etmeyi Diş İşleri Başkanlığı’na bırakmış…

Halbuki Milli Eğitim Yasamızın 68’inci maddesi “gözetim ve denetim” işini Milli Eğitim Bakanlığı’na vermektedir. Yani camilerde bu kursu verecek olan kişilerin pedagojik formasyonlarının denetimi kurs başlamadan önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenmesi gerekirdi.

Konu pedagojik formasyona gelmişken aklıma şimdilerin YDP milletvekili, Din İşleri eski Başkanı Talip Atalay’ın açıklamaları geldi. Sanırım göreve yeni atandığı aylar içerisinde Mayıs 2011’da sayın Atalay’ın din görevlileri ile ilgili açıklamasında söyle diyordu; “22 kadrolu, 231 tane de geçici din görevlisi var, bunların 77’si ilkokul mezunu ve sadece 52 tane İmam Hatip Lisesi mezunu din görevlisi bulunuyor ve bunların da yarısından çoğu KKTC vatandaşı değil”.

Atalay’ın yine Mayıs 2011’de bu kez Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nin ‘Kıbrıs Vakıfları ve Eğitime Katkıları’ konulu konferanstaki konuşmasında “Bizim kurumda(Din İşleri Başkanlığı) çalışanların birçoğu en azından imam hatip mezunu olmalı. Ancak 250 personelden sadece 60 imam hatip liseli, 130’u ilkokul mezunu” demişti. Sayın Atalay iki farklı açıklamada farklı rakamlar verse de din görevlileri arasında ilkokul mezunları bayağı fazla…

Sayın Atalay Temmuz 2021’de görevden alındı. Bu sürede din görevlilerinin sayısının 400’ü aştığını biliyoruz. Atalay’ın görevden alınırken basına yansıyan açıklamaları arasında din görevlileri arasında 4 olan İlahiyat Fakültesi mezununun 79’a çıktığını öğreniyoruz.

Bu rakamları paylaşmamın nedeni ülkedeki din görevlileri içerisinde pedagojik formasyon sahibi olanlarının azlığını göstermek içindir. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı’na sormak lazım. Bu kursları veren din görevlilerinin pedagojik formasyonları yeterli mi?

Neresinden bakarsanız bakın bu izin her açıdan sorgulamaya açık. KKTC Anayasası, Milli Eğitim Yasası, Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olmadığını iddia etmek mümkün müdür?

Bu tür izinler verilirken, yetkililer toplumun hassasiyetlerini de dikkate almak zorundadır. Aksi bir durum huzursuzluktan öteye gitmez.