Türkiye’de Merkezi Yönetim Bütçesi Haziran’da tarihi rekor kırdı. Açık tarihte ilk kez 220 milyar TL’ye dayandı.
Kısa vadeli Dış Borç 166 milyar dolar ile rekor kırdı.
Türkiye makroekonomik verilerine paralel olarak kurlar ve dolayısıyla enflasyon yükseliyor. Kurlardaki yükseliş gerek üretimi gerekse ithalata bağımlı ülkemizde ithal mallar maliyetini artırıyor. Kur artışı, dövizle tanımlanmış tüm malların maliyetlerini yükseltiyor. Bu maliyet artışları mal ve hizmet fiyatlarının artmasına ve dolayısıyla da enflasyonun yükselmesine sebebiyet veriyor. Yani kurdan ve enflasyondan dolayı maliyetler artıyor.
Enflasyon sürekli artarken eriyen maaş gelirleri ile tüketicilerin satın alma gücü azalmakta alım gücünü korumak isteyen tüketici talep yaratmakta satıcılar ise artan talep karşısında fiyatları artırmakta dolayısıyla enflasyon yükselirken satın alma gücü daha da düşmekte.
Biz tüketiciler belirsizlik ortamında kendimizi olası fiyat artışlarına karşı korumak isteriz ve hatta şöyle deriz: ‘ Bugün al yarın kar edersin ’ bu söylem işte bundan gelmektedir. Dolayısıyla biz tüketiciler talep yaratırız ve mevcut arz talepten fazla veya eşit olduğu zaman fiyatlar yükselir ve bu durumda enflasyonun süreklilik göstermesine sebebiyet verilir.
Bir anımı paylaşmak istiyorum. Yanılmıyorsam sene 1986 veya 1987 bankada çalışıyorum arabam yok ve borçlanarak Doğan marka bir araç almıştım. Enflasyon yine çok yüksek faizler had safhada arabaya ödediğim bedel 38,000.00 Türk lirası. Sonra arabayı 3 yıl kullanıp satmıştım satış fiyatı 12,000,000.00 Türk lirası yani arabayı aldık kullandık amortisman değeri var ve buna rağmen ben arabayı satarken kar yapmıştım. O zamanın devrinde hiçbir yatırım aracı bana 38,000.00 TL’ye bu süre zarfında bu kadar kazandırmıyordu.
Mal ve hizmet satan kişiler, firmalar, şirketler enflasyonun sürekli yükselmesi karşısında 100 liraya alıp 110 liraya sattığı malın yerine yenisini 100 liraya alamayacağını bilerek satış fiyatını 110 yerine 140 liraya yükseltiyor. Bu şekilde kendisini garantiye almaya çalışır. Böyle olunca da fiyatlar fazla yükseliyor ve pahalılık ortaya çıkıyor.
Bu gibi ortamlarda yani enflasyonist ortamlarda fırsatçılık da ön plana çıkar yüksek karlar yapılır çünkü fiyatlar sürekli yükselir. Enflasyon da hızlanır. Sermaye enflasyonist ortamları çok sever.
Kimse ne tüketiciyi ne ithalatçıyı ne de üreticiyi fiyat artışından dolayı suçlamasın. Fiyat artışlarının doğmasına veya doğmasının önlenmemesine sebep yönetimdir. Dolayısıyla yönetimin neden olduğu fiyat artış riskleri sonucu satıcıda tüketicide kendilerini kısmen dahi olsa korumaya çalışmaktadırlar. Ama tüketici kendini maalesef koruyamamaktadır. Temel tüketim mallarının bu kadar kısa aralıklarla bu kadar yüksek fiyatlara ulaşması denetimsizliğin bir sonucudur. Fiyatlar döviz kur artışını da enflasyon artışını da aşmış durumdadır.
































