Koruyucu faktörler ilişkiyi geliştiriyor

Ebeveynlerin zorlanması ya da ilişkiyle ilgili tatminsizlikler çok yaygın görülmesine rağmen birçok çift bu sorunlarla ilgili yardım almak değil konuşmayı bile düşünmüyor.

Ancak duyguları bastırmak, ebeveynlerin kendilerini daha yalnız hissetmelerine neden olabiliyor ve onları profesyonel destek aramaktan ya da eşleriyle iletişim kurmaktan alıkoyabiliyor.

İnsanların bu konuda konuşmaması çatışmaların nadir yaşandığı inancını yaygınlaştırıyor. Bunun da yaftalanmayı beslediği düşünülüyor.

İsviçre’deki Bern Üniversitesi’nde Psikolog ve Araştırmacı Janina Buehler, yaftalanma korkusunun ilişkilerdeki bu zorlukları aşmayı daha da zorlaştırdığını savunuyor:

“İlişkilerin her zaman çok tatmin edici olması gerektiği, düzenli seks yapmamız, her zaman mutlu olmamız gerektiği fikri doğru değil”.

Bazı çiftler, ilişkilerini kurtarmak için çok çaba harcamış olsalar bile, bu çatışmalardan kurtulamayıp çareyi boşanmakta buluyor.

Buna karşın çok sahibi olan tüm çiftler bitmeyen çatışmalar ya da ayrılığa sürüklenmiyor.

Uzmanlar, çiftler arasında “koruyucu” faktörleri beslemenin birliktelikleri geliştirmede önemli rol oynadığını söylüyor.

Buehler’in ortak yazarlığını yaptığı, ilişki tatminini zaman içinde inceleyen kapsamlı araştırmaya göre, bu koruyucu faktörler arasında net, açık iletişim; anlaşıldığını ve onaylandığını hissetmek; haftada en az bir kez birlikte vakit geçirmek ve özellikle partnerinin her yönden ideal olması gerekmediği gibi gerçekçi beklentilere sahip olmak var.

Bununla birlikte, çiftler her zaman ilişkilerine kolaylıkla öncelik veremeyebilir. Bazıları çiftlerin terapiye ya da birlikte yalnız zaman geçirmek için çocuk bakımına erişimi diğerlerininkine daha kolay.

Buna karşın Buehler, çatışan çiftlerin ilişkilerini besleyecek her ne kaynakları varsa bunu kullanmak için bir an önce harekete geçmenin önemli olduğunu söylüyor.