Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bakalım neyin seçimi olacak?

Türkiye yine sandığa gidiyor.

Sonuç değişecek mi göreceğiz ama önce sokağın nabzını özetleyelim.

‘’Yolsuzluk var ama bayağı da iş yapıyorlar be abi.’’

‘’Marmaray’a bindin mi, üçüncü köprüyü uzaktan da olsa gördün mü?’’

Siyasetin en tepedeki başarı kriteri bu.

İş yapıyorsan çalabilirsin.

‘’O kadarı da olacak artık’’  genel ahlak kriteri içerisinde yer bulmuş.

Siyasetçinin mezhebini bir kenara bırakın, milli maçta golü atanın mezhebinin merak edildiği bir ülke oldu Türkiye.

Ekonomi ve iç siyasetteki kriter bu.

Dış siyaseti sorarsanız.

O da şu.

‘’Bunlar kadar İsrail’e ve Amerika’ya kafa tutabilen olmuş mu ki abi’’.

‘’Bizi çekemedikleri için terörü başımıza bunlar sardılar.’’

Bu da dış siyasetteki kriter olmuş.

Oy verirken ‘’ayakkabı kutusundaki paralar’’ ve ‘’sıfırladın mı oğlum’’ yok.

Osmanlıya özenerek komşuların iç işlerine karışmanın, ‘’komşularla sıfır problemin’’ komşuları sıfırlamaya yöneldiğini ve bunun da Türkiye’yi terör ve iç savaş bataklığına sürüklediğini sorgulamak yok.

Bu seçmenle baş edebilir misin?

Gerçekçi olmak gerekirse tüm bunların sonucunda ekonomik bedel ödenmediği sürece zor.

‘’CHP ve MHP sayesinde AKP’nin siyasette alternatifi yok’’.

Bu da sokağın diğer yarısının nabzı.

‘’Dış mihraklar’’ ne yapsın?

Bu dış mihraklar denilen kesim de zaten Erdoğansız bir AKP istiyor.

AKP ile bir dertleri yok.

AKP’nin değil Erdoğan’ın alternatifini yaratmak istiyorlar.

Onların da işi zor.

Halkın büyük bir bölümü ekonomik bedel ödemediği sürece halkın oyuyla gelen Erdoğan’ı iktidardan indirmenin zor olduğunu onlar da gördü.

Gezi parkı ile erken doğum yapılmak istendi. Olmadı. En tepeye kadar ulaşan yolsuzlukları ifşa etmek de işe yaramadı çünkü toplumun ahlak değerlerinin değişmiş olduğunu hesap edemediler.

Şimdi güvenlik duygusu ile oynanıyor. Bu da işe yaramazsa o zaman tek alternatif ekonomik bedel ödetmenin hesabı yapılacak.

Bir elde patlamış mısır, koltuklarınıza sıkı tutunun.

Filmin bundan sonrası daha da heyecanlı olacak.

İçinde ne ararsan var.

Korku, aksiyon, drama ve komedi.

Hepsi bir arada. Rol alanlar ve izleyenler farkında değil ama İngilizce alt yazılı yabancı bir film bu.

Türkiye’deki bu tekrar seçimden ayni sonuç ortaya çıkarsa sürpriz olmaz ama ortaya korku, komedi ya da drama da çıkabilir.

Ayni tablo karşısında üçüncü kez seçime gitme kararı çıkarsa korku filmi olur.

Benzeri sonuç çıkmış olmasına rağmen daha önce kurabilecekleri koalisyonu kurabilirse de toplumda büyük bir rahatlama ve kabul görecek olsa da gerekçesini açıklamak komedi olur.

HDP’nin 10% barajının altına düşmesi ve meclis dışında kalması da drama olur. Benim en son duyduğum ankette HDP’nin oyu 11% civarındaydı.

AKP ve CHP’nin oylarını artırdığı, MHP ve HDP’nin de oylarını düşürdüğü ama tek başına iktidarın sandıktan çıkmayacağı bir seçim sonucuna doğru gidiyoruz.

Bu ‘’tekrar seçimden’’ kim en kazançlı çıkar göreceğiz ama inşallah uzlaşı kültürünün partiler ve toplum nezdinde içselleştirilmesine sebep olan bir seçim olarak hatırlanır ve anlam kazanır.

Zaman zaman askıya alınmış olsa da 60 yılı aşkın demokrasi deneyimine rağmen uzlaşı kültürünün eksikliği Türkiye’de bugün dünden çok daha fazla hissedilmektedir. Uzlaşı büyük bir toplumsal ihtiyaç haline gelmiştir.

En iyi ihtimalle az bir çoğunlukla tek başına AKP iktidarı çıksa da Türkiye’nin önündeki sorunları tek parti yaklaşımı ile çözmek artık pek mümkün değildir. Bunda diretmek de Türkiye’yi felakete ve bölünmeye götürür.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Seçim sonuçlarını ne etkileyebilir?

Türkiye’deki seçmeni etkileyebilecek ve bir öncekine göre farklı bir sonuç çıkmasına sebep olacak üç unsur vardır.

Birincisi 7 Haziran’a göre toplumun güvenlik duygusunun arka arkaya gelen çok ciddi travmalarla sarsılmış olması.

Bir önceki seçime göre her partiyi yarattığı algıya göre olumsuz ya da olumlu etkilemiş denilecek en önemli değişken budur.

Güvenlik ile ilgili yaşanan travmaya, seçmen sorumlu arayarak ‘’açılımların’’ sonucunda bunların olduğu kanaatiyle AKP’yi mi yoksa HDP’yi mi cezalandıracak?

Yoksa mağduriyet penceresinden bakıp mı oy tercihinde değişiklik yapacak?

       xxx

Seçim sonuçlarına ikinci etki edecek unsur da genelde hesaba katılmayan ‘’tutunamayan yoksulların’’ bu seçimde sandığa gitmesidir.

Bu kesim Türkiye’nin bilinen gündeminin dışındalar ve buna karşı da kayıtsızlar. Devlete ve siyasete güvenleri düşük. Ekonomik ve siyasi gidişata ne olursa olsun karşı güçlü negatifler. Oy tercihleri dağınık olsa da oy verme oranları arttığında MHP’ye yönelmeleri daha yüksek ihtimal.

Seçime katılım oranının bir öncekine göre artması da sonucu etkileyecek diğer unsurdur.

       xxx

Üçüncüsü unsur da eskiden CHP’li olup sandığa ‘’bunlardan bir cacık olmaz’’ diye gitmeyenlerin, gitseler de marjinal partilere oy verenlerin ‘’sağduyulu, dürüst birine benziyor şu Kemal’e bir omuz verelim’’ diye CHP’ye tekrar yönelmesidir.

Son 60 yılda tek başına iktidara gelememiş ve koalisyonda olduğu yıllar bir elin parmaklarından az olan CHP beni de deneyin, ben de varım ve yaparım algısını yaratma adına ilk defa ciddi bir çaba harcıyor.

Bu tekrar seçim bu algının yeşermeye başlayıp başlamadığını da gösterecek.

7 Haziran seçimleri öncesinde açıklanan parti seçim bildirgelerinde CHP’nin de AKP ile boy ölçüşecek noktaya geldiği görülmüştü.

CHP’nin özellikle ekonomi odaklı somut politika ortaya koyan yaklaşımının tekrar seçim ile hazmedilmesi için seçmene biraz daha zaman verilmiş oldu.

Daha da önemlisi AKP de CHP’nin ortaya attığı vaatlerin bir kısmına bir önceki seçimde karşı çıkmış olsa da şimdi sahiplenmiş olmasıdır. Karasız seçmen üzerinde bunun da etkisinin olma ihtimali vardır.

Örneğin emekli maaşının yetersizliğinin partiler üstü bir hassasiyeti olduğunu ve seçmende ciddi bir karşılığı olduğunu CHP yaptığı araştırma sonucunda ortaya çıkarmıştı.

Bütün partiler de emekli maaşıyla ilgili partiler üstü hassasiyete karşı kendi tabanlarında defansif bir refleksle karşılık vermek zorunda kalmıştır.

Bundan dolayı seçim sonrasında hükümet kurulursa minimum 30% emekli maaşına zam yapılacağı bu seçim sonucunun tek bilinenidir.

Emekli maaşlarındaki partiler arası açık artırma havası ile aradaki fark kapanmaya başlarsa Kuzey Kıbrıs’taki emekli maaşlarına TC hükümet yetkilileri artık pek de takılamayacaklar ve ikide birde yüzümüze vuramayacaklardır.

Bu da bu seçimlerin bize yansıyacak tarafı olacak. Hadi gözümüz aydın!