Amerika, Ukrayna krizinden sonra, Doğu –Akdeniz ve Ege’de yeni bir güç merkezi yaratmaya ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki ilişkileri yumuşatmaya çalışıyor.
Özellikle 6 Şubat depreminden sonra, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni bir yakınlaşma süreci başladı.Bu sürecin arkasında NATO’yu güçlü tutmak isteyen Amerika’dan başkası değil.
Yunanistan artık eski ÇIĞIRTKANLIK POLİTİKASI ile bir yere varamayacağını anladı.Daha doğrusu Batı ve Amerika bu çığırtkan politikayı desteklemediklerini davranışlarıyla göstererek, Yunanistan’a bu yolun çıkmaz yol olduğunu kavrattılar.
Dikkat edilirse Deprem sırasında ve depremden hemen sonra önemli sayıda Yunan üst düzey yetkilisi Türkiye’ye gelerek görüşmeler yaptılar. Türkiye de, ilişkilerin girdiği yeni yoldan memnun olduğunu sık sık açıkladı.
Türkiye’nin ABD’den istediği 20 milyar dolar değerindeki yeni F-16’lar için Biden yönetimi, Kongre’den onay istemeye hazırlanıyor. Satış gerçekleşirse, Yunanistan’a yapılacak F-35 satışıyla aynı zamanda süreç ilerlemiş olacak.
Wall Street Journal’ın Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, Biden yönetimi Türkiye’ye, F-16’ların satışının İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliklerinin onaylaması karşılığında yapılacağını söyledi.
Satışla ilgili görüşmeler bir yılı aşkın süredir devam ediyor. Satış kapsamında 40 yeni savaş uçağı verilecek ve Türkiye’nin elindeki mevcut F-16’lar için 79 güncelleme kiti verilecek.
Kitlerin verilmesi son bir haftada nerdeyse kesinleşti. Bu durum tüm bölgeyi derinden etkileyecek potansiyele sahip.
Bunun yanı sıra, ABD tarafından üretilen F-15EX savaş uçaklarının Türkiye’ye verilmesi ihtimali Yunanistan’da tartışma konusu oldu. Güvenlik ve Savunma Analiz Enstitüsü Çalışma Direktörü Zacharias Michas kaleme aldığı bir makalede, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasından sonra, ABD’nin Akdeniz ülkelerini kendine yakın tutmaya çalışacağını ifade etti.
Michas, bu kapsamda Türkiye’ye F-15’in en gelişmiş versiyonu olan F-15EX’in teklif edilebileceğini ileri sürdü.
Bu gelişmeler ve değerlendirmeler olurken en dikkat edici nokta, Amerika’nın bu yeni adımlarına karşı Yunanistan’ın hiçbir karşı çıkış açıklaması olmamasıdır.
NATO’nun Güney Doğu kanadının güçlendirilmesinin diğer anlamı, Yunanistan ve Türkiye’ye yapılan askeri ve ekonomik yardımların arttırılmasıdır.
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkiler normalleştirilmeden, NATO’nun bölgede etkili olamayacağı kesindir.
Türkiye ve Yunanistan’daki seçimlerden sonra, BÖLGEDE Amerikan politikasının daha da güçlenebilmesi için, iki devlet arasında ÇIBANBAŞI olarak duran Kıbrıs Sorununun çözümü yolunda önemli adımlar atılacağını göreceğiz.
Önümüzdeki birkaç ayda, hem Ege’de, hem de Doğu Akdeniz’de önemli adımların atılması kaçınılmazdır.
































