Gerçekten çok ilginç günler yaşıyoruz.
Akdeniz’in doğusuna yerleşik adamızda iki toplum çözüm arayışlarını hızlandırmışken, büyük kardeş ya da anavatan konumundaki iki ülkenin içinde bulunduğu durum gerçekten çok enteresan.
Yunanistan iki kez iflas ettikten sonra büyük ümitlerle Tsipras’ı göreve getirdi. Ancak o bile yola çıkarken bu kadar zorlanacağını , ondan da öte beraber yola çıktığı yoldaşlarınca eleştirileceğini tahmin etmemişti. Gelişmeleri yaşananları zaten biliyorsunuz. Gelinen noktada tüm çabalara karşın, beraber yola çıktığı bir gurup arkadaşının da kendisini terk etmesi sonucunda erken seçim kararı aldı. Seçim Yirmi Eylül’de. Sonra mı ne olacak ? Meçhul…
Türkiye seçim sonrası hükümet kurmayı başaramadı. Sonuç olarak orada da yasa gereği seçimi tekrarlamak zorunluluğu doğdu. Henüz tarih net belirlenmedi ama muhtemelen Bir Kasım günü erken seçim yapılacak. Peki sonra ne mi olacak ? Meçhul…
Diğer yandan ülkemizde Sayın Cumhurbaşkanımız “Kasım ve Aralık” aylarının önemini vurgulamış ve “çözüm için mayıs öncesini” hedef göstermiştir. Tamam Yunanistan’ın Kıbrıslı Helenler üzerine etkisi, Türkiye’nin Kıbrıslı Türklere etkisi kadar değilse bile, her iki Anavatanın da az veya çok bir etkisi olacağı aşikardır. Aşikardır aşikar olmasına ama onlar kendi dertlerinde iken bizim tarafa ne kadar olumlu etki yapacağını bilmek mümkün müdür ? Bu sorunun yanıtı da maalesef “Meçhul.”
Görüşmelerin çok iyi seyrettiği ve hızlı ilerlediği kesin. Belki de hiçbir dönemde bu kadar olumlu hava olmadı. Ancak referanduma “olumlu oy kullanmak adına” halkların hazır olduğunu söylemek aynı derecede mümkün değildir. İki toplumu yeterince bilgilendirmeden gidilecek bir referandumun sonucu ne olur diye sorarsanız, cevap maalesef yine “Meçhul” dur.
Bir “Meçhul” daha vardır ki yazmaktan korkuyorum. Türkiye’nin ve Yunanistan’ın yaşadıkları iç olayların etkisi ile ilgisinin azaldığı, Kıbrıslı iki toplumun ise ekonomik krizden bunaldığı bir ortamda yaratılacak çözümün , ortam rahatladıktan sonra tekrar tartışmaya açılmayacağı garanti değildir. Bu da açıkçası çözümün akıbetini “Meçhul” kılmaktadır
İşte bu yüzden 2004 yılında yapılan hatanın yeniden yapılmamasını diliyorum. 2004 de Kıbrıslı Elenler çözüme hazır değildi. Bunu farkına varan AKEL referandumun bir yıl ertelenmesini talep etmişti. Bu talep kabul görmedi ve Elenler “Hayır” dedi. Dolayısıyla tarihi bir fırsat kaçırıldı. İşin kötüsü Kıbrıs sorunu nerdeyse on iki yılı bulan bir derin dondurucuya konuldu. Bundan da en çok biz Kıbrıslı Türkler zarar gördük.
Açıkçası ben korkuyorum. Çok hızlı gidip gelişen “çözüm şansının” , toplumların , ikisinin ya da bir tanesinin buna yeterince hazırlanamaması nedeniyle tekrar kaybedilmesinden ürküyorum. Yine bu nedenle on-on beş yıl daha buzdolabına kaldırılmamızdan endişe ediyorum.
Açıkçası bu endişem de beni referandum için çok da aceleci olmamaya itiyor.
Varsın bu mayıs olmasın. Elbet mevsimi geldiğinde iki toplum evet diyecektir. Hızlı yol alıp meçhule yelken açmaktansa ağır ama emin adımlarla ilerlemek daha sağlıklıdır. Bu tecrübe ile edinilmiş bir deneyimdir…

.jpg)
ANLAYAMADIKLARIM
Bu hafta anlayamayan ben değil çok sevgili NEVVAR ALİŞO. "Ben yirmi senedir alagadide kalırım, Mazot boşaltmaya gelen gemi hep neden hafta sonu gelir anlayamadım" diyor. Anlayan varsa sayın Alişo'ya anlatsınmış. Bu hafta ben aracıyım
VE ŞİİR.
Bu hafta “ve şiir” köşemizde konuğumuz üstat Mehmet Yaşın.1995 yılında kaleme aldığı Gece Elbisesi isimli şiirini sizlere sunuyorum.
GECE ELBİSESİ
Bir havai fişek olursun gece
siyahta parlayan tonlarile simya
Zaman her zaman tam üstüne göre
sana biçilen gece: Kara deri
fermuar, uçuşan fular.
Kimi zaman çizmeyle sokağa çıkar
gündüzleri bankada çalışan
kurtadam: Evli, iki çocuk babası.
Her vaktin bir başka kıyafeti var
ve bağışlanmaz, saati geldiğinde
randevusuna gelmeyen kovulur yaşantıdan.
Anında yaşanabilen birşeydir hayat
ahir ömür geçeriken
geriye bir daha dönen çıkmaz.
Geceye döner gözlerin: Lacivert
ve kuyrukluyıldızlar…
Şimşek çakar,yağmur yağar, gök açar
kendinden soyunur yılan
adı çağırıldığı zaman: Elma der-
sen çıkar, gece elbisesi dersen
veya çizgili pijamalar.
































