Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Dağ başını duman almış

Sakın başlığa bakıp bir 19 Mayıs yazısı yayımladığımı düşünmeyin. Ya da siz bilirsiniz, ne isterseniz düşünün, hiç fark etmez. Neticede bu bir “gençlik” yazısıdır. Şunu da belirteyim “gençlik” terimini yazımda, kronolojik yaş kadar kafa yapısı olarak kabulleniyorum. Lütfen yazımı bu değerlendirme üzerinden okuyunuz.

Son genel seçimlerde Meclis’e yirmi üç yeni vekil gönderilmesi, birçoğumuz tarafından “değişim” olarak algılanmıştı. Ne var ki yaşanan süreçte elle tutulur bir değişim yaşanamadı. Zaman zaman kıvılcımlar verildiyse de halkın beklediği bir gelişme olmadı.
Bunun nedenine inmek gerekirse, siyasal partilerimizin (Toplumcu Demokrasi Hareketi hariç) üst düzey yöneticilerinde yenileme yapmamasıydı. Kafa yapıları kalıplaşmış, bu yapılarını değişmeyen yöneticilerle yol alınması pek mümkün değildi.
Nitekim iç revizyonunu diğer partilerden önce yapan Toplumcu Demokrasi Partisi gençleri, önce kendi partileri içinde ciddi söz sahibi oldular, sonra da kendilerine yakın gençlik örgütleri ile asgari müşterekte ittifaklar kurarak büyümeye başladılar. Bu sayede önce amiral gemisi denilen LefkoşA Belediye Başkanlığı kazanıldı, ardından ise Cumhurbaşkanlığı seçiminde zafere ulaşıldı. Toplumcu Demokrasi Partili gençler parti üst yönetiminde yerlerini alarak siyasi hayatımıza ciddi ve güvenilir bir ivme vermeyi başardılar.
Benzer hamleler Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi içinde yaşanmaya başlandı. Parti Meclisi’nin aldığı “sadece parti başkanının yenileneceği” genel kurul yapılması kararına adeta isyan edercesine yaklaşıp istifa eden gençlik örgütü bir demokrasi örneği sergilediler. Bir yerde kurultayda bütün organların yenilenmesini talep ederek hem partilerinin önünü açtılar hem de halkın beklentisini seslendirdiler. Ama Cumhuriyetçi Türk Partisi gençlerinin görevleri bu kadarla kalmamalıdır. Artık partilerinin üst yönetimlerinde söz sahibi olmaları gerekmektedir. Bunun için ise bu kurultayda gençlerin aday olması Parti Meclisi’nin önemli bir yüzdesinin sahibi olmaları gerekmektedir. Aksi halde tüm bu devinimlerin ne parti ne ülke siyasetine bir faydası olmayacaktır.

Yelpazenin solundaki partilerde gençler bayağı hareketliyken sağında durum vahim. Orda bireysel birkaç tepki dışında umut verici bir hareket yok gibi. Oysa ülke siyasetinin onlara ihtiyacı en az soldakiler kadar fazladır. Çünkü demokrasi denilen “ Zümrüt Anka Kuşunun” ancak çift kanatla uçması mümkündür. Onlarında artık bir an evvel zincirlerini kırarak partilerinde söz sahibi olacak devinimi gerçekleştirmeleri gerekiyor. Belki de kendilerine önderlik edecek birini bekliyorlar. Umarım çok beklemezler.
Kısacası gençlerden umutluyum.
Haydi gençler hareketlenin. Zira “dağ başını duman almış.”

VE ŞİİR…
Mehmet Yaşın 1975-2013 yılları arasında yazdığı şiirlerini Yapı Kredi Yayını olan “Dokuz Şiir Kitabı” adlı eserinde topladı. Bu hafta sizlere bu kitaptan ünlü şairimizin, 1994 yılında Dipkarpaz’da kaleme aldığı “Kesinti” adlı şiirini armağan ediyorum.

KESİNTİ

Tepede, sigortası birden atan ev gibi
Karanlık kalıyorsun çocuk-aşka.
Korkulur içine girmeye senin
Denizyıldız izyıldız hayaller gezinir
Çatısı uçuk gizli taş odalarında.

Çalınsa da kalbim gecenin bir yarısında
Kapalı kalıyorsun çocuk-aşka.
Görünemiyor sözlerin, kesildi elektrik
Ve içindeki aşkın enerji tükeniyor
Yana yana gizli taş odalarında

Hiçbir şey için peşine düşemey’cek kadar
Uzak kalıyorsun çocuk-aşka.
Artık onlardan olmadığına göre
Aralarında arınmak arzusu da boşuna –
Denizyıldız izyıldız gizli taş odalarında

Ne çocuk ne aşk ne ben varmış ortada

ANLAYAMADIKLARIM
Birleşik Krallığın Başbakanı David Cameron, Brüksel’in yetki fazlalığını gündeme getirip, ülkesinin Avrupa Birliği üyeliğini referanduma götüreceğini vadederek tek başına seçim kazandı. Anlayamıyorum bu işi bir türlü… Bazıları Avrupa Birliği’ne üye olmak için kırk takla atmaya hazırken, içindekinin çıkmak için çaba harcaması gerçekten tuhaf değil mi?

Karikatür