Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

1560

Yukarıya başlık olarak yazdığım rakam önemli bir olayın gerçekleştiği tarihi öneme haiz bir yılı ifade etmez. Ancak 2014 yılında Kuzey Kıbrıs denilen ülkede bir vatandaşa reva görülen asgari ücretin ifadesidir bu rakam.
Ayın sonunda alırsınız bu parayı ve eğer hiçbir borcunuz yoksa, aldığınız andan itibaren harcamaya başlarsınız. Evde iki kişisiniz. Daha yeni evlendiğiniz için mini çekirdek ailesiniz. Yaşadığınız evin doğal olarak sahibi siz değilsiniz. Bu nedenle önce kirayı ayırmanız gerek. Öyle olunca da gitti mi en hesaplısından 550 lira. Geriye kaldı 1010…
Hava soğuk. Bu kış günlerinde elektrikle ısınmak el yakıyor. Tüp gaz en makul ısınma yolu gibi görünüyor ama ne kadar idare edilse de 110 lira da tüp gaza gidiyor. Çok idareli kullandığınızı varsayarsak, elektrik 50, su 30 desek toplam 190 TL daha uçmuş demektir. Kaldı mı geriye 820 TL.
İşe arabayla gidiyorlar eve onla dönüyorlar. En basit hesapla 220 TL ayda ulaşım masrafları var. Elde kaldı 600 TL…
İki kişi ayda ne kadar et yer ki? İki kişinin mutfak masrafı en fazla ne olabilir. Eti 30 liradan, tavuğu 14 liradan, makarnayı duru suya atsan her gece de yenilmez ki! Patatestir, pirinçtir, fasulyedir, sebzedir derken biraz dişini birazda kemeri sıkarak, iki kişinin en az 450 liraya aylık gıda masrafı karşılanır.
Az mı? Aç mı kalırsın? Sen diyorsun be kardeşim? Gıda güvenliğinin olmadığı bu ülkede aç kalmak tok gezmekten daha iyidir. Gazete de mi okumuyorsun? Meyveler sebzeler etler tavuklar denetimsiz. Birçoğu ya hormonlu ya zehirli. Bu ortamda aç kalmak daha iyi değil mi?
Hem böyle gereksiz sorular sorarak aklımı karıştırma. Evet son harcamamızdan sonra geriye 150 lira kalıyor.
Neler yapılmaz ki 150 liraya? Örneğin ayda bir sinemaya gider, gittiğinizin gecesi de eşinizi mutlu etmek için bir fast-food lokantasında karnınızı doyurur ama bu 150 liranın 100 TL’sini kaybetmeyi göze alabilirsiniz. Geriye kalan 50 liranızı da sağlık harcamalarınıza kullanırsanız bütçeniz denkleşmiştir işte…
Giyim kuşam, ayakkabı mı? Sen Levent Yüksel’in şarkısını bilir misin? “Anam babam geç bunları…” diye sözlere sahip olanı. İşte demek istediğim o hikaye…
Efendim.. Anlamadım, tatil mi? Ne tatili? 1560 TL geliriniz varken tatili düşünmek ne haddinize sizin?
Hijyen temizlik vs, tabii ki Allah’a emanet.
Çocuk mu? Vallahi alemsin kardeşim. Yahu 1560 TL’yi sana ve karına ancak denkleştirdik. Ne çocuğu? Senin mamaların bezlerin kaç para olduğundan haberin yok galiba…
Kredi kartı mı? Oğlum bak git! Girme o filmlere. Yoksa mazbatayı (!) duymadın mı sen? Vallahi güneş yüzü göstermezler adama…
Bu nedenle sen karınla ayrı yat biraderim. Yoksa yanarsın.

VE ŞİİR
Bu hafta sayfamızda ünlü şairimiz Osman Türkay’ın “BEŞPARMAK MELODİLERİ” isimli şiirine yer veriyoruz. Onu “Beşparmak Melodileri” adlı şiiri ile saygı ile anıyoruz…
BEŞPARMAK MELODİLERİ
Bir yaz gününün bu eşref saatinde
Yeşil çamlar
Yalçın kayalar
Baş döndürücü uçurumlar

Kaleler
Şatolar
Saraylar
Kıvrımlı asfalt yollar
Ağaçlar
Pınarlar
Serin sular
Akıp gitmede rüyalarımdan

Şarkılarını dinliyorum cüce beşparmak!
Şarkılarını dinliyorum binlerce kilometre uzakta
Taymis’in süt mavi sisleri ortasında
Evrensel sevgi, ümit ve gerçekten
Beş bin müzik yılı sonra gelecekten
Koparıp zevkimize armağan ettiklerin:
Defne kokan, laden kokan bestelerin
Öyle renkli, öyle candan, öyle derin
Ezgilerin, sezgilerin, çizgilerin
Senin.

Bir dergi…
Bu hafta da size bir kitap değil ama ülkemizde yayımlanan bir dergiyi tanıtmak istiyorum. İsmi “ARKA BAHÇE”… Bir Khora yayımı olarak, bir grup gencin hazırlayıp sunduğu bu dergi, edebiyatı halka götürüp herkese sevdirmeyi amaçlıyor. İçeriğinde şiirler, sanatçılarla yapılan röportajlar, eleştirisel makaleler, araştırma yazıları olan dergi üç ayda bir yayımlanıyor ve dördüncü sayısı yeni yeni dağıtıma başlanmıştır. Ederi 10 TL olan bu sanat dergisi gerçektende ülke standartlarımızı aşan bir içerikle okuyucuya sunulmaktadır. Sanatseverler yanı sıra hoşça vakit geçirmek isteyenlere de öneriyorum…

Anlayamadıklarım
Polisimiz, medyada yayınlandığı adıyla “huzur operasyonu” adı altında ciddi olarak denetlemeler yaparak, trafik ve eğlence yerlerini kontrol ediyor. Denetlemesinler mi? Bunu yapsınlar tabii. Zaten benim anlayamadığım konu operasyonla ilgili değil, operasyonun ismi ile ilgili… Yani operasyonun düzenlendiği geceler huzurlu olacağız da, düzenlenmediği gecelerde huzursuz mu kalacağız? Bu kez de bunu anlamadım…

Facebook anketi
Bu hafta da sosyal paylaşım sitesine “KKTC tarihi veya sanatsal bir obje ile simgelenecek olsa (cansız olacak) neyi yada nereyi öneririsiniz?” diye bir soru koyup beş saat içinde cevap verilmesini istedim. İşte sonuçlar:
Büyük Han 8
Dikilitaş 7
Girne Kalesi 5
Bellapais Manastırı 4
St. Hilarion kalesi 4
Afrodit Heykeli 4
Salamis Harabeleri 3
Girne Yat Limanı 2
Othello Kalesi 2
İnönü Meydanı 1
Sarayönü 1
Kral kızı Mağarası (Bilelle) 1
Pygmalion Galatea 1
Soli Harabeleri 1
Lefkoşa Surları 1
Alashia 1

 

 

OBJEKTİFİMDEN- METRUK KİLİSE- AKOVA