Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

FENERBAHÇE KUZEY‘E DEĞİL GÜNEY KIBRIS’A GİDİYOR

Pratik hayat en büyük yol göstericidir.AĞZIMIZDAN ÇIKAN BÜYÜK BÜYÜK SÖZLER, pratik hayatta anlamlı değilse, bu sözlerin hiçbir değeri yoktur.

Türkiye’li yetkililerin sık sık KKTC’yi tanıtacağız sözlemleri de ne yazık artık bir anlam ifade etmiyor.

UEFA Avrupa Ligi B Grubu’nda Dinamo Kiev ve Rennes’in yanı sıra AEK Larnaca ile mücadele edecek olan Fenerbahçe, tarihinde ikinci kez bir Güney Kıbrıs  takımı ile eşleşti.

Daha önce Fenerbahçe 2012-13 sezonunda yine UEFA Avrupa Ligi’nde AEL Limassol ile aynı grupta yer almıştı. Fenerbahçe; rakibini iç sahada 2-0, deplasmanda ise 1-0 mağlup etmişti.

AEL Limassol sonrası Avrupa kupaları tarihinde ikinci kez bir Güney Kıbrıs takımı, Fenerbahçe ile karşılaşmaya hazırlanıyor.

Güney Kıbrıs takımlarıyla karşılaşacak olan Türkiye takımlarının, Kuzey Kıbrıs üzerinden Güney Kıbrıs’a geçişi mümkün değildir.

Türkiye takımlarından hiç biri Kuzey Kıbrıs’ta antreman dahi yapamaz. Tüm bunlara rağmen,Türkiyeli ve Kuzey Kıbrıslı yöneticilerin şöven  açıklamaları da devam ediyor. Bu ne perhiz, ne lahana turşusu

 

 

Türkiye’nin siyasi olarak tanımadığı Rum Kesimi ile maç yapacak olan Fenerbahçe’nin maç için uçuşunu nasıl gerçekleştireceği merak konusu oldu.

Doğrudan uçuşun olmadığı Güney Kıbrıs’a Yunanistan, Rodos üzerinden ya da Katar’ın başkenti Doha üzerinden aktarmalı uçuşlar yapılarak ulaşılabiliyor.

Hatırlanacağı gibi, 2013 yılında Trabzonspor 1974’teki askeri Harekat’dan sonra,  doğrudan uçuşun olmadığı Kıbrıs Rum Kesimi’ne direkt uçmuştu. O günlerde de bu uçuş tartışma konusu olmuştu.

Acaba Fenerbahçe de direk uçuşla Güney Kıbrıs’a gidişin yollarını bulacak mı? Bu tür uçuçların yapılması, Türklerin Kıbrıs tezini de alabildiğine zayıflatmıyor mu?

Bu tür sorular yeniden gündeme gelecektir. Ancak bu maçın sonucundan ziyade, Kuzey’in hiç dikkate alınmaması,  harkes için çok öğretici olacaktır.

Türkiye takımlarının, antreman amaçlı olsa dahi, Kuzey Kıbrıs’a gelememeleri, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs yöneticilerinin ayrılıkçı politikalarına karşı verilen bir cevaptır.

Türkiye yetkililerinin Kuzey Kıbrıs’ı tanıyor gibi yapıp, tüm Uluslar arası faaliyetlerde, Güney Kıbrıs ile muhatap olmasından alınacak önemli bir mesaj vardır.

Bu mesajdan , “arif olan anlar” DERSİ  çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır.

Türkiyeli yetkililerin ve Kuzey Kıbrıs yöneticilerin, KIRAL ÇIPLAK deme zamanı gelmiş ve çoktan geçmektedir.