Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ VE İNSAN

İnsanlık tarihi, farklı fikirlerin mücadelesinin tarihidir. Bu mücadelelerde yeni fikirler kendilerine yol açmaya çalışırken, eski fikir ve alışkanlıklar, yeni fikirlerin yolunu tıkamaya çalışırlar.

Günümüzde iletişim araçları alabildiğine gelişmişken, belli çevrelerin toplumsal eleştiri ortamından kurtulmak için, bu alanlara ceza hukukunu koymaya çalışması, en basit ifadesiyle, acizlikten başka bir şey değildir.

BİZİM DOĞRULARIMIZ, tarihte her zaman hızla çürüyüp, toplumların önünü tıkayan fikirler haline gelebilir.

Herkesin bizim doğrularımızı savunmasını istemek, farklı fikirlere ceza kırbacını göstermek veya özgür yayın olanaklarını kapatmak için, site açabilmenin koşullarını milyon TL ile yönlendirmek, kesinlikle toplumsal dinamizmden korkmak demektir.

Sadece parası olanların fikirlerini açıklama araçlarına sahip olması, toplumu sürüleştirme politikalarını savunmaktan başka bir şey değildir.

İnsanların yönetimleri ve o koltukta oturanları eleştirmesini , sövme veya küçük düşürme kavramlarıyla etkisiz hale getirmek, bu konuda yeni yasalar önermek, faşizmden başka bir şey değildir.

Herşeyi sadece kendimizin bildiğini savunmak, düşülebilecek en büyük hatadır.

İnsanlık tarihinde Sokrates’in idama mahkum edilmesi hala konuşulan ve iz bırakan tarihi bir olaydır.

AtinaSparta arasındaki Peloponez Savaşı ve sonrasında binlerce insanın öldürülmesine veya sürgününe neden olan  Otuz Tiran‘ın kovulmasının ardından MÖ 403 yılında Atina demokrasisi yeniden yapılanma sürecine girdi.

Farklı kesimlerden Atinalılar, genç nüfusunu kaybetmiş ve salgınlarla boğuşan kenti tekrar inşa edebilmek için birlikte çalışmaya başladılar. Kentin yasaları revize edildi. Böyle bir dönemde yaşam tarzı “felsefe yapmak” olarak özetlenebilecek olan Sokrates; soruları, eski hikmetleri bazen denetleyen, bazen çürüten sorgulayıcılığı ve Atina’nın önde gelenlerine yönelttiği eleştirileri ile birçok düşman kazandı. 

Oligarşinin yerine demokrasi gelmiş olmasına karşın hâlen yeniden yapılanmaya çalışan Atina demokrasisi; arkasında Otuz Tiran’ın kovulmasında etkin rol oynamış ve Atina ordusunda komutan olarak hizmet etmiş olan Anytos ile Atinalı aristokrat Lykon ve Euthyphron Sokratik diyaloğunda hakkında silik bir delikanlı olarak söz edilen Meletos adında bir genç tarafından “gençlerin ahlakını bozmak ve dinsizlik” suçlamalarıyla açılan dava sonucunda 500’ler Meclisi kararıyla 70 yaşındaki Sokrates MÖ 399’da ölüme mahkûm edildi.

Orta çağda Engizisyon, insanların  düşüncelerine kilit vurmak için her tür yola başvuruyordu. Yeni fikirleri savunan Galileo’yu da engizisyon mahkemesine vererek, düşüncelerini ret etmesini sağladılar.

Ancak, İnsanlık şu cümleyi kazandı:

Yine de dönüyor (İtalyanca: E pur si muove veya Eppur si muove) İtalyan matematikçifizikçi ve filozof Galileo Galilei‘ye atfedilen bir sözdür. Galileo’nun bu sözü 1633’te Dünya‘nın Güneş etrafında dönmesi iddiasından vazgeçmeye zorlanması üzerine söylediği iddia edilir.

 

Bugün insanları ölümle değil, büyük PARA CEZALARIYLA susturmaya çalışıyorlar. Baskıcı BASIN YASALARI önerileriyle düşünceleri susturmaya çalışıyorlar.

Bu çağda bunu başarmak mümkün değildir.