
Olgun Demirkıran, yaşamını sürdürdüğü ve ekmek parası kazandığı büfe “kaçak ve başkasının arsasında” olduğu gerekçesiyle Lefkoşa Türk Belediyesi ekipleri tarafından yıkılınca beş parasız sokakta kaldı. Gündüzleri Maliye Bakanlığı’nın hemen yanı başında sebze ve meyve satışı yapan arkadaşlarının yanında zaman geçiren Demirkıran geceleri uyumak içinse ya Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne ya da Belça Market’in arkasına sığınıyor.
“İftira kurbanıyım”
Bir süre önce “tacizde bulundu” diye kendisine iftira atıldığını o nedenle 3 ay cezaevinde kaldığını anlatan Olgun Demirkıran, bu süreç içinde büfede bulunan tüm eşyalarının çalındığını öne sürdü. Suçsuz olduğu anlaşılınca cezaevinden çıktığını ve borçlanarak her şeyi sil baştan aldığını ifade eden Demirkıran, bu kez de yeni aldığı eşyaların büfeye yıkmaya giden belediye ekipleri tarafından talan edildiğini iddia etti.
Cezaevindeyken evsiz kaldı
Olgun Demirkıran şu şekilde konuştu: “Ben cezaevinde olduğum dönemde kardeşim babamı kandırdı ve evi oğlunun üzerine yaptırdı. Böyle olunca ben cezaevinde çıkınca evsiz kaldım ve büfede yaşamaya başladım. Ancak büfede de bir yıl kalabildim. Ardından büfede yıkıldı.”
.jpg)
“Mahkeme emri yok”
Olgun Demirkıran, hem ev hem de iş yeri olarak kullandığı “Bakanlar Büfe” belediye ekipleri tarafından yıkılırken mahkeme emri olmadığını iddia etti. Büfenin Şirketler Mukayyitliği ve Sağlık Bakanlığı’ndan izinli olduğunu kaydeden Olgun Demirkıran, “Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından bana emlak vergisi ve işyeri vergisi gönderildi. Üzerinden 3 gün geçmeden yıkım kağıdı gönderildi. Bu süreçte belediye başkanından randevu istedim. Ancak asbaşkanla görüşebildim. Üzerinden 3 gün geçmeden 40 kişilik bir zabıta ekibi ve 20 kişilik bir polis ekibi gelerek dozerlerle büfeyi yıktılar. Eşyalarımı koyacak yerim yok. Bu nedenle alıp belediye ambarına götürdüler” dedi.
Örtünecek bir battaniyesi dahi kalmadı
Demirkıran, sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte büfe içinde bulunan ve belediye ekipleri tarafından alınarak LTB’nin organize sanayi bölgesindeki şubesine götürülen yorgan ve battaniyesini almak istedi. Belediye yetkilileri ile görüşen Demirkıran’a eşyalarını alması için izin verildi. Ancak Demirkıran eşyaları almak için belediyenin sanayi bölgesi şubesine gittiğinde tüm eşyalarının gelişi güzel atıldığını ve yorgan ve battaniyesinin de yağmurda ıslanarak yıprandığını fark etti.
.jpg)
Çalmadık kapı bırakmadı…
Sorunun çözülmesi için Cumhurbaşkanı’na kadar görüşmeye gittiğini anlatan Demirkıran şu şekilde konuştu: “İlk önce Lefkoşa Türk Belediyesi başkanından randevu aldım ve görüşmeye gittim. O benimle görüşmedi ve asbaşkanla görüştüm. Ardından Başbakandan randevu istedim çok yoğun olduğunu söylediler. Cumhurbaşkanı’ndan randevu istedim bir ay sonraya randevu verdiler. Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı’yı telefonda aradım. Bana olayı duymadığını söyledi ve hiç ilgilenmedi. Sadece CTP-BG milletvekili Ferdi Sabit Soyer benimle ilgilendi.”
“Kendimi belediye binasında yakacağım”
Bu yaşadıklarının kendisini canından bezdirdiğini anlatan Olgun Demirkıran, bir çözüm bulunmaması durumunda Lefkoşa Türk Belediyesi’nin damına çıkarak kendini yakacağını söyledi. Demirkıran, “Bundan da önce LTB Başkanı Mehmet Harmancı sonra da tüm siyasiler sorumlu olacak” dedi.
































