MİLLİ SERVET YURT DIŞINDA: Dönemin yöneticilerinin bilinçsizliğini fırsat bilen yabancılar Kıbrıs’tan binlerce eseri alıp götürdü. Kıbrıs tarihi, çalınan eserlerin acısını yaşıyor. 1800’lü yıllarda başlayan tarihi eser kaçakçılığı, Kıbrıs tarihini ve milli serveti de alıp götürdü
KAÇAKÇILIK HALA BİTMEDİ: Ersenal, 1800’lü yıllarda Kıbrıs’tan götürülen eserlerin kaçırılmadığını, parayla satıldığını anlattı. Bu eserlerin bir tanesinin değerinin ülkenin bütçesi kadar olduğunu belirten Ersenal ayrıca ülkede tarihi eser kaçakçılığının önüne geçmek için güçlü yasalar olmasına rağmen hala tarihi eser kaçakçılığının devam ettiğini anlattı
KOPYALARI YAPILIYOR: Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rauf Ersenal, 1800’lü yıllarda Kıbrıs’tan götürülen eserlerin tanıtılması adına bir çalışma başlattı. Ersenal’ın “protesto” olarak da değerlendirdiği bu çalışma doğrultusunda bu eserlerin kopyaları yapılacak ve sergilenecek. Çalışmanın ilk ayağı “Alashia yeniden doğuyor” adı altında Akdeniz köyünde gerçekleşti
Kıbrıs topraklarına ait binlerce tarihi eser şimdi Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika’daki müzelerde sergileniyor. Bu eserlerin 1800’lü yıllarda yasal boşluk ve dönemin yöneticilerinin bilinçsizliği nedeniyle yasal bir şekilde Kıbrıs’tan götürüldüğü biliniyor. Kıbrıs’tan yurt dışına götürülen tarihi eser sayısının ise 10 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Raif Ersenal, bu eserlerin tanıtılması ve unutulmaması adına çalışma başlattı. Bu çalışma çerçevesinde 1800’lü ve 1900’lü yıllarda Kıbrıs’tan götürülen eserlerin kopyaları yapılarak sergileniyor.
Yasal kılıf uyduruldu…
İlk Amerikan konsolosu Luigi Palma de Cesnola’nın Kıbrıs’a gelmesi ile başladığı tahmin edilen Kıbrıs’taki tarihi eserlerin yurt dışına götürülmesi daha sonra diğer ülkelerinde vatandaşlarının Kıbrıs’tan tarihi eserleri alıp kendi ülkelerine götürmeleriyle devam etti. Bu eserlerin bazılarının parasının ödendiğini söyleyen Ersenal, parası ödenerek yasal kılıf uydurulup adadan götürülen eserler dışında kaçak yoldan da adadan götürülen eserler olduğunu ifade etti.
“Eserleri geri almamız imkansız”
Yıllar önce adadan götürülen eserleri geri almanın mümkün olmadığını kaydeden Ersenal, bu nedenle bu eserlerin kopyalarını yaparak ülkede sergilenmesi için bir çalışma başlattıklarını anlattı. Ersenal ilk çalışmayı Akdeniz köyünde yaptıklarını söyleyerek şu şekilde konuştu:
“Tüm bunları dikkate alarak bir çalışma başlattık. Bu eserlerin geri alınması imkansız. İçine de bulunduğumuz siyasal koşullar bunu imkansız kılıyor. Tanınmamış bir devlet olmamız nedeniyle ve zamanında yasal kılıfı uydurulması nedeniyle karşı taraf razı olmadıkça bu eserleri geri almamız mümkün değil. Bizde alternatif yaratalım dedik ve bunların kopyalarını yaratma kararı aldık. İlk projeyi Eylül ayında Akdeniz Köyü’nde gerçekleştirdik. Akdeniz köyünde yaptığımız etkinlikte 1929 yılında İsveç Kazı ekibi tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve İsveç’e götürülen eserlerin kopyasını yaptık. İsveç kazı ekibinin yaptığı kazı çalışması sırasında ortaya çıkan bazı eserlerde Rum kemsindeki bir müzede sergileniyor.”
“Farkındalık yarattık”
Akdeniz köyünde yapılan çalışmanın amacının farkındalık yaratmak olduğunu anlatan Ersenal, Akdeniz köyündeki tarihi eserlerin götürülmesini şöyle tanımladı:
“Bunlar götürüldü ama köy boşaltıldı. Bir eve girdiğiniz zaman sadece bina değil anlamlı kılan, yaşananlar objeler bir anlam katar binaya. Akdeniz’de böyleydi. Bir bina kaldı sadece. İçi bomboştu. Biz dedik ki ruhunu kazandıralım. Öyle oldu. Bu yapılırken toplumumuzda bir farkındalık yaratmaktı.”
12 bin yıllık köklü geçmiş…
Kıbrıs’ın 12 bin yıllık köklü geçmişi olduğunu ifade eden Rauf Ersenal, Kıbrıs kimliği ile uğraşanların 12 bin yıl geriye gitmesi gerektiğini savundu. Ersenal Kıbrıs’taki tarihi eserlerin 3 kıtanın zengin kültüründen geldiğini belirterek “Kıbrıs göründüğü kadar küçük bir ülke değil” dedi.
.jpg)
“Haksızlık yapılıyor”
Ersenal 3 kıtanın zengin kültüründen gelen bir adanın kumarla anılmasının haksızlık olduğunu söyledi ve Kıbrıs’ın gerçek kimliği ile anılması gerektiğini belirtti. Bu nedenle Kıbrıs’tan götürülen tarihi eserleri tanıtmak için bir çalışma başlattıklarını kaydeden Ersenal, bu çalışmalara da ilgi olmasının sevindirici olduğunu ifade etti.
“Götürülen eserler arasında büstler de var”
Kıbrıs’tan götürülen eserler arasında büstlerinde bulunduğunu ifade eden Ersenal, bu büstlerin bazılarının kafa kısmının yurt dışında vücudunun Kıbrıs’ta bazılarının ise kafa kısmının Kıbrıs’ta vücudunun yurt dışında olduğunu anlattı. Ersenal, bu büstlerin tamamlanması için çalışmaların devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Çalışmanın devamını Lefkoşa Bedesten’de yaptık. Tüm adadan kaçırılan eserlerin kopyalarını özellikle büstler. Bazı vücutlar Kıbrıs’ta kafa İngiltere’de onarlı tamamlamaya yönelik olarak çalışmalar başlattık. Geniş bir çalışma yapıldı. Bunlar bedestende kurumaktadır. Kurudukça pişiriliyor. 10 bin üzerinden eser götürüldü. Akdeniz’de 3000 400 eser yapıldı. Bunlar devam edecek. Her devam edişte ülkeye kopyalarını kazandırmak çok anlam ifade edecek. Orijinalini kim yaptı, kopyasını kim yaptı merak edilecek. Türkiye’deki en önemli üniversiteler bile olayın içindedir. Herkesi heyecanlandıran bir olay oldu.”
“Kaçakçılık bitmedi”
Tarihi eser kaçakçılığının önüne geçilmesi için güçlü yasalar yapıldığını ifade eden Ersenal, ancak bu konuda ne kadar denetim yapıldığını bilmediğini söyledi. Ersenal, ülkede tarihi eser kaçakçılığının hala bitmediğini kaydederek şu ifadeleri kullandı:
“Yasalar yapıldı. Yasalar eski yasaları yasa dışı olarak ilan edecek kadar güçlü. Denetim var mıdır? Onu bilemiyorum. Bittiğini sanıyordum kaçakçılıkların. Ancak bitmediğini öğrendim. Akdeniz’e gittiğimde eşeleme yerlerini gördüm. Hala daha illegal kazılar adanın her tarafında yapılıyor. Çok yazık ediyor. Geçmişte götürüldü. 3 kuruş 5 kuruşa satıldı. Bir tanesi şimdi bütçe karşılığıdır. Bu günü kurtarmak adına bizden sonraki nesillerin hakkını almasınlar. Bizler bizden öncekilerin peşine düştük. Her şey bizimmiş gibi davranmayalım. Bir tarz protestodur.”
































