Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

İhmal var, işkence yok!

2 KONUDA İHLAL: Bağımsız bir komite tarafından hazırlanan 40 sayfalık raporda polis örgütünün, Mehmet Vechi’yi koruma görevini yerine getirmediği açıklandı. Raporda Vechi’nin onur kırıcı muameleye tabi kaldığı ve polisin hem KKTC Anayasası’nın 14’üncü ve 15’inci maddelerini hem de AİHS’nin 2’nci ve 3’üncü maddelerini ihlal ettiği belirtildi

İHMAL OLABİLİR: Raporda polislerin olayla ilgili ihmalinin olabileceği de kaydedildi. Raporda polislerden ifade bile alınamadığı kaydedilirken şu ifadeler kullanıldı: Büyük bir ihtimalle 3. kata çıktıktan sonra ilgili polisler, Mehmet Vechi’yi tamamıyla boşta bırakmışlar, yakından koruma ve nezaret görevlerini gevşetmişlerdir

CEZAİ KOVUŞTURMA YAPILAMAYACAK: Raporda Ceza Yasası’nda polis örgütünün veya polislerin işlediği ihlaller konusunda bu işlemlerin bir karşılığı olmadığı belirtildi. “Yasasız suç ve ceza olmaz diye bilinen (ki bu bir Anayasal kuraldır aynı zamanda) ilke ışığında bir cezai kovuşturma yapılamayacağı kanaatindeyiz” denildi

3 İDDİA ÇÜRÜTÜLDÜ: Araştırma sırasında 3 konuyu araştıran komite, Mehmet Vechi’nin polis nezaretinde iken ölmüş ve/veya öldürülmüş olması iddiası ile polis tarafından 3’üncü kattan atılmak suretiyle öldürülmesi iddiasının gerçek dışı olduğunu belirtti. Ayrıca Vechi’nin, tutuklu bulunduğu süre boyunca ise fiziki işkenceye tabi tutulmadığını kaydetti

Bertuğ TOPAL
Polis Müfettişi Mehmet Bayraktar’ın ölümüne neden olmak suçlamasıyla Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde gözaltında bulunduğu sırada hayatını kaybeden Mehmet Vechi’nin ölümünü araştıran komitenin raporu gün yüzüne çıktı.
Emekli Yargıç Çetin Veziroğlu ve Emekli Başmüfettiş Osman Bayramoğlu tarafından hazırlanan 40 sayfalık raporda polis örgütünün, Mehmet Vechi’yi koruma görevini yerine getirmediği, onur kırıcı muameleye tabi tuttuğu ifade edildi.
Komite bu nedenlerden dolayı polis örgütünün hem KKTC Anayasası’nın 14. ve 15. maddelerini hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2.ve 3. maddelerini, insan hakları bağlamında ihlal ettiği kararına vardı.

Kovuşturma yapılamayacak
Komite raporun sonuç bölümünde ise “Olgusal olarak vardığımız bulgular ışığında Ceza Yasası’nda ve/veya KKTC mevzuatında disiplin kovuşturması bir yana, polis örgütünün ve/veya Mehmet Vechi’nin korunması görevini üstlenen polislerin cezai sorumluluğu olup olmadığını özenli bir biçimde inceleyip değerlendirdik. Ne yazık ki, Ceza Yasası’nda ve/veya mevzuatımızda bu işlemlerin bir karşılığı yoktur. Yasasız suç ve ceza olmaz diye bilinen, (ki bu bir Anayasal kuraldır aynı zamanda) ilke ışığında bir cezai kovuşturma yapılamayacağı kanaatindeyiz” denildi.

“Polis yardımcı olmadı”
Çetin Veziroğlu ve Osman Bayramoğlu’nun hazırladığı komite raporunda polisin kendilerine yardımcı olmaya yanaşmadığına da yer verildi. Soruşturmada makul olmayan gecikmelere fırsat vermemek için çok yoğun bir çaba gösteriklerini belirten Veziroğlu ve Bayramoğlu, “Soruşturmamızın bir an önce tamamlanması çabamıza ne yazık ki polis örgütü ayak uydurmadığı gibi, bazı bilgi ve belgelere ulaşmamıza zorluk çıkardı ve/veya geciktirdi.

Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde kayıt tutulmadı
Mehmet Vechi’nin tutukluluğundan itibaren İskele Polis Müdürlüğü’ndeki tutuklu hareketlerinin belirlendiği ve bilgisayara kaydedildiği ifade edilen raporda Lefkoşa Polis Müdürlüğüne götürüldükten sonra, sadece giriş kaydının yapılması ve ölü olarak çıkış kaydının yapılması dışında hiçbir kaydın tutulmadığı açıklandı.
Raporda ayrıca “tutuklu hareketleri ile ilgili kayıt varsa tarafımıza verilmesini ısrarla talep etmemizi rağmen bunları polis bize bir türlü vermemiştir” denildi.

“Cezai ehliyete sahipti”
Mehmet Vechi’nin Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde tutuklu bulunduğu sürede 3 kez doktor kontrolüne götürüldüğünün Müfettiş Aslan Coşkun’un ifadesinden anlaşıldığı belirtilen raporda, bu tıbbi raporlardan birinin psikiyatrik muayenesi ile ilgili olduğu ve “bilincinin açık, yöneliminin tam, affekti ötinik, çağrışımları düzgün, psikomotor aktivitesi doğal olarak değerlendirilmiştir. Bellek kusuru tespit edilmemiştir. Alkol ve madde antoksikasyonu veya yoksunluk bulgusu tespit edilmemiştir. Muhakemesini ve gerçeği değerlendirme yetisini bozacak psikotik bulgu saptanmamıştır. Sonuç olarak Mehmet Vechi’de psikiyatrik bir hastalık tespit edilmemiş olup, cezai ehliyetinin var olduğu saptanmıştır.” İfadelerine yer verildi.

Olay dakika dakika raporda
Komitenin raporunda Vechi’nin ölüm olayı dakika dakika anlatıldı. İşte rapordan olayın dakika dakika anlatımı: “04/07/2014 tarihinde sabahleyin saat 09.00 raddelerinde Mehmet Bayraktar cinayetinin tahkikat sorumlusu olarak görevlendirilmiş bulunan müfettiş Aslan Coşkun, Müfettiş muavini Gökhan Uzun’a elde edilen emareleri kendisine göstermek üzere Mehmet Vechi’nin üçüncü katta bulunan Cürümleri Önleme Şubesi’ne getirilmesi talimatını verdi. Gökhan Uzun gerekli organizeyi yaptı. Bunun üzerine P.M. Ali Aslan, Mehmet Vechi’nin tutuklu bulunduğu odanın yanına gelerek P.M. Orkun Aytaş ile P.M. Adem Özmenek, onu alıp CÖŞ’e götürmelerini söyledi. Ali Aslan önde, Orkun Aytaş sol tarafında, Adem Özmenek sağ tarafında kollarına girmek suretiyle 3. kata çıktılar. Üçüncü kata geldiklerinde Mehmet Vechi, tuvalete gitmek istedi. 22.68 m uzunluğunda 1.72 m genişliğinde bir koridordan geçilmek suretiyle tuvalete götürüldü. Daha sonra CÖŞ’e gitmek üzere geriye dönüldüğünde, takriben CÖŞ’e 3-4 metre kala trajik olay gerçekleşti. CÖŞ’e giden koridor 3 metre genişliğindedir. Mehmet Vechi’nin düştüğü yerdeki korkuluk yada trabzanın yüksekliği 88 cm idi. Trabzan ile boşluk arası 17 cm genişliğindeydi. Mehmet Vechi’nin 3.kattan düştüğü zeminin yüksekliği 13.80, 88 cm trabzan yüksekliği de hesaba katıldığında 13.80 + 88 = 14.68 metredir. Mehmet Vechi, saat 09.20 raddelerinde düşmüştür. Çünkü, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi 112 servisine 2284511 numaralı telefondan ve 2286364 numaralı telefondan tam saat 09:21’de elim haber gelmiştir. 2283706 numaralı telefondan 09.26’da üçüncü bir arama daha yapılmıştır. Oysa o an ambulans Niyazi Beteri yönetiminde Lefkoşa Polis Müdürlüğüne ulaşmış bulunuyordu. Niyazi Beteri’nin yönetimindeki ambulans aracında Mürvet Gürbüz ve Kevser Nergis isimli hemşireler bulunuyordu ve araç hastaneden takriben 3 dakika içinde Lefkoşa Polis Müdürlüğüne ulaştı. Bu ekibin içinde bir adli tıp uzmanının olmayışı kanaatimizce büyük bir eksiklikti. Mehmet Vechi’nin sedyeye konup, ambulansa taşınması takriben 5 dakika sürdü. Ambulans 09.29’da hastaneye doğru yola koyuldu. Ambulans şoförü, polis eskortunda dönüş yolunda 09.29.33’te 112’yi arayarak hastane acil servisine durumun vehametini bildirerek hazırlık yapılmasını istemiştir. Olay yerinde Mehmet Vechi’yi kontrol eden hemşireler, hırıltılı bir sesin geldiğine tanık olduklarını söylemişlerdi. Ne yazık ki Mehmet Vechi, ambulansa konulduğu anda ölmüş bulunuyordu. (Gör: Ek 21)Hastane acil servisine Mehmet Vechi, ölü olarak götürüldü. Mehmet Vechi’nin otopsisi aynı gün yani 04/07/2014 tarihinde saat 13.25 ile 15.15 arasında adli tabip İdris Deniz tarafından gerçekleştirildi.

Komite 3 konuda ihtimal üzerinde durdu
Komite Mehmet Vechi’nin ölümü ile ilgili araştırmasında üç olasılık ile ilgili araştırma yaptı. Komitenin araştırma noktaları şunlar oldu: “Mehmet Vechi polis nezaretinde iken ölmüş ve/veya öldürülmüş, daha sonra da 3. kattan aşağıya polis tarafından atılmıştır, Mehmet Vechi, polis tarafından 3.kattan atılmak suretiyle öldürülmüştür, Mehmet Vechi, poliste tutuklu bulunduğu süre boyunca işkenceye ve/veya fiziki şiddete ve/veya kötü muameleye tabi tutulmuştur.”

Düşme öncesi öldürüldüğü iddiası gerçek dışı
İlk olarak soruşturmanın konusunu oluşturan sorulardan birincisi olan, düşme öncesi öldüğü ya da öldürüldüğü ve sonra yüksekten atıldığı iddiasını araştıran komite, mevcut deliller ve otopsi bulguları ışığında iddianın gerçekdışı olduğu kararına vardı. Komite raporda bulguları şöyle açıkladı: “Mehmet Vechi’nin 08.30’da tansiyonu ölçülmüştür. O esnada zemin katta odasındadır. Saat 09.00 raddelerinde üçüncü kata çıkarılmıştır. Yukarıya çıkma, tuvalete gitme ve geriye dönüş ve saat 09.20 raddelerinde düşme gerçekleştiği dikkate alındığında, bu süre içinde polisin Mehmet Vechi’yi öldürüp aşağı attığı makul ve mantıklı değildir. Otopside kesin ölüm nedeni belirlenirken, zehirlenme, boğma, boğulma, kalp krizi gibi potansiyel ölüm nedenleri ekarte edilmiştir. Ölüm nedeni bunlardan hiçbirisi değildir. Dolayısıyla Mehmet Vechi’nin öldükten sonra üçüncü kattan atıldığı iddiası tamamıyla dayanaksızdır.”

Kesin ölüm neden yüksekten düşme
Mehmet Vechi’nin kesin ölüm nedeni ise yüksekten düşme ile oluşan kunt kafa travması sonucu oluşan çok parçalı kafa kemikleri kırığı ve beyin kanaması olarak açıklandı.
Raporda otopsi sırasında İdris Deniz’in saptadığı ekimoz, ekimozlu sıyrık ve kanamalar göz önünde bulundurulduğunda Mehmet Vechi’nin düştüğü sırada ölü olması mümkün olmadığı ifade edildi. Raporda “bu konuda kesin bulgumuz Mehmet Vechi’nin düşerken canlı olduğudur. Dolayısıyla öldükten sonra ve/veya öldürüldükten sonra polis tarafından atıldığı doğru değildir. Kanıtlar bunu göstermektedir.

“Polisler tarafından atılmadı”
Raporda ikinci yanıtlanması gereken soru ise polisin o an Mehmet Vechiyi üçüncü kattan attığı iddiası olduğunu kaydeden komite, “ölende saptanan yüksekten düşmeye bağlı yaralanmaların tamamında aktif kanama, ekimoz gibi canlılık bulguları saptanmıştır. Bu bulgular Mehmet Vechi’nin düşmeden önce farklı bir nedenle ölmediğini gösterdiği, bu konuda herhangi bir kuşku bulunmadığını gösterdiği gibi, polis tarafından üçüncü kattan atılmadığını da göstermektedir. Çünkü Mehmet Vechi’de saptanan tüm yaralanmaların ancak yüksekten düşme gibi kunt travmalarla oluşmasının mümkün olduğu kesin olarak belirlenmiştir. Eğer, polis, Mehmet Vechi’yi üçüncü kattan atmış olsaydı, yüksekten düşme ile uyumlu yaralanmalar yanında, bir zorlama, düşmemek üzere mücadele, en hafifinden bir direnme sonucu özellikle kullandığı ilaçlar da dikkate alındığında, Mehmet Vechi’nin boyun bölgesinde, koltuk altlarında, el kol ve ön kol orta kısımlar ile el bileklerinde, diz arkası ve ayak bileklerinde, tutan veya tutmaya çalışan polislerin el parmaklarının neden olacağı, yüksekten düşme ile uyumsuz olan lezyonlar, özellikle ekimozlar oluşması gerekirdi. Otopsi bulguları arasında bu yönde herhangi bir bulgu yoktur. Sonuç itibariyle Mehmet Vechi’nin polisler tarafından yüksekten atıldığı iddiasının hiçbir mesnedi yoktur. Böylece Mehmet Vechi’nin kendisini üçüncü kattan boşluğa bırakarak ölüme gittiği anlaşılıyor” denildi.

“İşkence yok”
Mehmet Vechi’nin ölümüyle sonuçlanan yüksekten düşme öncesi bir fiziksel şiddete uğrayıp uğramadığı sorusuna yine otopsi bulguları ile cesede ait tüm fotoğrafların incelenmesi açıklık getirildiği ifade edilen raporda Mehmet Vechi’de, “tıbbi tedavi amacı ile enjeksiyon sırasında oluşmuş “yara yaşı” daha geç iğne pikür izi dışında farklı “yara yaşına” sahip ekimoz saptanmamıştır” denildi. Raporda Mehmet Vechi’nin penis ve/veya genital bölgesine gazete ile vurulması iddiasının da gerçek dışı olduğu kaydedildi. Minnesota Protokolüne uygun uluslararası standartta yapılan otopside iddia edildiği gibi Mehmet Vechi’ye fiziksel şiddet uygulandığı iddiasını doğrulayacak herhangi bir delile ulaşılamadığı da kaydedildi.

“Onur kırıcı davranışlara maruz kaldı”
Raporda Mehmet Vechi’nın onur kırıcı ve onur kırıcı kavramında içkin bulunan aşağılayıcı bir muameleye tabi tutulduğu belirtildi. Raporda “Polis, bu iddiaları karşılamak üzere ne yazılı ne de görsel bir kayıt tutmadığı gibi, bunlara tatmin edici ve ikna edici bir izahat da vermemiştir. Üstüne üstlük polis, hiçbir hak ve yetkisi olmadığı halde, Mehmet Vechi’den bir itiraf almak için, polis olan oğlu Ali Vechi’den, babasının suçunu kabul etmesini sağlamasını talep etmesi, Mehmet Vechiye yönelik psikolojik baskının bir teyidinden başka bir şey değildir. Polis örgütü, bu işlemleri ile Anayasa’nın 14.maddesi ile AİHS’nin 3.maddesini ihlal etmiştir, çiğnemiştir” denildi.

“Tanık polislerden ifade alamadık”
Komite yetkilileri, tanık polislerin ifadelerinin usulüne uygun olarak alınmadığını ifade ederek iki polisin ifadelerinin uyumlaştırıldığı izlenimi altında olduklarını söyledi. Raporda, “her iki polisten biz de ayrıca ifade almak, onları sorgulamak için çok yoğun girişimde bulunduk. Ne var ki, kesinlikle bize ifade vermekten ve kafamızda oluşan sorulara yanıt vermekten kaçındılar” denildi.

“Polis ihmali olabilir”
Raporda polislerin olayla ilgili ihmalinin olabileceği de kaydedildi. Raporun polisler ile ilgili kısmında şu ifadeler kullanıldı: “Büyük bir ihtimalle 3.kata çıktıktan sonra ilgili polisler, Mehmet Vechi’yi tamamıyla boşta bırakmışlar, yakından koruma ve nezaret görevlerini gevşetmişlerdir.”

“Polis koruyamadı”
Raporun sonuç bölümünde ise polis örgütü 3 konuda suçlu bulundu. Buna göre Polis örgütü, Mehmet Vechi’yi koruma görevini yerine getirmeyerek ve onu onur kırıcı muameleye tabi tutarak, hem KKTC Anayasası’nın 14.ve 15.maddelerini hem de AİHS’nin 2.ve 3.maddelerini, insan hakları bağlamında ihlal etti.

“Cezai kovuşturma açılamayacak”
Raporda ayrıca “her insan hakları ihlalinin iç hukukta ceza anlamında bir karşılığı olmayabilir. Olgusal olarak vardığımız bulgular ışığında Ceza Yasasında ve/veya KKTC mevzuatında disiplin kovuşturması bir yana, polis örgütünün ve/veya Mehmet Vechi’nin korunması görevini üstlenen polislerin cezai sorumluluğu olup olmadığını özenli bir biçimde inceleyip değerlendirdik. Ne yazık ki, Ceza Yasası’nda ve/veya mevzuatımızda bu işlemlerin bir karşılığı yoktur. Yasasız suç ve ceza olmaz diye bilinen, (ki bu bir Anayasal kuraldır ayni zamanda) ilke ışığında bir cezai kovuşturma yapılamayacağı kanaatindeyiz” ifadeleri kullanıldı.