Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

NE MUHTEŞEM BİR ÜLKE…

Türkiye’den okul arkadaşım gelmişti.

Kısa bir Lefkoşa turundan sonra surlar içindeki Müze Dostları Derneği  Lokantası’na gittik.
Maksat, misafirimin  Kıbrıs yemeklerinden tatmasıydı.
Gittiğimizde, dönemin Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu da oradaydı.
Bir kişi ile birlikte yemek yiyordu.
Gidip seslendik ve misafirimi tanıştırdım. “Başbakan” dedim.
İnanmadı. Şaka yaptığımı sandı.
Sonra yan masaya oturduk ve siparişimizi verdik.
Gelenler oldu. Özkan Yorgancıoğlu’na gidip “sayın başbakan” diye seslendiler.
Bizim misafir ancak o zaman yan masada oturanın başbakan olduğuna ikna oldu.
Hayretten hayrete düştü.
Bir başbakanın nasıl olur da sıradan insanlarla birlikte yemek yiyebildiğini sorgulayıp durdu.
“Bizdeki,  bizim şehre geldiğinde bütün şehir felç olur” deyip durdu.
Sonra gidip Özkan Yorgancıoğlu ile selfi çekti ve anında Facebook’ta paylaştı.
Facebook’ta yapılan yorumları okuyunca  gülme krizine girdim;
“Lan bizi kesme sen kim de Kıbrıs Başbakanı ile aynı yerde yemek yemek kim…”
Arkadaşım giderken kulağıma fısıldadı: “Bu ülkenin değerini iyi bil, bu ülkede yaşanır…”

      ***

Bir tanıdık aktardı;
Şimdiki Başbakan Ömer Kalyoncu  sağlık kontrolünden geçmek için hastaneye gitmiş.
Tek başına asansöre binmiş ve doktorların olduğu bölüme çıkmış.
Doktorların arasında Türkiye’den gelen iki tane profesör de varmış.  Tek başına gelen Başbakan ile ilgilenmemişler bile.
Sonra gelenin başbakan olduğunu öğrendiklerinde mahcup olmuşlar.
Tabii ki hayretten hayrete düşmüşler.
“Bizde olsaydı, bütün mahalle abluka altına alınır, hastalar odalarına hapsedilirdi” demişler.
Sonra da eklemişler: “Bu ülkede yaşanır…”

      ***

Rahmetli Denktaş’ın benzeri pek çok hikayesi anlatılır.
Bir akşam,  Girne’de Archway  restorantta  Serdar Denktaş ile buluşacaktık.
Serdar Denktaş yanında bir misafiri ile geldi.
Adana  Belediyesi Başkanı ile.
Çok konuşan ve dominant belediye başkanı sayesinde bol tartışmalı bir gece geçirmiştik.
Gecenin ilerleyen saatinde Serdar Denktaş müsaade isteyip kalktı.
Belediye Başkanı ve dışarıda bekleyen ekibi hemencecik fırlayıp Serdar Denktaş’ı arabasına kadar geçirdiler.
Arkasından el sallayıp uğurladılar.
Dominant Belediye Başkanı geri döndüğünde  bizden hesap sormaya kalkıştı.
“Niye koskoca Başbakan Yardımcısını uğurlamaya gitmedik” diye.
Masada bulunan yaşlı bir ağbeyimizin verdiği yanıt müthişti:
“Be ama masgara edecen bizi bu yaştan sonra, Serdar’ın arkasından el salarlık diye…”
Belediye Başkanı eminim anlamamıştı ama hepimiz hemfikirdik ki bu ülke aslında yaşanacak bir ülkedir.
Neye göre?
Türkiye ile kıyaslandığına göre.

       ***

Kundaklamalar, yolsuzluklar, cinayet düzeyinde kürtaj rezaletleri.
En karamsar olduğumuz günlerden geçiyoruz.
Fakat kalbimin bir köşesinde hala yerini koruyor.
Tıpkı Louis Armstrong’un şarkısında söylediği gibi;
“Ne muhteşem bir ülkede  yaşıyoruz…”