Ahali Zorlu Töre’yi ciddiye aldı galiba.
Elinde şuradan buradan derlediği bilgilerle (temel kaynak Eroğlu) oluşturduğu haritayla memleketin köylerini gezdi, kahvehanelerde “sizin köy veriliyor, siz da uyursunuz” nutukları attı.
O nutuklar şimdi ahaliyi endişeye sevk etti faturayı Akıncı’ya çıkarmaya başladılar.
“Duydunuz mu Akıncı gavur ile anlaşmış, bizim köyü veriyormuş” söylentileri ayyuka çıktı.
Bunun üzerine Rum tarafında Rum ahaliye evet dedirtmek için gaza getirme operasyonları çerçevesinde “Omorfo’yu da alıyoruz, Yerrolakko’yu da alıyoruz, Zodya da bize geri dönüyor” dolduruşlarına kapılan bizdeki gazeteci milletinin saflığı da eklendi.
Akıncı “daha toprağı konuşmadık, genel ilkeleri ele aldık” diye yırtınması fayda etmiyor.
Zorlu Töre’nin haritası elbette bu köşenin muhatabı olamaz.
Derviş Eroğlu müzakere yaparken toprak konusunu ele almamış harita görüşmemişti ama “Rumlar Yeniboğaziçi’ni istiyorlar, İskele’yi istiyorlar, Karpaz’ı da istiyorlar” gibisinden seçim propagandası yapmayı ihmal etmemişti.
O günlerde “işte bir Eroğlu klasiği” deyip geçmiştik.
Ahaliyi korkutarak oy kazanma taktiğinin işe yaramayacağını söylemiştik.
Nitekim öyle de oldu.
Şimdi benzer yöntemler yine devrededir.
“Yalan ve dedikodu üzerine insan korkutmaca” oyunları yeniden yürürlüğe konulmuştur.
Bu sefer arada bir nüans farkı vardır.
Annan planı döneminde derin devletin sivil görevlileri yapardı bu işleri.
Onların bir etkisi kalmadı.
Şimdilerde kumar baronları devreye sokuldu.
Her ay milyonlarca lira zarar ederek yayınladıkları gazete ve televizyonlarda kendilerince “korkutma operasyonu” yapıyorlar.
Ve hem cumhurbaşkanlığı hem de hükümet bu operasyonları sadece izliyor.
***
Toprak verilecek diye tedirgin olan ahaliye bir çift laf söylemekte fayda vardır.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın söylediği doğrudur.
Toprak konusu henüz gündeme gelmedi.
Müzakerelerin sonunda gündeme gelecek.
Ama mutlaka gelecek.
Şimdiki sınırlarla bir uzlaşmaya varılamayacağını herkes biliyor.
Hem de çok iyi biliyor.
11 yıl önce Annan Planı’na büyük çoğunlukla evet diyen yine bu ahaliydi.
Annan Planı’ndaki haritaya da öyle.
Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında “Annan Planı’ndaki haritayı yırtıp atacağım, tek çakıl taşı vermeyeceğim” dediğini ben hatırlamıyorum.
Mustafa Akıncı’ya yetki verdik ondan önce de Güzelyurt’tan Maraş’a birçok köyün verilmesine onay verdik.
Şimdi karşımıza en iyimser tahminle Annan Planı’ndaki harita çıkacak.
Veya Rum tarafı ekstra Karpaz’da bir kanton kurulmasını isteyecek.
Bu açık ve nettir.
Dolayısı ile Zorlu Töre’ye, Derviş Eroğlu’na ve şimdilerde peydahlanan kumar baronlarının tetikçilerine inanıp da tedirgin olmasından hayretlere düşüyorum.
Veya umarım öyle değildir…
































