


Nature dergisinde yayınlanan çalışma, 2000 ile 2018 yılları arasında dünya genelinde meydana gelen 913 büyük sel olayı sırasındaki günlük uydu gözlemlerini kullandı.

Bu süre zarfında 255-290 milyon kişi sel sularından doğrudan etkilendi. Çalışmanın yazarları, ayrıca bu bölgelerdeki nüfus artışının yüzde 34,1 oranında arttığını, bu rakamın toplam küresel nüfus artışının yüzde 18,6’sından daha fazla olduğunu buldu.

Bilim insanlarına göre bu durum, yüzyılın başından beri sele maruz kalan tahmini insan sayısının on katının, önümüzdeki on yılda sel tehdidi altında olacağı anlamına geliyor.

Bununla birlikte çalışmada, ABD’nin ülke genelinde meydana gelen seller nedeniyle, 2000 yılından 2019 yılına kadar 615 milyar dolarlık bir zarara uğradığı belirtildi. Ancak, ülkedeki afet fonlarının yalnızca yüzde 13’ünün sellere karşı hazırlık yapmak için ayrıldığı açıklandı. Bu nedenle uzmanlar, ülkelere sellere karşı daha fazla fon ve hazırlık çağrısı yaptı.

Diğer taraftan, araştırmacıların iklim değişikliği projeksiyonları, 2030 yılına kadar sele maruz kalan insanların oranının daha da artacağını gösteriyor.

Araştırmacılar, özellikle Kuzey Amerika, Orta Asya ve Orta Afrika’nın bir kısmı dahil olmak üzere 57 ülkenin, nüfuslarının sel felaketine maruz kalan yüzdesinde önemli artışlar yaşayacağını tahmin ediyor.

Bilim insanları, doğal afetlere karşı hazırlanmanın en iyi yolunun sellerin nerede meydana geleceği ve etkilerini kimlerin hissedeceği hakkında bilgi sahibi olmak olduğunu aktardı. Potansiyel olarak sellerin yaşanabileceği bölgelerden nüfusun uzaklaştırılması önerildi.





