Fransız karikatür dergisi Charlie Hebdo’nun uğradığı katliamdan sonra hazırladığı yeni sayısı yayımlandı.
Aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 6 dilde toplam 3 milyon adet basıldı.
Sanırım 3 milyon adet dergi de ilk günden tükendi.
Dergi, saldırıya uğramadan önce sadece Fransa’da ve Fransızca dilinde yayımlanıyordu.
Toplam tirajı da sadece 60 bin civarındaydı.
Rakamlar gösteriyor ki lanet katliam amacına ulaşamadı.
Karikatürcüleri yok ederek Charlie Hebdo’yu ortadan kaldırabileceğini zennedenler yanıldılar.
İyi ki yanıldılar.
Küçük bir Fransız dergisi artık küresel ölçeğe büyüdü.
***
İtiraf etmeliyim ki Charlie Hebdo Dergisi’ni daha önce bilmiyordum.
Saldırı ile birlikte böylesi bir derginin varlığından haberim oldu.
Dolayısı ile daha önceki yayımlarını okumamıştım.
Haberim olsaydı da teknik olarak okumam da mümkün değildi çünkü sadece Fransızca yayımlanıyordu.
Dergi Türkçe’ye çevrildi ve tümünü yani 16 sayfasını da okuma şansım oldu.
Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürler yayımladığı için saldırıya uğrayan dergi, malumdur saldırıdan sonra da kapağına Hz. Muhammed’i koydu.
Bu yayım da bayağı tepki çekti.
Müslümanlar, Hz. Muhammed’in resmedilmesini günah sayıyorlar ve ciddi bir tepki gösteriyorlar.
Dergi bunu biliyor ama yayımların “düşünce özgürlüğü” çerçevesinde değerlendirilmesini istiyor.
Dergi kapağında yayımladığı karikatürde Hz. Muhammed’i gözyaşları arasında çizip, “Ben de Charlie’yim” pankartı eline tutturuyor.
Üstünde de “tamam affedildiniz” anlamına gelecek bir ibare koyuyor.
Kendimi iyi bir karikatür okuyucusu olarak sayıyorum ve bu karikatürden anladığım şudur;
Saldırının sorumlusu Hz. Muhammed olanlardan pişmandır, üzüntüsünden ağlıyor ve “Ben de Charlie’yim” diyor. Dergi yönetimi de Hz. Muhammed’in bu tavrını özür olarak sayıyor ve “affettik” diyor.
Bu karikatürü görünce kendi kendime şöyle bir soru yönelttim;
Eğer karar verme noktasında olsaydım, Charlie Hebdo’nun bu karikatürünü yayımlar mıydım?
Yanıtım “evet” oldu.
Evet yayımlardım.
Yazı işleri toplantısı basılan ve 12 karikatüristi katledilen Charlie Hebdo’ya destek olmak için yayımlardım.
Herkesin kanuna tabi olduğunu ve kimsenin bir diğerine ceza kesme hakkı bulunmadığı gerçeğinden dolayı yayımlardım.
İfade özgürlüğünün günümüz dünyasında çok önemli olmasından dolayı yayımlardım.
Peki Charlie Hebdo’ya bu saldırı olmasaydı?
Ben yayımlamazdım.
Birincisi, sanatsal estetikten yoksun olduğu için.
Kaba saba ve slogancı yaklaşımları onaylamadığım için.
İkincisi “ben inciniyorum ve müthiş şekilde rahatsız oluyorum” diyen milyonlarca inanmış insanı rencide etmemek için.
Derginin kapağından öte geri kalan 15 sayfadaki karikatürlerin birçoğunu hiç yayımlamazdım.
Karikatür sanatıyla yakından uzaktan alakaları olmayan, cinsiyet ve seks takıntılı, bayağı oldukları için.
***
Ben yayımlamazdım ama yayımlayanlar vardır.
Eğer yayımlamışlarsa ne yapmamız gerekir?
Elbette elimize silah alıp onları öldürmememiz gerekir.
Müslümanların bu noktayı çok iyi anlaması lazım…
































