ÇAY KAHVE SUYUN YERİNİ TUTMUYOR: Birçok kişi su yerine çay, kola kahve gibi içecekleri içmeyi tercih ediyor. Ancak uzmanlar gazlı ve kafeinli içeceklerin su yerini tutmanın tam aksine vücuttaki su oranını azalttığını söylüyor
Ceren ÖZBİL
Sıvı kaybının arttığı yaz aylarında su içmek büyük önem taşıyor. Uzmanlar günde en az 2 buçuk litre su içilmesini önerirken kahve, kola, çay gibi içeceklerin su yerini tutmayıp tam aksine vücutta sıvı kaybına neden odluğunu konusunda uyarıyor.
Ayrıca yeteri kadar su içilmemesi migren, tansiyon, kabızlık gibi hastalıkların yanı sıra ileriki derecedeki su eksikliği ölüme kadar neden olabiliyor.
3 litreden fazla tüketilmemeli…
Az su içmek kadar gereğinden fazla su içmek de sağlık sorunlarına yol açabiliyor. 3 litreden fazla su içilmesi böbreklerin çalışma kapasitesini aştığı için su kanda birikerek elektrolit dengesizliğine, sodyum kaybına, halsizlik, bulantı ve hatta komaya dahi neden oluyor.
Kafeinli ve gazlı içecekler su kaybına neden oluyor…
Birçok kişi su içmeye ihtiyaç duyduğunda su yerine kola, kahve, çay gibi içecekleri tercih ederken, uzmanlar su yerine kahve, su ve çay gibi içecekler içilmesinin vücuttaki su oranını azalttığı konusunda uyarıyor. Uzmanlar bilinen tam aksine fincan kahve içildiğinde vücuttaki su kaybını önlemek için hemen ardından bir ya da iki bardak su içilmesini öneriyor.

“Yaz mevsiminde su içmek çok çok önemli”
Havadis’e konuşan diyetisyen Tünay Tuğcan suyun kan dolaşımının sağlanmasında, metabolizmanın çalışmasında, sindirim sisteminin çalıştırmasında, nefes alıp vermede, vücudumuzda oluşan toksinlerin (artıkların) uzaklaştırılmasında, eklemlerin hareketinde ve hatta vücut ısısının ayarlanmasında önemli rol oynadığını anlattı. Suyun enerjisi olmayan bir içecek olduğuna dikkati çeken Tuğcan şu şekilde konuştu:
“Su, enerji içeriği olmayan en sağlıklı içecektir. Sular florid minerali açısından zenginleştirilerek florik mineralinin sağlanmasında temel kaynağı oluşturmaktadır. Ayrıca su, insan yaşamında hayati bir önem taşımaktadır. İnsan vücudunun büyük bir oranı sudan oluşmaktadır. Yeni bir doğan bebekte vücut ağırlığının %75’i sudan oluşmakta iken çocuklarda %70, yetişkinlerde %60 ve yaşlılarda ise %50 oranındadır. Oranlardan da anlaşılacağı suyun ne kadar hayati önem taşıdığını görüyoruz. Su, kan dolaşımının sağlanmasında, metabolizmamızın çalışmasında, sindirim sistemimizi çalıştırmasında, nefes alıp vermemizde, vücudumuzda oluşan toksinlerin (artıkların) uzaklaştırılmasında, eklemlerimizin hareketinde ve hatta vücut ısımızın ayarlanmasında ve daha birçok faydasıyla hayatımızda son derece önem taşımaktadır. Özellikle yaz aylarında terle su kaybı ve mineral kaybı da olduğu için yaz mevsiminde su tüketimi daha da önemli olmaktadır.”
“En az 2 buçuk litre su içilmeli”
Bedenin gün içerisinde sürekli sıvı kaybettiğini ifade eden Tuğcan, bu nedenle günde yaklaşık 2 buçuk litre su içilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Tuğcan “Bedenimiz gün içerisinde birkaç yol ise sıvı kaybetmektedir. Biyolojik olarak; idrar, akciğerler, ter ve diğer atık maddelerden sıvı kaybına neden olmaktadır. Bu kaybedilen sıvının tekrardan yerine konulması için, günlük su tüketim miktarı kişinin vücut kompozisyonuna, cinsiyetine, mesleğine göre değişmekle birlikte genel olarak 2-2buçuk litre (8-10) bardak su tüketimini öneriyoruz. Özellikle yaz mevsiminde terle artan sıvı kaybını da göz önünde bulundurursak günde 3 litreye (12 bardak) kadar su içilmesi tavsiye edilmektedir. Fazla su tüketimi; böbreklerin belirli bir oranda çalışma kapasitesi olduğundan dolayı fazla su kanda birikerek elektrolit dengesizliğine, sodyum kaybına, halsizlik, bulantı ve hatta komaya dahi neden olabileceğinden dolayı genel olarak 3 litreden fazla su tüketimini önermiyoruz” şeklinde konuştu.
“Ölüme kadar neden olabilir”
Suyun hayatımızdaki yerinin ve öneminin büyük olmasına rağmen birçok insanın su içme alışkanlığı olmadığına işaret eden Tuğcan, az su içmenin sindirim sistemi bozukluklarına, el ve ayaklarda ödeme, halsizliğe neden olabileceğini söyledi. Tuğcan ayrıca yeteri kadar su içilmemesinin deride kuruluk, migren, tansiyon, kat ağrısı hatta ileri derecedeki su eksikliğinin ölüme kadar neden olacağını ifade etti.
“Suyun yerini hiçbir şey tutmaz”
Su yerine zaman zaman tercih edilen kahve, kola gibi içeceklerin düşünülenin tam aksine vücuttaki su oranını düşürdüğünü anlatan Tuğcan şu ifadeleri kullandı:
“Tam aksine bu tür kafeinli ve asitli içecekler vücuttan sıvı kaybına neden olmaktadır. Sıvı ile birlikte elektrolitlerin, özellikle de sodyum, potasyum ve klorun kandaki seviyelerinin azalmasıyla ciddi sağlık problemleri oluşturabilmektedir. Özellikle çayda bulunan tanenlerin ve kafeinin vücuttan su atılmasına neden olmaktadır. 1 kupa çay veya 1 su bardağı kola veya 1 fincan kahve içtiğimiz zaman vücudumuzdan 1 su bardağı su kaybına neden olacağı için hem kaybı önlemek hem de su ihtiyacını da karşılamamız için 2 bardak su içmemiz gerekmektedir.”
“Görebileceğiniz yerde su bulundurun”
Diyetisyen Tuğcan, su içme alışkanlığı olamayan kişileri sürekli görebilecekleri yerde su bulundurmalarını tavsiye etti. Tuğcan şu ifadeleri kullandı:
“Benim tavsiyem özellikle içinde bulunduğumuz mevsimin yaz mevsimi olmasından dolayı günde en az 2 buçuk litre su içilmesini tavsiye ediyorum. Suyun hayatımız için ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş bulunmaktasınız. Bu nedenle, eğer kişi su içmeyi sevmiyorsa veya alışkanlığı yoksa su içme alışkanlığı kazanmak için; sürekli görebileceğiniz yerlere “su içmelisin” notları asabilir veya sürekli olarak su şişenizi yanınızda taşıyabilirsiniz. Ayrıca suya aroma katıp tadını değiştirerek su içmeyi daha da kolay hale getirebilirsiniz. Önerim; yarım adet yeşil elmayı bıçak sırtı kalınlığında dilim dilim kesiniz. Bir sürahi dolusu suyun içerisine kesmiş olduğunuz elmaları katıp suya elma aroması katarak suyu daha güzel hale getirip bu şekilde tüketebilirsiniz. Limon sevenler için elmayla birlikte 1 ince dilim limon da katıp aromayı farklı hale getirebilirler.”
































