CTP'liler başlarına geleceği anladılar galiba.
Eğer anlamayıp da rol yapıyorlarsa vay hallerine.
Yoksa uğruna kavga ettikleri bir parti bulamayacaklar.
Tarihte iç kavgalar ve taht hırsıyla yıkılan devletler gibi yıkılıp gidecekler.
Veya yüzde onlar bandına geri dönecekler ve marjinalleşecekler.
Ama görünen o ki bu kez son şansları olduğunun farkına vardılar.
Cumartesi günü cumhurbaşkanı adayı Sibel Siber ile birlikte tam kadro Lefkoşa çarşısına çıkmaları durumu kavradıklarını gösteriyor.
Üstelik Mehmet Ali Talat ile birlikte.
CTP'de taht kavgası yapanlar bir yana Mehmet Ali Talat'ın alacağı tavır önemlidir.
Onun paralelinde Ferdi Sabit Soyer'in ve Ömer Kalyoncu'nun da.
Ama ötesinde bir tamam Sibel Siber'e destek verdiklerini gösterdiler.
Ve bunu yaparak aslında cumhurbaşkanlığı yarışının cumartesi günü başladığını da ilan etmiş oldular.
***
Cumhurbaşkanlığı yarışında niye Mehmet Ali Talat'ın olmadığı konusu geçmişte kaldı.
Olmamasının sonuçlarını CTP yaşayacak.
Görünen odur ki Talat, siyasi mesaisinin önemli bir bölümünü CTP için harcamaya karar verdi.
Kendince haklı nedenleri olabilir.
Fakat Kıbrıs Türkü için Kıbrıs sorunu açısından Talat'ın devre dışı kalması önemli bir kayıptı.
Bırakının Dışişleri Bakanı Özdil Nami'yi Kudret Özersay'la birlikte çalışmayı bile beceremeyen Eroğlu'ndan Talat'tan faydalanmasını kimse beklemiyordu.
Zaten beklenmeyen de oldu.
Kıbrıs sorunu açısından en kötü 4 yıl geçirildi.
Değil dünya ile ilişki kurmak, Türkiye ile ilişkiler bile berhava oldu.
***
Cumhurbaşkanlığı makamının iç politikada etkisi elbette vardır.
Ama sınırlı bir şekilde.
Bizim için Cumhurbaşkanlığı demek, görüşmecilik demek, Kıbrıs sorunu demektir.
Kıbrıs Türkü’nün en büyük sorunu ise Kıbrıs'ın bütünündeki hüküm süren şu anki statükodur.
Bu statükoyu barışçıl bir anlaşmayla ortadan kaldıracak yetenek ve inisiyatife sahip bir Cumhurbaşkanı’na ihtiyaç vardır.
CTP özelinde böylesi bir kadronun yaratılması acil ihtiyaçtır.
Sibel Siber, Mehmet Ali Talat, Özdil Nami, Tufan Erhürman ve benzeri isimlerin Kıbrıs sorununa yönelik yapabilecekleri olağanüstü işler vardır.
CTP yönetimi bu noktayı iyi anlamalıdır.
***
Kudret Özersay'ın aday olmasından sonra mevcudun Kıbrıs sorununda çöktüğü aşikardır.
Mustafa Akıncı ve Kudret Özersay fikirlerini açıkladılar ama henüz "yalnız" bir profil çiziyorlar.
Aynısı onlar için de geçerlidir.
Bu seçim sadece fikirlerin değil ekiplerin de yarışacağı bir seçim olacaktır…
































