Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PKK İLE TSK AYNI MEVZİDE

Cumhuriyet Halk Partisi, teslim olduğu ağır milliyetçi akıl tutulmasından bir anlığına sıyrıldı ve neredeyse hasım olduğu Kürtler ile ilgili akılcı bir öneri yaptı.
“Meclis’ten teskere çıkaralım ve sadece Kobani’nin IŞİD çetelerinden temizlenmesi için orduyu Kobani’ye gönderelim.”
Daha geçtiğimiz hafta Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sınır ötesi operasyon yapma yetkisi veren teskereye şiddetle karşı çıkan CHP’nin “Kobani ile sınırlı” bir teskere önermesi kendi açısından çelişki gibi görünse de bu tür detayların hükmünün olmadığı bir süreçten geçiliyor.
Üstelik saatlerin bile büyük önemi olan bir süreç.
Çünkü Kobani düşmek üzeredir.
IŞİD çeteleri Kobani’nin üçte birlik bölümünü ele geçirdi. Tek bağlantı noktası Müşritpınar Sınır Kapısı’na ağır bir saldırı var. Amaçları Kobani’yi dört bir taraftan da kuşatıp imha hareketini sonuçlandırmaktır.
Kobani’de direnen Kürt savaşçılar dün akşam itibarıyla “acil yardım” çağrısında bulundular.
Eğer yardım edilmezse büyük bir katliamın olabileceğini belirttiler.
Amerikan uçakları Kobani etrafındaki IŞİD hedeflerini yoğun bir şekilde bombalıyorlar.
Fakat Amerikalı askeri yetkililer sadece hava bombardımanı ile bir sonuç elde edilemeyeceğini de ısrarla vurguluyor.
Yani kara harekatı gerekir.
Bölgede kara harekatı yapabilecek tek güç, TSK’dır.
Zaten savaş TSK’nın burnunun dibinde olmaktadır.
CHP, “askerimizi gönderelim ve Kobani’yi katliamdan kurtaralım” diyor.
Neden olmasın?
Böylece tarihte ilk defa PKK ile TSK aynı mevzide ortak düşmana karşı savaşmış olacaklar.
Kürt sorununu çözüp PKK’yı dağdan indirmek amacıyla çalışan hükümet için bundan daha iyi bir fırsat olur mu?

      ***

Türkiye’nin yüz yıllık bir Kürt sorunu vardır.
Türkiye’de yaşayan Kürtlerin de 100 yıllık acıları.
Tarihin başka dönemlerinde de bu sorunu çözmek için çeşitli girişlimler oldu.
Tarihte ilk defa taraflar niyet birliği ederek çözüme bu denli yaklaştı.
Türkiye’yi yakmaya teşebbüs eden eylemlere ve 24 kişinin ölmesine rağmen Abdullah Öcalan tutuklu bulunduğu hücresinden “Sorunu çözmek için müzakereleri hızlandırın” açıklaması yaptı.
Kürtlerin yasal temsilcisi HDP de dün benzer açıklamalar yaparak yaşanan şiddet olaylarıyla ilgilerinin olmadığını söyledi.
Bunlar olumlu tavırlar.
Ama Kürtleri olanlardan ayrı kılan tavırlar değildir.
PKK’nın yan örgütlenmeleri “her yeri yakın” çağrısı yaparak sokağa çıktılar.
Ardından da korkunç provokasyon olduğu aşikar saldırılar başladı.
İnsanların içinde seyahat ettiği otobüsler, insanların içinde alışveriş yaptığı marketler, insanların barındığı öğrenci yurtları yakıldı.
Uzun süre iç savaşla boğuşan, geri kalmış Afrika ülkelerindeki gibi yağmalamalar yapıldı.
Konularla alakası olmayan binlerce Türk mağdur edildi.
Kimse bunun bir ideolojik mücadele olduğunu iddia edemez.
Üstelik Türk ordusuna “git Kobani’yi kurtar” çağrıları yapılırken.
Amerika ile de ittifak içindeyken.