Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Referandumda neye Evet? neye Hayır? diyeceğiz

Yağmur Düşer

Anayasa değişikliklerinin Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından,  sandığa gidene kadar gündemi meşgul eden en önemli konulardan birisi referandum oldu.  Birçok kesim çeşitli gerekçelerle referandumda Anayasa değişikliklerine “hayır” ya da “evet” denilmesi çağrısında bulunuldu.  Peki biz nelere “evet” yada “hayır” diyeceğiz.

 

İşte madde madde Anayasa değişikliği:

 

Madde 10

Temel Hakların Niteliği ve Korunması

(1) İnsan onuruna dokunulamaz. İnsan onuruna saygı, devlet ve toplum yaşamının temel ilkesidir.

(2) Temel hak ve özgürlükler, insan onuruna yakışır bir yaşamın vazgeçilmez unsurları olarak bir bütün oluşturur.

(3) Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir.

(4) Devlet, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, kişi huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal bütün engelleri kaldırır, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlar.

(5) Devletin yasama, yürütme ve yargı organları, kendi yetki sınırları içinde, bu Kısım kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlamakla, temel hak ve özgürlükleri sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakla yükümlüdürler.

Madde 11

Temel Hakların Özü ve Sınırlanması

(1) Anayasa’da düzenlendikleri maddede hangi sebeplerle sınırlanabilecekleri belirtilen temel hak ve özgürlükler, yalnızca ilgili maddede belirtilen sebeplerle, ancak yasayla sınırlanabilir.

Anayasa’da düzenlendikleri maddede hangi sebeplerle sınırlanabilecekleri belirtilmeyen temel hak ve özgürlükler, kamu yararı, kamu düzeni, sosyal adalet, ulusal güvenlik, genel sağlık ve kişilerin can ve mal güvenliğini sağlama amaçlarıyla, ancak yasayla sınırlanabilir.

(2) Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz; hak ve özgürlüğün özüne dokunamaz. Yasayla, temel hak ve özgürlüğün kullanılmasını etkisiz kılacak sınırlama getirilemez.

Madde 15

Hayat ve Vücut Bütünlüğü Hakkı

(1) Herkes hayat ve vücut bütünlüğü hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

Devlet, insan bedeninin ve organlarının ticari kazanç kaynağı haline getirilmesine yönelik girişimleri engellemek ve bu yöndeki fiilleri cezalandırmak için gerekli düzenleme ve uygulamaları yapar.

(2) Ölüm cezası verilemez.

(3) Yasa ile konduğu zaman ve gösterildiği şekilde, kişinin, başka türlü kaçınılması ve tamiri olanaksız aynı derecede bir zarara karşı savunulması amacıyla yaşama son verilmesi, (1). fıkra hükmüne aykırı sayılamaz.

Madde 35A

Çocuk Hakları

1. 18 yaşını doldurmamış olan her insan çocuk sayılır.

2. Çocuklar, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve çocuk haklarını düzenleyen diğer uluslararası sözleşmeler ışığında özel olarak korunurlar ve tüm insan haklarından, hiçbir ayrım gözetilmeksizin yararlandırılırlar.

3. Devlet, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, etik ve sosyal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte işte çalıştırılmasına karşı korunması için gerekli önlemleri alır.

4. Suça itilen çocuklar tarafından işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda, yasadaki düzenleme doğrultusunda, bu konuda uzman kolluk kuvvetleri, çocuk hakları ve çocuk psikolojisi alanında uzman olan kişilerden yardım alarak görev yaparlar.

5. Suça itilen çocuklar tarafından işlenen suçlarla ilgili davalara, bu konuda uzman yargıçlardan oluşan ve çocuk hakları ve çocuk psikolojisi alanında uzman olan kişilerin uzmanlıklarından yararlanan, yasayla düzenlenen çocuk mahkemelerinde bakılır. Çocuklar bu davalarda avukat yardımından yararlandırılırlar.

6. Mahkeme kararıyla hapis cezası alan suça itilen çocuklar, cezalarını, kuruluşu çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak yasayla düzenlenen, rehabilitasyon amaçlı, özel çocuk ceza infaz kurumlarında çekerler.

 

Madde 40

Çevrenin Korunması

(1) Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(2) Gerçek veya tüzel kişiler, hiçbir amaçla, insan sağlığını bozacak veya doğa varlıklarını tehlikeye düşürecek nitelikteki sıvı, gaz ve katı maddeleri çevreye akıtamaz veya dökemez.

(3) Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını ve biyolojik çeşitliliği korumak ve çevre kirlenmesini önlemek, Devletin, gerçek ve tüzel kişilerin ödevidir. Herkes, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını ve biyolojik çeşitliliği korumak ve çevre kirlenmesini önlemek amacıyla yetkili makamlara başvurma ve dava açma hakkına sahiptir.

(4) Devlet, çevre ile ilgili tüm faaliyetlerini, kirleten öder, önleyicilik ve katılımcılık ilkeleri çerçevesinde yürütür.

(5) Devlet, milli parklar oluşturulması ve milli parkların korunması amacıyla gerekli önlemleri alır.

 

Madde 70

Önerideki Madde

(1) Yurttaşlar, siyasal parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir.

(2) Siyasal partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunur.

(3) Siyasal partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasal hayatın vazgeçilmez öğeleridir.

(4) Siyasal partiler, bir seçimden doksan gün öncesine kadar kurulup tüzel kişilik kazanmadıkça o seçime katılamaz.

(5) Yargıçlar, savcılar, silahlı kuvvetler mensupları, polis mensupları, Sayıştay başkanı, üyeleri ve denetçileri, Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman), Ombudsman Dairesi müdürü ve denetçileri ve on sekiz yaşından küçük olanlar siyasal parti kuramaz ve siyasal partilere üye olamaz.

Kamu görevlilerinin siyasal partilerin hangi organlarında ve hangi koşullar altında görev yapabilecekleri yasayla düzenlenir. Yasayla kamu görevlilerine siyasal partilerin yürütme ve yönetim organlarında görev yapma hakkı ancak ödeneksiz izne ayrılma koşuluyla verilebilir.

(6) Siyasal partilere Devletçe yapılacak yardım yasa ile düzenlenir. Siyasal partilerin seçimde çıkardıkları milletvekili sayısı dolayısıyla alacakları belirlenen mali yardım, mali yardımın belirlendiği seçim dönemi sonuna kadar aynen devam eder.

 

Madde 76

Dilekçe Hakkı

(1) Herkes, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında tek başına veya topluca, yetkili makamlara yazı ile başvurma ve bunların gecikmeksizin incelenmesini ve karara bağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Dilekçe üzerine verilecek karar, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde, dilek ve şikayet sahibine yazılı olarak bildirilir. Kararın gerekçeli olması ve ilgili kişilerin başvurabileceği mercilerin ve başvuru sürelerinin kararda açık biçimde gösterilmesi zorunludur.

Böyle bir kararla ciddi ve makul ilgisi bulunan, bu karardan zarar gören veya otuz gün içerisinde kendisine bir karar bildirilmeyen her ilgili, bu Anayasa’da ve yasada belirtilen süreler içerisinde ve usuller çerçevesinde görevli mahkemeye başvurabilir.

Başsavcılığın ve Yüksek Mahkeme’nin dilekçeler üzerine verecekleri idari kararlar da bu fıkra hükümlerine tabidir.

(2) Yurttaşlar, tek başlarına veya topluca Cumhuriyet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Yurttaşların Cumhuriyet Meclisi’ne yaptıkları başvurular bu konuda görevlendirilen Komite tarafından incelenir.

Yurttaşların Cumhuriyet Meclisi’ne yazı ile başvurma hakkının kullanılma biçimi yasa ile düzenlenir.

Madde 76 A

Bilgi Edinme Hakkı

(1) Herkes, kendisiyle veya kamu ile ilgili konularda Devletin yetkili organ ve makamlarından bilgi ve belge edinme hakkına sahiptir.

(2) Devletin yetkili organ ve makamları, bilgi edinme hakkının kullanılması konusunda yapılan başvuruları, en geç otuz gün içerisinde cevaplandırmak ve talep edilen bilgi ve belgeyi yazılı olarak vermekle yükümlüdür. Talep edilen bilginin verilmemesi veya eksik verilmesi hâlinde, ilgili kişi, 152. maddede düzenlenen yollardan yararlanmak suretiyle mahkemeye başvurabilir. Talep edilen bilginin süresinde ya da hiç verilmemesi veya eksik verilmesi dolayısıyla bir zarara uğrayan kişi, zararının giderilmesi istemiyle idare aleyhine dava açabilir.

(3) Talep edilen bilginin verilmemesi ya da eksik verilmesi durumunda yargı organlarına başvurulmadan önce itiraz edilebilecek bir Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kurulur. Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’na yapılacak başvurular dava açma süresini durdurur.

(4) Bilgi edinme hakkı, ulusal güvenliği, özel hayatı, ticari sırları ve idari ve adli soruşturma ve kovuşturmanın selametini korumak amacıyla yasayla sınırlanabilir.

(5) Bilgi edinme hakkının kullanılmasına ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun oluşumuna ve çalışmasına ilişkin genel esas ve usuller yasayla düzenlenir.

Madde 81

Önerideki Madde

 

(1) Cumhuriyet Meclisi toplantıları, Meclisin kendi binasında yapılır.

(2) Cumhuriyet Meclisi, milletvekili genel seçimi sonuçlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonraki onuncu gün, saat 10.00′da kendiliğinden toplanır. Meclise, toplantıda hazır bulunan en yaşlı milletvekili başkanlık eder; en genç iki milletvekili de katiplik görevini yerine getirir. Bu toplantıda, milletvekilleri ant içerler. Bu toplantı ile yeni yasama dönemi ve birinci yasama yılı başlamış olur. Başkanlık Divanı seçimleri en geç hükümetin güvenoyu almasından sonraki onuncu gün tamamlanır.

(3) Milletvekilleri İçtüzükte belirlenecek kurallara uygun biçimde, kendilerinin, eşlerinin ve velayetleri altındaki çocuklarının mal ve para varlığına ilişkin yazılı servet beyanlarını vermedikçe ant içmelerine izin verilmez. Milletvekilleri, görev sürelerinin sonunda, İçtüzükte belirlenen zamanda, göreve başlamadan önce izledikleri yönteme uygun olarak, yeniden yazılı servet beyanı vermek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler ve yalan beyanda bulunduğu Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilenler yeniden milletvekili adayı olamazlar.

(4) Cumhuriyet Meclisi, her yıl Eylül ayının ilk iş günü kendiliğinden toplanır ve olağan olarak Haziran ayı sonuna kadar çalışır.

(5) Cumhuriyet Meclisi çalışmalarını kendi yaptığı İçtüzük kurallarına göre yürütür. İçtüzük kuralları, siyasal parti gruplarının Cumhuriyet Meclisinin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak şekilde düzenlenir. Genel Kurul, herhangi bir gruba mensup olmayan milletvekillerinin de Divan ve komitelere üye olmasına karar verebilir. Siyasal parti grupları en az beş üyeden oluşur.

(6) Cumhuriyet Meclisi, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve Anayasada başkaca bir kural yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Olumlu ve olumsuz oyların eşitliği halinde, oya sunulan husus reddedilmiş sayılır. Ancak çekimserlik, olumlu veya olumsuz oylardan fazla olanın yönünde karar verilmesini peşin olarak kabul etmek anlamına gelir.

(7) Cumhuriyet Meclisi, Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Bakanlar Kurulu veya en az on milletvekilinin istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılabilir.

(8) Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde ve Meclis internet sitesinde tam olarak yayımlanır.

(9) Cumhuriyet Meclisi, Genel Kurul kararı ile kapalı oturumlar yapabilir. Bu oturumlardaki görüşmelerin yayını, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul kararına bağlıdır.

(10) Cumhuriyet Meclisindeki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının önerisi üzerine Genel Kurulca başka bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayını serbesttir.

Madde 84

(1) Milletvekilleri, Cumhuriyet Meclisi çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, bunları dışarıda tekrarlamaktan ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.

(2) Seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Cumhuriyet Meclisi’nin kararı olmadıkça tutuklanamaz; siyasi nitelikli eylemlerinden dolayı yargılanamaz. Beş yıl veya daha çok hapis cezası gerektiren suçüstü durumu bu kuralın dışındadır; ancak yetkili kişi, durumu derhal Cumhuriyet Meclisi’ne bildirmek zorundadır.

Madde 90

Uluslararası Antlaşmaları Uygun Bulma

Önerideki Madde

(1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle veya uluslararası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması Cumhuriyet Meclisinin onaylamayı bir yasa ile uygun bulmasına bağlıdır.

(2) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar yasa hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemeye başvurulamaz.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda insan haklarını daha fazla koruyan hükümler esas alınır.

 

 

Madde 93

(1) Kesin hesap yasa tasarıları, yasada daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise ilgili oldukları mali yılın sonundan başlayarak en geç bir yıl içinde Bakanlar Kurulunca Cumhuriyet Meclisine sunulur. Sayıştay genel uygunluk bildirimini ilişkin olduğu kesin hesap yasa tasarısının verilmesinden başlayarak en geç altı ay içinde Cumhuriyet Meclisine sunar.

(2) Kesin hesap yasa tasarısı ile uygunluk bildiriminin Cumhuriyet Meclisine verilmiş olması, Sayıştay’ın ilgili yıla ait denetim yapmasına engel değildir.

 

Madde 114

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman)

(1) Şikayet üzerine veya re’sen harekete geçerek, yönetimin herhangi bir işlem, ihmal veya eyleminin hukuka veya insan haklarına uygun ve yerinde olup olmadığını denetlemek, Cumhurbaşkanı’na, Cumhuriyet Meclisi’ne ve yasada belirtilen diğer makamlara rapor sunmak ve yasada belirlenecek diğer görevleri yerine getirmek amacıyla, yasada belirtilen nitelikleri taşıyan adaylar arasından, Cumhuriyet Meclisi’nce beşinci fıkra uyarınca seçilecek bir kişi, Cumhurbaşkanı tarafından Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) olarak atanır.

(2) Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) dairesinin kuruluşu, Yüksek Yönetim Denetçisi’nin yetki ve görevleri ve Yüksek Yönetim Denetçisi olarak atanacak kişide aranan nitelikler yasayla belirlenir.

(3) Yüksek Yönetim Denetçisinin görev süresi altı yıldır. Bir kişi bir dönemden fazla Yüksek Yönetim Denetçiliği yapamaz.

(4) Cumhuriyet Meclisi’nde yapılacak oylama için partiler grup kararı alamazlar ve Meclis’te açık oylama yapılamaz.

(5) Cumhuriyet Meclisi’nde yapılacak ilk oylamada, Meclis üye tamsayısının 2/3’sinin oyunu alan aday Cumhurbaşkanı’nca Yüksek Yönetim Denetçisi olarak atanır. İlk oylamada hiçbir aday bu çoğunluğa ulaşamazsa, ikinci oylamada Meclis toplantısına katılan milletvekillerinin 2/3’sinin oyunu alan aday; hiçbir aday bu çoğunluğa ulaşamazsa, üçüncü oylamada, Meclis toplantısına katılan milletvekillerinin salt çoğunluğunun oyunu alan aday Cumhurbaşkanı tarafından Yüksek Yönetim Denetçisi olarak atanır.

(6) Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Yüksek Yönetim Denetçisi’ne emir ve talimat veremez, genelge gönderemez. Yüksek Yönetim Denetçisi’nin görevine ancak Yüksek Mahkeme yargıçlarının görevlerine  son vermeyi gerektirecek sebeplerle ve yöntemlerle, Yüksek Adliye Kurulu tarafından son verilebilir.

Yüksek Yönetim Denetçisi hakkındaki disiplin işlemleri, Yüksek Adliye Kurulu tarafından, Yüksek Mahkeme üyelerinin tabi olduğu esas ve usullere bağlı olarak yapılır.

(7) Yargısal işlemler ile dış politikayı ve ülke savunmasını ilgilendiren konular Yüksek Yönetim Denetçisinin yetki alanı dışındadır. Yönetimin bu alanlar dışındaki işlem, ihmal ve davranışları ile yönetsel yargı kararlarının uygulanmasının denetlenmesi Yüksek Yönetim Denetçisi’nin yetki alanı dışında tutulamaz.

(8) Yüksek Yönetim Denetçisi’ne idari işlem, ihmal ve eylemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvurular dava açma süresini durdurur. Dava açma süresi, Yüksek Yönetim Denetçisi’ne başvurudan itibaren altmış gün sonra, kaldığı yerden işlemeye devam eder. Yüksek Yönetim Denetçisi, dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığını başvurucuya bildirir.

(9) Yüksek Yönetim Denetçisi’nin tüm raporları Resmi Gazete’de yayınlanır, basın ve yayın yoluyla kamuya açıklanır.

Madde 119

Önerideki Madde

(1) Yerel yönetimler, belediye, köy ve mahalle halkının yerel ortak gereksinmelerini karşılamak üzere kuruluş ilkeleri yasa ile belirtilen ve yürütme ve karar organları seçimle oluşturulan kamu tüzel kişileridir.

(2) Yerel yönetimlerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(3) Yerel yönetim organlarının seçimleri 68. maddedeki ilkelere uygun olarak dört yılda bir yapılır.

(4) Yerel yönetimlerin organlarının ve bu organların üyelerinin görevleri seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi durumunda kendiliğinden sona erer.

(5) Yerel yönetim organlarının hukuka aykırı işlemleriyle yerel yönetimi yıllık bütçesinin en az onda biri tutarında zarara uğratmaları hâlinde, Sayıştayın veya Başsavcılığın başvurusu üzerine, Yüksek İdare Mahkemesi kararıyla görevlerine son verilebilir. Yüksek İdare Mahkemesi, yargılamanın sağlıklı bir biçimde yapılabilmesi için ihtiyaç duyulması hâlinde, Sayıştayın veya Başsavcılığın talebi üzerine, yerel yönetimin seçilmiş organına, en fazla üç ay süreyle görevden el çektirebilir.

Madde 122

Tüzükler, Yönetmelikler ve Diğer Düzenleyici İşlemler

(1) Bakanlar Kurulu, Anayasa’nın veya yasaların açıkça yetki verdiği durumlarda, yasalara aykırı olmamak şartıyla tüzük çıkarabilir.

(2) İdare, Anayasa’nın veya yasaların açıkça yetki verdiği durumlarda, yasalara ve tüzüklere aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilir.

(3) Tüzüklerin yasalara, yönetmeliklerin de yasalara veya tüzüklere aykırı olduğu iddiasıyla Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurulabilir. Yüksek İdare Mahkemesi, bu başvurular üzerine, tüzük veya yönetmeliklerin tamamen veya kısmen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verebilir.

(4) İdarenin çıkaracağı, bu Anayasa’da ya da yasalarda belirtilen diğer düzenleyici işlemler, Anayasa’ya, yasalara, tüzüklere ve yönetmeliklere aykırı olamaz. Bu düzenleyici işlemlerin Anayasa’ya, yasalara, tüzüklere ya da yönetmeliklere aykırılığı iddiasıyla Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurulabilir. Yüksek İdare Mahkemesi, bu başvurular üzerine, düzenleyici işlemlerin tamamen veya kısmen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verebilir.

 

Madde 131A

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK)

(1) Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların yasada belirtilen amaç ve ilkeleri doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile YÖDAK kurulur.

(2) YÖDAK başkan ve üyelerinin görev süresi dört yıldır. Bir kişi iki dönemden fazla başkanlık ve üyelik yapamaz. Bir dönem YÖDAK üyeliği yapan bir kişi en fazla iki dönem, iki dönem YÖDAK üyeliği yapan bir kişi en fazla bir dönem başkanlık yapabilir.

(3) YÖDAK başkan ve üyelerinin sayısı, nitelikleri, seçilmeleri, görev ve yetkileri, aylık ve ödenekleri, hakları ve yükümlülükleri yasayla düzenlenir.

(4) YÖDAK başkan ve üyeleri hakkındaki disiplin işlemleri, Yüksek Adliye Kurulu tarafından, Yüksek Mahkeme üyelerinin tabi olduğu esas ve usullere bağlı olarak yapılır.

(5) YÖDAK’ın kuruluşu, işleyişi, personelin nitelikleri, atanmaları, meslekte ilerlemeleri, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri, disiplin kuralları ve diğer özlük işleri yasayla düzenlenir.

(6) YÖDAK’a, üniversitelerin akademik, idari, mali ve eğitsel özerkliğini ihlal edecek yetkiler verilemez ve YÖDAK, yetkilerini bu yönde kullanamaz.

Madde 132

Sayıştay

Önerideki Madde

(1) Sayıştay, başkan, üyeler ve denetçilerden oluşan bağımsız mali denetim organıdır.

(2) Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Sayıştay Başkanına emir ve talimat veremez, görev alanıyla ilgili genelge gönderemez.

(3) Genel bütçe içinde Sayıştay’a ayrılan ödenek Sayıştayca özerk biçimde kullanılır. Sayıştay’ın hesapları Cumhuriyet Meclisi tarafından denetlenir.

(4) Sayıştay, kamu gelir, gider, kaynak ve varlıklarını Cumhuriyet Meclisi adına denetlemek, sorumluların hesap ve işlemlerini incelemek ve kamuya verilen zararların tazminine karar vermek, performans denetimi ve yasalarla verilen diğer işleri yapmakla görevlidir. Sayıştayın tazminata ilişkin kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

Yerel yönetimlerin gelir, gider, kaynak ve varlıkları ve performansları Sayıştay tarafından denetlenir. Sayıştay, yerel yönetimlerde sorumluların hesap ve işlemlerini incelemek ve yerel yönetimlere verilen zararların tazminine karar vermekle görevlidir. Sayıştay’ın tazminata ilişkin kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

(5) Sayıştay, Anayasa Mahkemesi tarafından gönderilen, siyasal partilerin kesin hesaplarını inceler ve bu konuda hazırlayacağı raporları Anayasa Mahkemesi’ne sunar. Sayıştay’ın hazırlayacağı rapor, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte Resmi Gazete’de yayımlanır.

(6) Sayıştay’ın denetim usul ve esasları yasayla düzenlenir.

(7) Sayıştay, yaptığı denetimler aracılığıyla ulaştığı sonuçları içeren raporları, Cumhuriyet Meclisi’ne, Bakanlar Kurulu’na, ilgili kurumlara ve basın ve yayın yoluyla kamuya açıklar.

(8) Sayıştay, Cumhuriyet Meclisi ve Bakanlar Kurulu tarafından mali konularda sorulan sorulara yazılı olarak yanıt verir.

(9) Sayıştay başkan ve üyeleri, yasada belirtilen niteliklere sahip adaylar arasından Cumhuriyet Meclisi’nce, gizli oyla seçilir. Sayıştay başkanı ve her Sayıştay üyesi için ayrı ayrı oylama yapılır.

Cumhuriyet Meclisi’nde yapılacak birinci oylamada Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyunu alan aday seçilmiş sayılır. Birinci oylamada hiçbir aday bu çoğunluğa ulaşamazsa, birinci oylamada en fazla oyu alan iki aday arasında yapılan seçimde en fazla oyu alan aday seçilmiş sayılır.

(10) Sayıştay başkan ve üyelerinin nitelikleri, görev ve yetkileri, aylık ve ödenekleri, hakları ve yükümlülükleri yasayla düzenlenir.

(11) Sayıştay başkan ve üyelerinin görevlerine ancak Yüksek Mahkeme yargıçlarının görevlerine son vermeyi gerektirecek sebeplerle ve yöntemlerle, Yüksek Adliye Kurulu tarafından son verilebilir.

(12) Sayıştay başkan ve üyeleri hakkındaki disiplin işlemleri, Yüksek Adliye Kurulu tarafından, Yüksek Mahkeme üyelerinin tabi olduğu esas ve usullere bağlı olarak yapılır.

(13) Sayıştay denetçilerinin atanmaları, meslekte ilerlemeleri ve disiplin işlemleri Sayıştay Yüksek Kurulu tarafından yapılır. Sayıştay Yüksek Kurulu, Sayıştay Başkanı, denetçilerin Sayıştay üyeleri arasından ve Sayıştay uzman denetçileri arasından seçecekleri birer üye ve Cumhuriyet Meclisi’nin, iktidar partisinin veya iktidarda bir koalisyon hükümeti bulunması durumunda koalisyon hükümetinin büyük ortağının ve ana muhalefet partisinin gösterecekleri, yasada belirlenen nitelikleri taşıyan ikişer aday arasından ayrı ayrı seçeceği birer üyeden oluşur.

Sayıştay Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

(14) Sayıştay’ın kuruluşu, işleyişi, denetçilerin nitelikleri, atanmaları, meslekte ilerlemeleri, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri, disiplin kuralları ve diğer özlük işleri yasayla düzenlenir.

 

Madde 143

Yüksek Mahkemenin Oluşumu ve Görev Bölümü

Önerideki Madde

(1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi bir Başkan ve en az yedi yargıçtan oluşur. Başkanın yokluğunda en kıdemli yargıç ona vekillik eder.

(2) Yüksek Mahkeme; Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan, Yargıtay ve Yüksek İdare Mahkemesi görevlerini yapar.

(3) Yüksek Mahkeme, Başkan ve dört yargıç ile toplanarak Anayasa Mahkemesi görevini yapar. Yüksek Mahkemenin en son atanan iki yargıcı yedek yargıç olarak görev yapar.  Başkanın oturumda bulunmadığı hallerde, en kıdemli yargıç başkanlık eder.

(4) Yüksek Mahkeme, Başkan ve iki yargıç ile veya sadece üç yargıç ile toplanarak Yargıtay veya Yüksek İdare Mahkemesi olarak görev yapar. Bu görev çerçevesinde verilen kararlar kesindir. Başkanın bulunmadığı hallerde en kıdemli yargıç Başkanlık eder.

(5) Yargıtay veya Yüksek İdare Mahkemesinde görev yapacak olan Yüksek Mahkeme yargıçları, her adli yılın başlangıcından önce o adli yıl için Yüksek Mahkeme tarafından belirlenir ve bir adli yıl için o yargıç, Yargıtay veya Yüksek İdare Mahkemesinde görev yapar. Yüksek İdare Mahkemesi yargıçları Yüksek Mahkeme üyeliğine seçilmeden önce idare mahkemesinde; Yargıtay yargıçları da Yüksek Mahkeme üyeliğine seçilmeden önce, kaza, ceza, çocuk veya yasayla kurulmaları halinde ticaret veya iş mahkemelerinde görev yapmış yargıçlar arasından görevlendirilir. Bu nitelikte yeterli Yüksek Mahkeme yargıcı bulunmaması hâlinde Yüksek Adliye Kurulu, eksik kalan görevlere hangi Yüksek Mahkeme yargıçlarının atanacağını takdir eder.

Ancak Yargıtay veya Yüksek İdare Mahkemesinde bir yıl için görevli olan yargıçlardan herhangi birinin geçici olarak görevini yürütemediği hallerde Yüksek Mahkeme Başkanının görevlendireceği başka bir yargıç o görevi yürütebilir.

 

Madde 144

Anayasa Mahkemesinin Yetkileri

Önerideki Madde

(1) Anayasa Mahkemesi bu Anayasa ve yasa kurallarında gösterilen bütün konularda kesin olarak karar vermek hususunda münhasır yargı yetkisine sahiptir.

(2) Anayasa Mahkemesi, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, Cumhurbaşkanını, Başbakanı ve bakanları, ilgili suçlarından dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. Yüce Divanda savcılık görevini Başsavcı veya Başsavcı Yardımcısı yapar. Yüce Divan kararları kesindir.

(3) Anayasa Mahkemesi, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin doğruluğunu ve hukuka uygunluğunu Sayıştay’ın yardımıyla denetler.

(4) Her yurttaş, Anayasa’da düzenlenmiş temel hak ve özgürlüklerinden herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar ve bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından verilebilecek hükümler yasayla düzenlenir.

(5) Anayasa Mahkemesi, mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarını kesin karara bağlama yetkisine sahiptir. Bir mahkeme tarafından verilmiş görevsizlik kararının kesinleşmesini müteakip, görevsizlik kararında görevli olduğu belirtilen mahkemeye süresi içerisinde başvuran kişi, o mahkeme tarafından da görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden itibaren otuz gün içerisinde, görev uyuşmazlığının çözülmesi için Anayasa Mahkemesi’ne bir dilekçeyle başvurabilir. Anayasa  Mahkemesi, başvuru üzerine, Anayasa kuralları çerçevesinde hangi mahkemenin görevli olduğuna karar verir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı kesindir ve mahkemeler bu karara uymak zorundadır.

Anayasa Mahkemesi, bu görevini, Yüksek Mahkeme başkanının başkanlık edeceği, başkan dahil olmak üzere üç yargıçtan oluşan bir heyetle yerine getirir.

 

Madde 151

(1) Yargıtay, idare mahkemeleri dışındaki mahkemeler tarafından verilen kararlara karşı başvurulabilecek istinaf mahkemesidir. Bu Anayasa ve onun gereğince yapılan yasa ve Mahkeme Tüzüğü kurallarına bağlı olarak, idare mahkemeleri dışındaki herhangi bir mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurularını inceleme ve karara bağlama yetkisine sahiptir.

(2) Bu maddenin (4)’üncü fıkrası kuralları saklı kalmak kaydıyla yasalarla Yargıtay’a ilk derece mahkemesi olarak yetki verilen hallerde, bu yetki Yüksek Mahkeme tarafından görevlendirilecek Yüksek Mahkeme yargıcı veya yargıçları tarafından kullanılır. Bu yetkinin kullanılması suretiyle verilen kararlara karşı istinaf yoluyla Yargıtay’a başvurulabilir.

(3) Yargıtay kararları kesindir. Hükmün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması ve hükmün Anayasa’daki temel hak ve hürriyetlerden en az birinin ihlali suretiyle verildiğinin bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla tespit edilmiş olması hallerinde, Yargıtay’a, yargılamanın yenilenmesi talebiyle başvurulabilir.

Kesin hükme esas alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş olması veya lehine hüküm verilen tarafın hükme etki eden hilesi nedeniyle daha önce mahkemeye sunulamayan şahadet veya belgenin kesin hükümden sonra ortaya çıkması halinde Yargıtay’a yargılamanın yenilenmesi talebiyle başvurulabilir. Yargıtay, adaletsizliğin önlenmesi için gerekli olduğuna ve bu amaçla kullanılabilecek başka hukuki çare bulunmadığına karar vermesi halinde, yargılamanın yenilenmesine karar verebilir.

(4) Yetkisiz tutuklamanın kaldırılması için emirname (habeas corpus), idari yetki dışında herhangi bir yetki kullanan herhangi bir makamın bir yetkisini kullanması için emirname (mandamus), kararlarına karşı istinaf yoluyla Yargıtay’a başvurulabilecek bir mahkemenin veya yargısal yetki kullanan herhangi bir makamın yanlış bir kararının uygulanmasını önlemek için emirname (prohibition) ve kararlarına karşı istinaf yoluyla Yargıtay’a başvurulabilecek bir mahkemenin veya yargısal yetki kullanan herhangi bir makamın kararının iptali için emirname (certiorari) çıkarma yetkisi münhasıran Yargıtay’a aittir.

Madde 152

Önerideki Madde

(1) İdarenin hiçbir idari işlem, ihmal ve eylemi, hiçbir hâlde idari yargının denetimi dışında bırakılamaz.

(2) İdari işlemlerin ve ihmallerin hukuka aykırılığına ilişkin başvuruları incelemeye, bu madde kuralları çerçevesinde, idare mahkemeleri münhasıran yetkilidir.

İdari eylemlerden doğan zararların giderilmesi istemiyle açılacak tazminat davaları münhasıran idare mahkemelerinde açılır.

(3) İdare mahkemesinin görev alanına giren bir konuda başka mahkemelerde dava açılması ve bu davaların görev noktasından reddi halinde, başka mahkemede açılan davanın idare mahkemesinde dava açma süresi içerisinde açılmış olması koşuluyla, görev noktasından ret kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içerisinde idare mahkemesinde dava açılabilir.

(4) Yüksek İdare Mahkemesi, idare mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı başvurulabilecek istinaf mahkemesidir.

(5) Dava konusu idari işlem veya ihmalle ciddi ve makul ilgisi olanlar idare mahkemesine başvurma hakkına sahiptirler.

Bir idari eylemden dolayı kişisel bir hakkı ihlal edilen kişi, zararının giderilmesi istemiyle idare mahkemesinde tazminat davası açabilir.

(6) İdare mahkemesi, bir idari işlemin ya da ihmalin hukuka aykırılığı iddiasıyla yapılan bir başvuru üzerine, kararında:

a) Dava konusu idari işlemi, tamamen veya kısmen iptal edebilir veya,

b) Dava konusu idari ihmalin, tamamen veya kısmen yapılmaması gerektiğine ve yapılması ihmal olunan eylem veya işlemin yapılması gerektiğine hükmedebilir.

İdare mahkemesi, dava konusu idari işlem veya ihmalle kişisel bir hakkı ihlal edilmiş olan davacının talep etmesi halinde, (a) ve (b)’deki kararlarla birlikte veya onlardan ayrı olarak, bir idari işlem veya ihmalden kaynaklanan zararın tazminine de hükmedebilir. Mahkemenin tazminata hükmetmesi durumunda, idare, kusurlu kamu görevlisine, kusuru oranında rücu eder.

(7) İdare mahkemesi, bir idari eylemden dolayı kişisel bir hakkı ihlal edilen kişinin açtığı tazminat davasında, tazminat talebini kısmen veya tamamen kabul ederek tazminata hükmedebilir. Mahkemenin tazminata hükmetmesi durumunda, idare, kusurlu kamu görevlisine kusuru oranında rücu eder.

(8) İdare mahkemeleri, davacının iddiasında haklı olduğunu gösteren belirtilerin bulunması ve geçici emrin verilmemesi durumunda ileride telafisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağına veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağına kanaat getirilmesi durumunda geçici emir verebilirler. Geçici emrin verilmemesi hâlinde ileride verilecek nihai kararın uygulanmasının fiilen imkansız olacağı durumlarda, mahkemeler, önceki cümlede yer alan iki şartın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmaksızın geçici emir verebilirler.

(9) Bu madde gereğince mahkemelerce verilen herhangi bir karar veya emir, Devlet içerisindeki bütün mahkemeleri ve bütün organ ve makamları bağlar. Karar veya emir, ilgili organ, makam ve kişi tarafından uygulanır ve ona göre hareket edilir.

(10) İdare mahkemesi veya Yüksek İdare Mahkemesi kararını veya emrini yerine getirmeyen idare aleyhine, mahkeme kararının veya emrinin yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesi istemiyle, kararı veya emri veren mahkemeye başvurulabilir. Mahkemenin idare aleyhine tazminata hükmetmesi durumunda, idare, kusurlu kamu görevlisine, kusuru oranında rücu eder.

(11) Bir idari yetkinin kullanılması için emirname (mandamus), herhangi bir idari makamın hukuka aykırı bir işleminin uygulanmasını önlemek için emirname (prohibition) ve herhangi bir idari makamın hukuka aykırı bir idari işleminin iptali için emirname (certiorari) çıkarmaya münhasıran Yüksek İdare Mahkemesi yetkilidir. Bu emirnamelerin ısdarı için yapılan başvurularda, mahkeme aksine karar vermedikçe, duruşma yapılmaz. Bu başvurulara ilişkin usul ve esaslar yasada düzenlenir.

(12) İdare mahkemelerinde ve Yüksek İdare Mahkemesi’nde uygulanacak yargılama usulü, idari yargının işlevi göz önünde bulundurularak yasayla düzenlenir.

(13) İdari yargıda dava açma süresi yasayla düzenlenir. Dava açma süresi, idari işlemin, ihmalin ya da eylemin öğrenilmesi tarihinden itibaren başlar ve yasayla daha uzun bir süre öngörülmemiş olması halinde, yetmiş beş gündür. Yasada düzenlenecek dava açma süresi geçtikten sonra açılacak davalar, mahkemenin davanın görülmesinde kamu yararı bulunduğuna karar verdiği istisnai durumlar saklı kalmak kaydıyla, mahkemelerce reddedilir.

 

Geçici Madde 1

Bu Anayasa Değişikliği, Belediye Başkanlığı, Belediye Meclisi, Muhtarlık ve İhtiyar Heyeti Seçimleri için oy verme günü olan 29 Haziran 2014 Pazar günü, halkoylamasına sunulur.

Geçici Madde 2

İdare mahkemeleri kurulana ve göreve başlayana kadar geçecek süre içerisinde, Yüksek İdare Mahkemesi, bu değişiklikten önceki görevlerine aynen devam eder.

 

Yürürlüğe Giriş

Bu Anayasa Değişikliği, halkoylamasına sunulup kabul edildikten sonra, en geç 10 gün içinde, halkoylaması sonuçları ile birlikte Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. 

Kaynak-www.tufanerhurman.com