Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Akıncı bağımsız aday

TDP DESTEK VERDİ: Akıncı, yarışa “bağımsız aday” olarak katılacağını ifade etti ve gelecek siyasi planları içerisinde kesinlikle “parti başkanlığı ve milletvekili adaylığı” olmadığını belirtti. Akıncı TDP’nin de kendisine, “bağımsız aday ol, biz destekleyelim” dediğini aktardı

HALK İSTEDİ: “Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorum” diye bir iddiayı ortaya atmadığını anlatan Akıncı, gelişen olaylar sonunda, halkın kendisine böyle bir yakıştırmada bulunduğunun altını çizdi. Akıncı, “Şu anda artan bir beklenti, teşvik ve talep var. Bunu görüyor ve hissediyorum” dedi

BAĞIMSIZ ADAYLIK: Adaylığının sadece TDP değil, sivil toplum örgütlerince de desteklendiğini işaret eden Akıncı: Bu adaylık söz konusu olacaksa bağımsız bir aday olacağımı daha önce de söyledim. TDP ve başka çevreler de benim bağımsız çıkmamı, kendilerinin de desteklemesini önermektedirler

ARA VERMEDİM: Akıncı, siyasete ara verdiği dönemde, “Siyaset salt milletvekilliğinden ibaret değil” dediğini hatırlattı, siyasete hiçbir zaman nokta koymadığını belirtti. Akıncı: Ben o dönemde siyasetin salt milletvekilliğinden ibaret olmadığını söyledim. Siyasetten ayrılıyorum demedim, başka bir şekline geçiyorum dedim

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
Deneyimli siyaset adamı Mustafa Akıncı, “Cumhurbaşkanı olması yönünde” halktan ve siyasi çevrelerden ciddi talepler geldiğini belirterek, “Bunu değerlendirmek zorundayım” dedi.
Akıncı, yarışa “bağımsız aday” olarak katılacağını ifade etti ve, gelecek siyasi planları içerisinde kesinlikle “parti başkanlığı ve milletvekili adaylığı” olmadığını belirtti. Akıncı TDP’nin de kendisine, “bağımsız aday ol, biz destekleyelim” dediğini aktardı.
Akıncı, mevcut cumhurbaşkanının sık sık iç politikaya, siyasi partilerin iç sorunlarına müdahalesinin şık görünmediğinin de altını çizdi. Akıncı, Cumhurbaşkanlık makamı açısından da bu durumun kimseye, başta da Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişiye yarar sağlamadığını anlattı.
Havadis’in, son günlerde artan “Akıncı Cumhurbaşkanı adayı” söylemini geri çevirmeyen Mustafa Akıncı, “Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı” sinyali verdi.
“Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorum” diye bir iddiayı ortaya atmadığını anlatan Akıncı, gelişen olaylar sonunda, halkın kendisine böyle bir yakıştırmada bulunduğunun altını çizdi.
Siyasi hayatı boyunca, sadece “dürüstlük” için çalıştığını belirten Akıncı, parti başkanı ve belediye başkanı olduğu dönemlerde kasada para bırakarak görevini devrettiğini, bakanlığı döneminde de turizm fonunu hiçbir partizan uygulama için kullanmadığını vurguladı.

Soru: Uzun zaman siyasetten uzak kaldıktan sonra son iki yerel seçimde TDP adaylarına neden destek verdiniz. Sizin sahaya inmeniz ve Harmancı’ya destek vermeniz, destek istemeniz eleştirilere neden oldu. Niye böyle bir eleştiriye neden oldu bu tavrınız? Bu çalışma ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda zemin hazırladığınız söyleniyor. Aday olacak mısınız?
Akıncı: Rahatsızlık duyanlara hayret ediyorum. Benim siyasi bir geçmişim var, sosyal demokrasiye olan inancım var, Kıbrıs sorununda bakışım belli, yerel yönetimlerde hizmet verdim. İnandığım ve güvendiğim bir adayı desteklemem neden rahatsızlık yaratsın.
Ama halk yadırgamıyor, halk mutlu oluyor. Bazı siyasilerde geleceğe yönelik bir takım kurgular yapmak suretiyle endişeler olabilir. Siyasetin salt milletvekilliğinden ibaret olmadığını söyledim. Siyasetten ayrılıyorum demedim, başka bir şekline geçiyorum dedim. Kendime iki görev biçtim, iki kitap yazacağımı söyledim. Birini bitirdim, diğerini de yazıyorum. Fikirlerimi paylaşmak istedim. Ben Cumhurbaşkanlığı ile ilgili herhangi bir iddia ortaya atmadım. Bu kendiliğinden gelişti. Beni ekranda görenler bu yakıştırmada bulunmaya başladı.

Soru: Bir rakip olarak görülmeniz şeklinde mi yorumluyorsunuz bunu?
Akıncı: Sanırım rahatsızlık bundan kaynaklanıyor. Halkta bana karşı bir çekince yok. Siyasette olan çekince ise herkesin kendi adayının olmasından kaynaklanıyor. Benim en büyük zenginliğim dürüstlüğüm oldu. Belediye başkanlığından ayrılırken belediye kasasında para bıraktım. Partiyi devrederken de partinin kasasında borç değil para bıraktım. Bakanlık yaptım, o dönemde kendi imzamla kullandığım Turizm Fonu vardı, ondan tek partizan harcama yapmadan ayrıldım. Bu konuda çok net konuştum, bir makam uğruna bir hevesin peşinde koşmadım. Bu gibi makamların da halk tarafından uygun görülürse olabilineceğini düşündüm.
Şu anda artan bir beklenti, teşvik ve talep var. Bunu görüyor ve hissediyorum. Şu anda kesin adayım diye bir durum yok, ama gelen bu mesajları değerlendirmek durumundayım.

Soru: Cumhurbaşkanlığı’na aday olma yönünde yapacağınız değerlendirme içinde parti başkanlığına yeniden dönüş de var mı?
Akıncı: Hayır. Kesinlikle. Bu adaylık söz konusu olacaksa bağımsız bir aday olacağımı daha önce de söyledim.
TDP ve başka çevreler de benim bağımsız çıkmamı, kendilerinin de desteklemesini önermektedirler.

Soru: Cumhurbaşkanı sadece müzakerelerden mi sorumludur? Son yıllarda Cumhurbaşkanının tarafsız olmadığı iç siyasete de müdahale ettiği iddia ediliyor.
Akıncı: O makam sistemimiz değişmediği sürece gerçekten bağımsız olması gereken bir makamdır. Bir eli Kıbrıs sorunu diğer eli ile de partilerin içini karıştıran bir makam olmamalıdır.
Partilerin iç işlerine bu denli müdahale eden bir Cumhurbaşkanı profili siyasal yaşamımız için iyi bir gelişme değildir. BU kırgınlıklar yaratır. Bu yapan kişiye de yarar getirmez.

Soru: Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs sorununun çözümündeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz peki?
Akıncı: Söylemde her şey güllük gülistanlık. 3 ayda bu iş tamam, 5 ay sonra referandum deniliyor. Son 1 yıldır sayısını kaçırmış durumdayım. Sadece Cumhurbaşkanı değil, Dışişleri Bakanı da 3 ayda çözüm, 5 ayda referandum diyor. Şimdi her şey göründü. Özdil Nami, ‘ileriye değil, geriye gittik’ diyor. Cumhurbaşkanı Eroğlu da siyasal geçmişinde olmayan söylemlerde bulunuyor. Geçmişinde Federatif çözüme inanmayan bir Cumhurbaşkanı var. Madalyonun iki yüzünü görmek lazım…  Rum tarafına da bakmak lazım…
Orada da gerçek anlamda siyasi eşitliğe uygun siyasi çözüme hazır bir tablo bulunmuyor. İki taraftaki anlayışlar ortak yarar noktasında buluşamadı. Kanalizasyon konusuna bizim attığımız adımın ana sebebi ortak ihtiyaçtı. Bu ortak ihtiyaç için işbirliği yaptık, ortak yarar elde ettik. Yıllardır da ortak yarar çerçevesinde bunu devam ettiriyoruz. Kıbrıs sorununda da çözüm noktası olarak gördüğüm budur, ortak ihtiyaç var mı, bu ortak ihtiyacı iki taraf da aynı şekilde algılıyor mu, bu varsa buradan ortak yarar üretmek mümkündür.

Soru: Liderlerin ortaya koyduğu çaba sizce yeterli mi?
Akıncı: Yeterli görmüyorum. Önemli bir noktadayız. 10 yıl önce ortak yarar noktası Avrupa Birliğiydi, şimdi ise doğal gaz konusu gündemde… Yeni bir Türk-Yunan, yeni bir Türk-Kıbrıs, yeni bir Türk-İsrail ve ABD ilişkisi tesis ediliyor. Bunlar bizi ortak yarar hanesinde buluşturabilir. Eğer kullanma niyeti ve irademiz varsa… Ve herkes bu ihtiyacı ortak ihtiyaç olarak algılıyorsa ancak mümkündür.

Soru: 2015 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi doğal gaz konusunda bahsettiğiniz ortak ihtiyaç konusunu da göz önünde tuttuğumuzda ayrı bir önem mi kazanıyor?
Akıncı: Bunların farkındalığı son derece gereklidir. Bunların seslendirilmesi lazım. 2015’e giderken bu perspektifin de önümüzde olması lazımdır.