Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

YILANLARIN ŞEHRİNDEN YARINLARIN ŞEHRİNE

 

Kıbrıs sorununda Türk tarafının en büyük zaafı ve aynı ölçüde en büyük utancı Kapalı Maraş’tır bence.
O güzelim Mağusa’nın yüzündeki irin akan yara, Akdenizli ruhuna saplanmış kara bir hançer.
Ve bu yüzden Mağusa hep sakattır.
Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın asla tedavi olamayacak bir hasta.
Kendi elimizle yarattığımız ve şimdi kendi boynumuzla çektiğimiz.
İlk kez, Demokrat Parti’nin büyük ortak olduğu DP-CTP hükümeti döneminde girmiştim Maraş’a.
Yıl 1995’ti yanılmıyorsam.
Bakanlar Kurulu Maraş’ı inceleyecekti ilk defa.
Rahmetli Özker Özgür Başbakan Yarımcısıydı. Daveti o yapmıştı ama kendisinin gelmeyeceğini söylüyordu.
“Niye gelmiyorsunuz hocam?” diye sormuştum.
“Gidip göreyim de asaplarım mı bozulsun” yanıtı vermişti.
Dediği gibi olmuştu.
Maraş kapalı bölgeyi gezmiştik yaklaşık dört saat ve gerçekten asaplarımız bozulmuştu.
O dönemde Türkiye’de Süleyman Demirel Başbakan, rahmetli İsmet İnönü Başbakan Yardımcısı’ydı.
Şimdilerde de konuşulan Güven Yaratıcı Önlemler Paketi yine gündemeydi ve Maraş’ın devredilmesi karşılığında Mağusa Limanı ile Ercan Havaalanı’nın uluslararası trafiğe açılması planlanıyordu.
Plandan da öte somut pazarlıklar yapılmış, Maraş’a giriş ve çıkışların hangi yöntemle yapılacağı dahi konuşulmuştu.
Rahmetli İnönü bu planı hararetle destekliyordu.
Malum, rahmetli Rauf Denktaş da şiddetle karşı çıkıyordu.
Bizim hükümet Ankara’ya uçmuştu, biz gazeteciler de peşlerinden.
İnönü çok net bir dille Güven Yaratıcı Önlemler Paketi’nin hayata geçmesi gerektiğini söylemişti.
Serdar Denktaş direnmişti buna. Doğaldır ki CTP destekliyordu.
Demirel başlarda İnönü’nün konu üstünde çalışmasına ses çıkarmamıştı. Sonra Denktaş devreye girince yan çizmişti.
Daha sonra danışmanlarının yayınladığı anılarından okuyacaktık ki Demirel “bana vatan toprağını verdirtmek istiyorlar, Denktaş hiçbir sorumluluk almıyor” diyecekti.
Vatan toprağını verdirtmek?
Darbeci general Kenan Evren “biz orayı pazarlık olsun diye aldık, onun için boş tuttuk” diyecekti.
Ve böylece Maraş üzerinde yapılan tüm milliyetçi hamaset yerle bir olacaktı.

      ***

Mağusa İnisiyatifi, Güney’deki Mağusalılar ile bir araya geldi ve İki Toplumlu Mağusa İnisiyatifi’ni kurdu.
Dr. Okan Dağlı’nın Havadis’in beşinci sayfadaki mülakatını okuyunca etkilendim.
Mağusa’nın önümüzdeki elli yılını planlamak ve Mağusa’yı geleceğin şehri yapmak için kolları sıvamışlar.
Mağusa geleceğin şehri olacak.
Ama yılanların şehri olan Maraş kurtarılırsa.
Ve yeniden Mağusalılara hizmet etmeye başlarsa.
Maraş’ın açılması için çok şeyler söylendi-yazıldı ama görünen o ki “bütünlüklü çözümcüler” henüz buna ikna olmadı.
Peki bütünlüklü çözümü bekleyelim.
Fakat Mağusa’yı da unutmayalım.
İki Toplumlu Mağusa İnisiyatifi’nin Mağusa için heyecanlı projelerle ortaya çıkacağından eminim.
Yeter ki bunları anlayacak ve hayata geçirecek bir idare olsun…