Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MAAŞLAR ÜZERİNDEN KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GURURUYLA OYNAMAK YANLIŞTIR…

Şeklini, nedenini ve gerekçesini anlayamadığımız, bürokrasiden kaynaklanan “irtibatsızlık” üzerinden yaşanan bir maaş “krizine” tanık olduk dün.

Önce hükümetin büyük ortağı CTP’nin yayın organı “kriz, maaşlar ödenmeyecek” türünden bir mesaj attı ve bir yazarı konuyla ilgili kesin ifadeler içeren şeyler söyledi.
Sonra, sanal alemde CTP’liler çeşitli tepkiler ortaya koydular.
Sonra “maaşların yarısı ödenecek” dedikoduları çıktı.
Bu da tepki gördü.
Tepkilerin az kısmı “madem maaşlarımızın yarısını ödeyeceksiniz biz de yarım çalışırız” türündeydi.
Çok ve haklı olan bölümü ise “ister öde ister ödeme, bizimle daha fazla oynamayın” gibiydi.
Haklı olan kelimesini özellikle yazdım.
Çünkü bu nokta artık toplumsal gurur meselesine dönüştü.
Tamam, memlekette işler iyi gitmiyor, ortada bir protokol vardır ve bu protokoldeki takvimlemeye uyulmuyor bunlar doğrudur.
Ankara ile CTP-DP hükümetinin arasının limoni olduğu da doğrudur.
Fakat bu doğrular Kıbrıs Türkü’nün gururunu incitecek fiillere dönüşmemeli.
Türkiye para vermezse bu hükümetin maaş ödeyemeyeceği bir gerçektir.
Fakat bu gerçek Kıbrıs Türkü’nün canını acıtacak tavırlara dönüşmemeli.
“Türkiye bu parayı ödemek zorundadır, ya ödeyecek ya ödeyecek” diyenlerden değiliz.
Kendi harcadıklarını kazanacak bir yapı mutlaka kurulmalıdır.
Kurulana kadar da “aşağılama” olarak algılanacak tavırlardan kaçınılmalıdır.

      ***

Gelelim ikinci konuya.
Gerek CTP’nin ve gerekse DP’nin bir önceki hükümet tarafından imzalanan protokolle ilgili çeşitli eleştirileri ve endişeleri vardır.
Bunları seçim meydanlarında seçmenlerle paylaştılar.
Hükümete geldikten sonra da bu görüşlerini sık sık dile getirdiler.
Daha dün Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş “Kıbrıs Türkü’ne uygun bir elbise değil” diyerek protokole eleştiri yöneltti.
CTP’li yetkililer revizyon taleplerini her platformda dile getirdiler.
Bunlar anlaşılır şeylerdir ve kamuoyu tarafından kabul gören tavırlardır.
Kabul görmesine rağmen hükümetin her iki kanadının da protokolle ilgili ne istediklerini içeren derli toplu bir çalışma ortaya koymadılar.
“Teknik kurullarda değerlendiriliyor”  ama sonucun ne olduğu kamuoyu ile paylaşılmadı.
“Kendi protokolümüzü yapalım” denildi ama böylesi iddialı bir konuda tıs çıkmadı.
Hakikaten hükümet protokolün revize edilmesini istiyor mu?
İstiyorsa ne yaptı?
Yaptıysa ne zaman sonuçlanacak?
Kamuoyunun bunları bilme hakkı vardır.
Hükümetin de bunları yapma görevi.
Yoksa maaşlar ödenmedi” kahramanlığına soyunmak işin en ucuz tarafı olur.
Yani ucuz kahramanlık olur.
Bunu da kimse yemez…