Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Mamalı’dan PGM’ye SORU!

 

PGM, TUTUKLULARIN SEVK İŞLEMLERİNDEN SORUMLU OLAN POLİSLERİ NEDEN GİZLEMEKTEDİR?

İşte Barış Mamalı'nın açıklaması:

Ülkemizde meydana gelen adli işlerle ilgili soruşturmaları Adli Polis yürütmektedir. İlçelerdeki polis müdürlükleri bünyesindeki Adli Şube Birimleri de işte bu amaçla, yani adli soruşturmaları ifa etmek üzere hizmet vermektedirler. Tutuklu olduğu esnada gayrı tabi şekilde ölen Mehmet Vechi üzerindeki soruşturma da Adli Şube bünyesinde görevlendirilen bir ekip tarafından yapılmaktaydı.

Mehmet Vechi, tutuklu olduğu esnada bir yerden bir başka yere götürülürken yani sevk edilirken hayatını kaybetmiştir. Burada tutukluların sevk işlemlerinden kimin sorumlu olduğu veya kimlere sorumluluk yüklendiği hususu büyük önem arz etmektedir.

Tutukluların sevk işlemleriyle ilgili halen yürürlükte olan ve tüm polis teşkilatını bağlayıcı düzenlemeler içeren yazılı bir “Prensip Emri” bulunmaktadır. Şubat 2009’da “Tutukluların Sevki” hakkında dönemin Polis Genel Müdürü tarafından yayınlanan bu Prensip Emri’nde tutukluların sevk işlemlerinin nasıl ve kimin sorumluluğu altında yapılacağı açık bir dille belirtilmektedir.

Sözkonusu Prensip Emri’nin 8. ve 9. maddeleri birlikte okunduğu zaman, tutukluların her türlü sevk işlemlerinin mutlaka en az Polis Çavuşu rütbesindeki birinin sorumluluğunda icra edileceği ve bu sevk işleminin sorumlusunun da ilgili birimin (Adli Şube) amiri tarafından görevlendirileceği çok net olarak anlatılmaktadır.

Görüleceği üzere Mehmet Vechi’nin tutukluluk altında iken yapılan sevk işlemlerindeki sorumlunun en az Çavuş rütbesindeki bir polisin ve keza şartları oluşmuşsa da onu görevlendiren amirin olması gerekmektedir.

Oysa Polis Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada konu hakkında polis memuru iki kişinin ihmali görüldüğü ve sadece onlar aleyhine bir soruşturma başlatıldığı söylenmektedir. Konuya ilişkin Prensip Emri’ne göre tutukluların sevk işlemlerinde esas sorumluluk atfedilen daha üst rütbeli polisler aleyhine soruşturma yapılması gerekirken, soruşturmanın sorumluluk atfedilmeyen basit iki polis memuru üzerine yıkılmış olduğunu görmekteyiz.

PGM, kendi yayınladığı bir prensip emri ile tutukluların sevk işlemlerinden bizzat sorumlu addettiği daha üst rütbeli polis mensuplarını bir yana bırakıp kamuoyunun dikkatini kurban seçilmiş iki polis memurunun üzerine çekmek mi istemektedir? Yoksa Mehmet Vechi’nin sevki esnasında ilgili amir tarafından görevlendirilmiş üst rütbeli bir sorumlu mu yoktu? 

PGM, bizzat kendi yayınladığı emre uymayarak esas sorumluluk yüklediği kişiler aleyhine soruşturma yürütmemektedir. Ortada bulunan bu prensip emri ışığında kamuoyunu aydınlatmak adına PGM’yi şu sorularımızı cevaplamaya davet etmekteyiz:

a) Mehmet Vechi’nin Mağusa’dan Lefkoşa’ya sevk edilmesi esnasında ilgili amir tarafından en az Polis Çavuşu olacak şekilde bir sorumlu veya sorumlular görevlendirildi mi?
b) Görevlendirilmiş ise bu sorumlu polis mensubu hakkında neden soruşturma yapılmamaktadır?
c) Bu şekilde görevlendirilmiş bir polis mensubu yoksa ilgili birim amiri hakkında neden bir soruşturma yapılmamaktadır? 
d) Prensip Emri çerçevesinde “polis memuru” kimlikli kişilere sorumluluk atfedilmemiştir. Peki neden bu iki polis memuru hakkında soruşturma yürütülmektedir?
e) Şubat 2009 tarihli Prensip Emri’nin varlığı hakkında KKTC Başsavcısı bilgilendirildi mi?
f) Eğer başka kişiler aleyhine de soruşturma yapılıyorsa neden sadece en alt rütbedeki iki polis memurunun olayla bağlantılı olduğu kamuoyuna deklare edilmiştir?

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAREKETİ  
      (a). Av. Barış Mamalı – Başkan