Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

KORONA VE SATRANÇ TAHTASI

Korona’ya karşı mücadelede vurdumduymaz olanlara bu hafta bir hikayemiz var…

Koronanın yayılma hızı için yazılan bu hikayeyi ARİF OLAN ANLAR….

Bundan yaklaşık 1400 yıl evvel Hindistan’da savaşmayı çok seven bir kral vardı. Bu kralın en büyük zevki savaş stratejilerini komutanlarına denetmekmiş.

Savaş yıllarca sürer karşılıklı halklar büyük zarar görür. Bir süre sonra barış olsa da kral huyundan vazgeçemez ve sebepsiz yere bir başka komşusuna savaş açarmış.

Bunalmış halk isyan edememenin çaresizliği içerisinde Hindistan’ın en bilgili kişisi olan “Yüce Bilgin”e gider. Yüce Bilgin gerçekten çok bilgilidir.  Halk derdini ona anlatmış ve bir şekilde kralı savaşmamaya ikna etmesini istemiş.

Yüce Bilgin düşüncelere dalmış . “Benin eve kapanıp düşünmem lazım” demiş.

Bir, iki, üç, dört derken bir hafta geçmiş ve Yüce Bilgin evinden çıkmış. Halk heyecan içerisindeyken Bilgin “Beni krala götürün” demiş.

Krala Yüce Bilgin’in geldiği bildirilmiş . Kral sevinmiş .

– “Hoş geldin Bilgin. Bu ziyaretinin sebebi nedir?”

– “Değerli kralım size bir hediye getirdim!”

Kutunun içinden değişik şekilli taşlar çıkmış. Kıral tabii ki ne olduğunu anlayamamış ama Yüce Bilgin anlatmaya başlamış

– Kralım siz savaşmayı çok seviyorsunuz. Bu sebeple size aynı gün içerisinde defalarca savaşma imkanı verecek bir oyun getirdim. Bu ufak taşlar askerleriniz. İki tane atlı birliğiniz ve iki tane de filli askerleriniz var. Yine aynı şekilde iki tane savaş arabanız var (kale). Eh siz de oyunda şahsınız! Ve de yanınızda baş yardımcınız vezir olacak.

– Bu gördüğünüz satranç tahtası üzerinde karşıdaki düşmanla savaşacaksınız!

Kral hemen oyunla ilgilenmiş. Taşların nasıl hareket ettiğini öğrenmiş. Oyunu öyle sevmiş ki bir daha komşularıyla savaşmamış çünkü satranç tahtasında savaşmak hem masrafsız hem de daha eğlenceliymiş.

Kral bu oyunu öyle beğenmiş ki Yüce Bilgin’e dile benden ne dilersin demiş.

Yüce Bilgin “Kralım sizden çok fazla şey istemem buğday verseniz yeter. Bakın bu satranç tahtası 64 kare. Birinci kareye bir buğday ikincisine 2,

üçüncü kareye 4, dördüncü kareye 8 ve sonra hep böyle iki misli olacak şekilde her kareyi doldurmaya yetecek kadar buğday yeter demiş.

Ne var ki toplam buğday hesaplanınca 570 milyar ton buğday gerektiği bulunmuş. Bu kadar buğday yaklaşık 1000 yılda ancak üretilirmiş. Bu hesabı duyan kral Yüce Bilgin’i zekasından dolayı yine tebrik etmiş.

Korona da, satranç tahtasındaki buğday taneleri gibi GEOMETRİK YAYILIM gösterirken, topluma MATEMATİĞİ SEVDİREMEMENİN, gösterilen ciddiyetsizlikte payı olduğunu da söylemeliyiz.

Geometrik yayılımın tehlikeli sonuçlarına karşı, hepimiz daha dikkatli olmalıyız. Dikkat ve TEDBİR ALMAK, EKONOMİK ENDİŞELERDEN daha gereklidir.