Cumhuriyetçi Türk Partisi- BG Girne Milletvekili Avukat Fazilet Özdenefe, “Anayasa Değişikliği” konusunda parlamentoda bulunan dört siyasi partinin oy birliğinin ciddi önem taşıdığını söyledi.
Anayasa Değişikliği sürecine katkı koyan isimler arasında yer alan Avukat Özdenefe, 1985’te KKTC Anayasası’nın kabulünden sonra ilk defa halk tarafından seçilen bir Meclis tarafından oy birliği ile Anayasa Değişikliği üzerinde uzlaşı sağlandığını ifade ederek, “Mevcut değişiklik uzlaşısı toplumun aradan geçen 29 sene içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçlarına insan hakları temelinde çareler üretilmiştir” dedi.
Dört siyasi partinin 21 madde üzerinde uzlaştığına vurgu yapan Özdenefe, “Belki tam anlamıyla CTP’nin istediği bir değişim olmadı. Birçok insanın da beklentisi karşılanmamış olabilir. Ancak uzlaşılan ve değişim için referanduma sunulan maddelerin her biri, kendi içerisinde bir devrim niteliğindedir” ifadesini kullandı.
Sayısal anlamda, daha fazla madde üzerinde uzlaşılabileceğini söyleyen Özdenefe, mevcut uzlaşının “ilk adım” olarak değerlendirilmesini istedi.
Değişim süreci ile ilgili eleştirileri anlayışla karşıladığını belirten Özdenefe, şunları söyledi:
“Sayısal olarak daha fazla madde üzerinde uzlaşılamaması, uzlaşılan maddelerin yaşamımızda yaratacağı değişimin değerini düşürmez.
Örneğin, azınlık hakları ile ilgili konu. Buna itiraz edildi. İtirazlara kürsüden yanıt verdim, bu konuda bilgi vermek istedim. Maalesef bugün için uzlaşılamadı. Ancak, bu beni diğer maddelerden geri durmaya itmedi. Artık, tüm değişimleri tartışmaya başladık. Geçici 10’uncu Madde de artık daha rahat tartışılıyor. Bana göre bu değişim, bütünlüklü değişimin en önemli adımı olarak değerlidir.”
Değişime destek vermeliyiz
35’inci madde ile çocuk haklarının anayasal güvence altına alındığını vurgulayan Özdenefe, son dönemlerde ardı ardına yaşanan tecavüz ve istismar olaylarının bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu gün yüzüne çıkardığını belirtti.
Özdenefe konu ile ilgili şunları söyledi:
“Yeni 35 A maddesiyle çocuk hakları ilk kez Anayasada düzenlenmiştir. 18 yaşını doldurmamış olan her insan çocuk sayılacak ve tüm çocuklar, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve çocuk haklarını düzenleyen diğer uluslararası sözleşmeler ışığında özel olarak korunup, tüm insan haklarından, hiçbir ayrım gözetilmeksizin yararlandırılacaklar.
Bu maddeyle ayrıca, çocukların, çocuk hakları ve çocuk psikolojisi konusunda uzman polisler tarafından sorgulanmasının, çocuk mahkemelerinde yargılanmasının ve çocukların mahkemelerce verilecek hapis cezalarını onların ihtiyaçları dikkate alınarak yasayla kurulacak çocuk ceza infaz kurumlarında çekmesinin sağlanması, hem Meclise hem de yürütmeye ve idareye emredilmiştir.”
Çevre ile ilgili adım önemli
Çevre konusunda devlet politikasına ihtiyaç olduğunun aşikar olduğu üzerinde duran Özdenefe, düzenleme ile yasal boşlukların da ortadan kalkacağını belirtti.
Anayasal değişim içerisindeki çevre konusunun aynı zamanda önleyici bir görevi olduğuna dikkat çeken Özdenefe, “Örneğin petrol dolum tesisi gibi, toplumun onay vermediği konularda, topluma rağmen adım atılamayacak” ifadesini kullandı.
“Memura siyaset yasağının kaldırılması” konusundaki değişimle ilgili de bilgi veren Özdenefe, “70’inci maddede yapılan değişiklikle kamu görevlileri siyaset yasağına tabi olanlar listesinden çıkarıldı. Kamu görevlileri de en temel hak olan siyaset yapabilme özgürlüğünden toplumun geriye kalanı gibi yararlanabilecek, siyasetin kalitesinin yükselmesinde büyük bir ilerleme sağlanacak” dedi.
Ant içemeyecekler
Milletvekilleri kendilerinin, eşlerinin ve velayetleri altındaki çocuklarının mal ve para varlığına ilişkin yazılı servet beyanlarını vermedikçe ant içemeyeceklerinin bilinmesini isteyen Özdenefe, “Yeni değişiklikle beyanda bulunmayan vekillerin göreve başlamaları mümkün olmayacaktır. Görev sürelerinin sonunda yeniden yazılı servet beyanı vermeyen veya yalan beyanda bulunduğu Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilenler ise yeniden milletvekili adayı olamayacaklar” diye konuştu.
Ne değişecek?
“Referandumda evet denmesi sonrasında, Kıbrıslı Türklerin hayatında ne değişecek?” sorusuna madde madde yanıt veren Özdenefe şu ifadeleri kullandı:
“10’uncu maddede yapılan değişiklikle, uluslararası insan hakları hukukunda çok önemli bir kavram olan “insan onuru” kavramı Anayasamıza girecek ve bizim mahkemelerimiz tarafından da kullanılabilir hale gelecek.
11’inci maddede yapılan değişiklikle, Meclisin temel hak ve özgürlükleri sınırlama yetkisi ciddi biçimde daraltılacak.
15’inci maddede yapılan değişiklikle, ölüm cezası anayasadan çıkarılacak ve “öldürme” yalnızca meşru müdafaa halinde meşru olacak.
76’ncı maddede yapılan değişiklikle dilekçe hakkı genişleyecek, herkes dilekçesine başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde, gerekçeli ve başvurabileceği mercilerin ve başvuru sürelerinin açıkça gösterileceği şekilde cevap alacak.
Yeni 76A maddesinde yapılan değişiklikle bilgi edinme hakkı anayasal bir hak haline gelecek, iktidarların değişmesiyle bu hakkın düzenlendiği yasada hakkın kullanılmasını ortadan kaldıracak değişiklik yapılamayacak, böylelikle daha şeffaf bir idare anlayışı ülkemizde tesis edilebilecek.
84’üncü maddede yapılan değişiklikle, milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı ciddi biçimde daraltılıyor. Milletvekiliyken veya daha önce suç işleyen milletvekilinin milletvekilliği devam ederken yargılanması artık mümkün olacak.
90’ıncı maddede yapılan değişiklikle, KKTC’nin imzaladığı tüm uluslararası antlaşmaların Meclis’te onaylanması gerekli hale getirilmiş, insan haklarına ilişkin uluslararası antlaşmalarla yasaların çatışması durumunda, hangisi insan haklarını daha fazla koruyorsa onun uygulanması sağlanmıştır. Artık Meclisten ve halktan habersiz paketler hazırlanamayacak.
93’üncü maddede yapılan değişiklikle Meclise uygunluk bildiriminin verilmesinin Sayıştay’ın denetim yetkisini ortadan kaldırmayacağı düzenlenirken, Sayıştay artık daha etkili görev yapabilecektir!
114’üncü maddede yapılan değişiklikle, Ombudsmanın yetkileri artırılmış, Ombudsman hiçbir şikayet olmasa da kendiliğinden harekete geçebilme, insan haklarına uygunluk denetimi yapma ve tüm idari birimleri denetleme yetkisine sahip kılınmıştır. Ayrıca Ombudsmanın seçilmesinin önündeki engeller de kaldırıldı.
119’uncu maddede yapılan değişiklikle, belediye organlarının hukuka aykırı işlemleriyle, belediyeyi bütçesinin onda biri oranında zarara uğratması halinde yargı kararıyla görevden alınmasının yolu açıldı. Artık hukuk dışı davranan ve belediyeleri zarara uğratan yöneticiler bir sonraki seçime kadar halkın kaderi olmayacak.
122’nci maddede yapılan değişiklikle, tüzüklere, yönetmeliklere ve tüm düzenleyici işlemlere karşı dava açmak olanaklı hale getiriliyor. Hiçbir işlem halkın denetimi dışında kalmayacak.
131A maddesiyle hem YÖDAK anayasal kurum haline getirilecek, hem de Üniversitelerimizin özerkliği anayasal güvence altına alınacak.
132’nci maddede yapılan değişiklikle Sayıştay özerk bir anayasal kurum haline getirilecek ve daha etkin denetimler yapabilecektir!
143’üncü maddede yapılan değişiklikle Yüksek Mahkemedeki yargıç sayısının yasayla artırılmasının ve yargıda uzmanlaşmanın önü açılmıştır. Mahkemelerdeki tıkanıklıklar giderilecek ve adalet artık zamanında tecelli edebilecektir!
144’üncü maddede yapılan değişiklikle yurttaşlara insan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurma olanağı tanınacak, yanlış mahkemede dava açtığı gerekçesiyle dava açma hakkının kaybedilmesi engellenecek.
151’inci maddede yapılan değişiklikle, olağanüstü kanun yolları ilk kez tanınacak, KKTC’de mahkum olduktan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava kazanan kişinin KKTC’de yeniden yargılanmasının önü açılacak.
152’nci maddede yapılan değişiklikle, yurttaşların idareye karşı dava açması kolaylaştırılacak ve idari yargıdaki davaların, bu alanda uzman mahkemelerce çok daha hızlı bir biçimde sonuçlandırılmasının önü açılacak.”
































