İşte o açıklama:
Bir süredir üzerimize karabasan gibi çöken neoliberal paketlerin ve milliyetçi politikaların
mimarı olan AKP ve onun yerli işbirlikçileri ülkemizde bulunan tüm kurumları “çağdaşlaşma”
adı altında kendi yandaşları olan sermaye çevrelerine peşkeş çekmek için uğraşıyorlar.
AKP’nin bazı prensleri, başta KIBTEK olmak üzere Kıbrıs’ta faaliyet gösteren birçok devlet
kurumunu itibarsızlaştırmak ve özelleştirme politikalarına meşru zemin yaratmak için kolları
sıvarken, AKP’nin bazı diğer prensleri de esnaf, çiftçi, hayvancı ve sanayicilerin hakkını tüccar
erbabına bağışlayarak emekçilerin içinde bulunduğu darboğazı daha da derinleştirmekle
Bizler Kıbrıs’ın kuzeyine dönük uygulanan tahakkümcü politikaların, hız kesmeden
sürdürülüyor olmasından dolayı öfkeliyiz. Gerek ülke yönetiminin her hücresine sızmış
neoliberal icraatlar gerekse barış görüşmelerinin çıkmaza girmesi için dile getirilen
çelişkili açıklamalar umut ışığının sönmesine neden olmaktadır. Emeğin ve çözümün
taşıyıcısı olduğunu iddia eden kesimlerin, vesayet rejimini içselleştiren icraatları hayata
geçirmek istemesi, kabul edilebilir bir durum değildir. İçinde bulunduğumuz dönemde,
tüm dünyada olduğu gibi Kıbrıs’ta da sap ile saman iç içe geçirilerek, ideolojik duruşlar
anlamsızlaştırılmaktadır. Her şeye rağmen emek, barış ve demokrasi için bir araya gelmeli ve
Kıbrıslı Türk toplumunun onur mücadelesini çoğaltmalıyız. Bu amaçla Feminist Atölye olarak
1 Mayıs 2014 günü saat 17:30'da Kuğulu Park'ta buluşup, ara bölgede gerçekleştirilecek olan
iki toplumlu eyleme katılacağız. Bu eylem vesilesiyle bir kez daha;
• Evde ve iş yerinde yaşanan emek sömürüsüne,
• Ev işçilerinin güvencesiz iş koşullarına,
• Gece kulüplerinde çalışan kadınların haklarını gasp eden patronların zorbalığına,
• AKP tarafından Kıbrıs'ın kuzeyine empoze edilen "neoliberal ekonomik paketlerin"
yerel hükümet tarafından uygulanması neticesinde yaşanan – yaşanacak olan
özelleştirme uygulamalarına,
• Neoliberal politikalar neticesinde çevreyi talan edip ekolojik dengeyi yerle bir eden
tüm faaliyetlere,
• Devlet bütçesinin denkleştirilmesi bahanesiyle öğrencilerin burslarına uzanan ellere,
• Gayriinsani koşullarda çalıştırılan kişilerin maruz kaldığı işçi cinayetlerine,
• Çocuk işçiliğine göz yuman zihniyete,
• Göçmenlerin ve mültecilerin güvencesiz koşullarda, çok düşük ücretlerle çalıştırılarak
istismar edilmesine,
• Evde, işte, sokakta sürekli maruz kaldığımız erkek şiddetine,
• Kıbrıslı Türk toplumu üzerinden inşa edilen milliyetçi – militarist – muhafazakâr
toplum mühendisliğini içeren politikalara,
• Kıbrıs'ta barışın gerçekleştirilmesinin önüne engel koyan her türlü yaklaşıma,
karşı susmadan haykırmak ve bu düzeni değiştirmek için sokakta olacağız.
































