Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Anlayana YÖK’ten ciddi uyarılar

YÖK son bir ay içinde iki çok önemli karar aldı. Birincisi Türkiye’deki üniversitelerde tıp ve hukuk okumak isteyenler öğrenciler belli bir seviyenin üzerinde olması gerekiyor. Yani tıp fakültesinde okumak isteyenler LYS sınavında ilk 40 bin, hukuk fakültesinde okumak isteyenler de ilk 150 bin öğrenci arasında yer almak zorunda… Tabii ki bu karar KKTC’deki üniversiteleri kapsamıyor.

YÖK geçtiğimiz günlerde aldığı son bir karar ile yurt dışında öğrenim görecek Türkiyeli öğrencilere ciddi uyarılarda bulunuyor. Kabaca uyarılarda şöyle deniyor; “Türkiye dışında bir ülkede tıp, hukuk ve mühendislik alanında üniversitede öğrenim görmek istiyorsanız bile, LYS’ye girip yine 40 bin ve 150 bin barajlarının içerisinde olacaksınız. Ya da gideceğiniz üniversite dünyada ilk 500 üniversite arasında olmak zorunda.” Bu son kararda da KKTC üniversitelerine atıfta bulunulmuyor çünkü Türkiyeli öğrenciler açısından KKTC’deki üniversitelere YGS ve LYS ile girilebiliyor. Yani aslında YÖK, bu anlamda KKTC’yi yabancı ülke olarak saymıyor.
Peki bizi ilgilendiren tarafı ne bunun? Alınan kararın gerekçesini okuduğunuz zaman aslında bir silkinmemiz gerektiğini de anlamış oluruz. YÖK yaptığı açıklamada bu kararın gerekçelerini şöyle açıklıyor: “Son yıllarda yükseköğrenim görmek amacıyla, yakın coğrafyadan başlayarak yurtdışındaki bazı yükseköğretim kurumlarına Türkiye’den yoğun bir öğrenci akışı yaşandığı, bu durumun özellikle kamu sağlığını ve güvenliğini yakından ilgilendiren sağlık bilimleri (tıp doktorluğu, diş hekimliği, eczacılık vb.) hukuk ve mühendislik başta olmak üzere çeşitli alanlarda görüldüğü, söz konusu alanlarda Türkiye’de hiçbir yükseköğretim kurumuna yerleşemeyen, hatta ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavlara bile girmeyen bazı öğrencilerin, “giriş koşulu aramayan” yurtdışındaki bazı üniversitelere rahatlıkla kaydolabilmelerinin kamu vicdanını derinden yaralayan bir hal almıştır. Burada söz konusu olan, bazı ülkelerde, o ülkenin kendi mevzuatı çerçevesinde kurulan ve devam şartı aranmayan üniversitelerden mezun olan ve ülkemizde, “sağlık, yargı ve mühendislik” gibi alanlarda meslek icra edecek öğrencilerin eğitim-öğretimlerinin niteliğidir.”
YÖK’ün belirttiği bu gerekçeleri dikkate almazsak yakın gelecekte bu ve benzeri kararları bizim üniversitelerimizi de kapsayacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın. Eğer bu karar sağlık, yargı ve mühendislik alanlarını icra edecek öğrencilerin eğitim-öğretim niteliğinden bahsediyor ve kamu sağlığı ve güvenliğine vurgu yapıyorsa oturup düşünmekte yarar vardır.
KKTC’deki üniversiteler tıp fakültesine 300 puana, hukuk fakültesine de 260 puana öğrenci alıyor. Geçen yıl İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne 531 puan, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne ise 521 puan alabilen öğrenciler girebildi.
İşte bizi kaygılandırması gereken durum budur. YÖK’ün işaret etmek istediği ve uyardığı da budur. YÖK’ün aldığı son kararlar belki KKTC’yi ilgilendirmiyor gibi görünse de yakın zamanda biz kendi üniversitelerimizin eğitim öğretim niteliğini artırmadığımız, üniversitelerimizi dünya sıralamasında ilk 500’lerin içinde sokamadığımız sürece, YÖK’ün Kıbrıs’taki üniversiteleri için de yeni bir karar üretmesi hiçten bile değildir.
Dolayısı ile biz üniversitelerdeki öğrencilerin nicel artışından çok, nitelikli öğrencileri Kıbrıs’taki üniversitelere nasıl getirebiliriz yarışı içerisinde olmamız gerekir. Yoksa sayın büyükelçi Akça’nın dediği gibi KKTC’deki üniversitelerdeki öğrenci sayısını 110 bine çıkarsak ne olacak? Nitelikten yoksun bu nicel artış hem Türkiye hem de KKTC için sorun yaratacak düzeydedir. Dolayısı ile YÖK’ün aldığı karar yerindedir. YÖK kararları bizi kapsamadan biz kendi evimizin önünü temizleyip gerekli adımları atmak zorundayız. Biz YÖK’ü beklemeden kendimiz için, üniversitelerimizi geleceği için nitelikli eğitim, nitelikli insan için adımlar atmalıyız. Aksi taktirde hiç hoşumuza gitmeyen kararları kucağımızda bulabiliriz.
****
Bugün 8 Mart. Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Tüm emekçi kadınlarımızın sadece bugün değil her gün hatırlanması dileği ile…