Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Önümüz karanlık

SİYASİ ERK ÖNEMLİ FAKTÖR: Genç İş Adamları Derneği üyesi iş insanları ülkede ekonominin kötüye gidişinin ülkede bulunan siyasi erkin atacağı adımlarla düzeleceği görüşünde. “Şu anda önümüzü görebileceğimiz bir tablo ve ışık yok” diye konuşan iş insanları, hükümetten ekonominin canlandırılması için adım atmasını istedi

HAVADİS GENÇ İŞ İNSANLARINI DİNLEDİ: Havadis Gazetesi ile Genç İş Adamları Derneği ülkenin ekonomisini konuşmak amacıyla geçtiğimiz perşembe gecesi bir araya geldi. Genç iş insanları ile Havadis Gazetesi yazarları Kıb-Tek’ten özelleştirmeye, ekonomik protokolden geçicilere birçok konu hakkında görüş alışverişinde bulundular

“TÜM KESİMLER UMUTSUZLUĞA İTİLİYOR”: Genç İş Adamları Derneği Başkanı Arsen Angı, hükümet ortakları arasındaki anlaşmazlıkların sadece iş dünyasını değil ülkede yaşayan vatandaşları da umutsuzluğa ittiğini ifade etti

“VİCADANIM SIZLAMIYOR”: GİAD eski Başkanı Gizem Çeliker, 366 geçici konusunda durdurulmalarından yana olduğunu kaydederek “Benim de vicdanım var birileri işsiz kaldı mı içim sızlar. Ama bu konuda asla vicdanım sızlamıyor. Bu nedenle vicdansız olacaksam, bana vicdansız diyebilirsiniz” dedi

Bertuğ TOPAL
Genç İş Adamları Derneği Başkanı Arsen Angı, hükümetin beş aylık dönemde gerekli adımları ve bilgilendirmeyi yapmamasından dolayı iş dünyasının önünü görmekte zorlandığını belirtti. Angı, hükümetin Türkiye ile imzalanan Ekonomik Protokol’ün uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bile iş dünyasına bilgi vermemesi nedeniyle “Protokolü beğenmeyebiliriz, ama bir yol haritasıdır. Şu anda önümüzü görebileceğimiz bir tablo yok, ışık da yok” diye konuştu.
Havadis Gazetesi ile Genç İş Adamları Derneği ülkenin ekonomisini konuşmak amacıyla geçtiğimiz perşembe gecesi bir araya geldi.
Genç iş insanları ile Havadis Gazetesi yazarları Kıb-Tek’ten özelleştirmeye, ekonomik protokolden geçicilere bir çok konu hakkında görüş alışverişinde bulundular.

“Işık yok”
Genç İş Adamları Derneği Başkanı Arsen Angı, hükümetin göreve gelmesinin üstünden 5 ay geçmesine rağmen Türkiye ile imzalanan ekonomik protokolün uygulanıp uygulanmayacağını bilmediklerini belirtti. Protokol ile ilgili mutabakat zaptının var olduğunu söyleyen Angı, Kıb-Tek ile ilgili noktaların belirli olduğunu diğer noktalar ile ilgili ise muallak ifadeler olduğunu söyledi. Angı, protokolü beğenmeyebiliriz, ama bir yol haritasıdır. Şu anda önümüzü görebileceğimiz bir tablo yok, ışık da yok” diyerek hükümetin iş dünyası için acil kararlar almasının şart olduğunu söyledi. 

“Ortaklar arasındaki anlaşmazlık istikrarsızlığı körükleyecek”
Angı, hükümetin kurulma aşamasından başlayan sürece ve bugüne baktıklarında hükümet ortakları arasında sürekli bir anlaşmazlık gördüklerini ifade ederek bu anlaşmazlıkların istikrarsızlığı körükleyeceğini kaydetti.

“Sadece iş yapanlar için değil, vatandaş açısından da umutsuzluk”
Genç İş Adamları Derneği Başkanı Arsen Angı, hükümet ortakları arasındaki çatışma ve anlaşmazlıkların sadece iş dünyasını değil ülkede yaşayan vatandaşları da umutsuzluğa ittiğini ifade etti. Dövizdeki artışın piyasayı olumsuz etkilediğini belirten Angı, devletin bir tedbir almamasından yakındı.

“Özel sektörde yetişen iyi personeller bir gecede devlete kaçtı”
Angı, UBP kurultayı döneminde 366 kişinin geçici statüde devlete alınması ile ilgili tepkilerini her zaman ortaya koyduklarını belirterek bu tepkileri ileri de götürerek “bizi de işe alın” dediklerini belirtti. Özel sektörde yetişen iyi personellerin bir gecede devlete kaçtığını söyleyen Angı, 366 kişinin tamamının işten durdurulması gerektiğini söyledi. GİAD olarak bu konuda hükümete destek verdiklerini de ifade eden Angı, “CTP bu konuda bir adım geri durdu. Sınav bahanesi ile iş sulandırıldı. Kamu vicdanı bu şekilde rahatlamayacak. Rüşveti alan da veren de suçludur. UBP’yi suçlayıp, 366 kişiye sahip çıkmak hiç vicdanı değildir” dedi.

Çeliker: Siyasete güven duyulmuyor
GİAD eski Başkanı Gizem Çeliker ise siyasetin temsilcilerinde farklı ideolojiler olabileceğini ancak bunu hizmet noktasında birleştirmek gerektiğini vurgu yaparak siyasilerin güven duyulacak bir ortam yaratamadığından yakındı. Ülkeyi yöneten siyasilerde rant olanaklarını oy verenlere aktarma gibi bir düşünce oluştuğunu kaydeden Çeliker, 4 aydır 366 geçicinin durumunun konuşulduğunu söyledi. hükümetin büyük ortağı Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden beklentisini “Ben CTP’den beklerdim ki elini masaya vurduğu gibi adım da atsın” cümleleriyle aktardı.

“Bana vicdansız diyebilirsiniz”
GİAD Eski Başkanı Gizem Çeliker, toplumun genelini düşünen politikalarla adım atılmak yerine, küçük zümresel çıkarların peşinde koşulmaya devam edildiğini belirtti. 366 geçici konusunda ise durdurulmalarından yana olduğunu kaydeden Çeliker, “Benim de vicdanım var birileri işsiz kaldı mı içim sızlar. Ama bu konuda asla vicdanım sızlamıyor. Bu nedenle vicdansız olacaksam, bana vicdansız diyebilirsiniz” dedi.

GİAD üyesi iş insanları ne dedi? 

Ceyhun Tunalı:
“Sürekli aynı şeyleri konuşmaktan herkes usandı. KKTC ölçeğinde, niyet varsa, kısa sürede tüm sorunların aşılabileceğini düşünüyorum. Mesela Kıb-Tek Sağlıklı bir bilançosu olmadığı söyleniyor. Bir türlü toparlanamıyor.”

Halil Artam:
“Kamu maliyesi reel sektörü destekleyici politikalar üretebilmeli. Kıb-Tek, Sosyal Sigortalar gibi temel ekonomik faktörlerin hepsinde sorun var. Bunlar düzeltilebilir. Çıkış stratejileri doğru kurgulanırsa, kaynak bulunabilir. Reel sektörle ilgili protokolde güçlü adım atılmadı. Belediyelerde de batıl bir tablo var. Bunların reform edilmesi zor değil. Yönetişim anlayışı doğru bir şekilde kurgulanarak, yaşayabilir bir ekonomi ortaya çıkabilir. Eğitim ve turizm lokomotif sektör deriz ama bu alanda ne yapıldığına bakmak lazım. Kamu maliyesi güçlü olursa, hepsini planlayabilirsiniz. Süratle kara delikleri kapatarak, ada ülkelerine uygun ekonomik politikalar geliştirilebilir. Türkiye’den kaynak alırız diye yakınmamıza da gerek yoktur. Dışa bağımlılığı azaltmak doğrudur, bunun için adım atmak gerekir.”

Feral Uyumsal:
“Siyasi istikrarı sağlayacak bir yapı kurulamıyor. Kısa ya da uzun vadeli politikaları belirleyen siyasiler sık sık değişiyor. Düşünün ki, milletvekili transferi gibi bir konuda dahi adım atılmıyor. Özel sektörün eli taşın altındadır. Özel sektör almadığı hizmetlerin parasını da misli misli ödüyor. Seçim ve koltuk takıntısı hizmet alınmasını engelliyor. Siyasette sürekli parti değişenler, ülkenin değişimine sürekli engel oluyorlar. Zira partileri değişse de tavırları değişmiyor.”

Ali Vehbi Arıtkan:
“Ekonomiden sorumlu bakan, dövize müdahaleden bahseder. Bu nasıl bir yaklaşım. KKTC başka bir ülkeye ait para birimi ile işlemlerini yürütürken, müdahaleyi nasıl yapacak. Bilmediğimiz bir para bahçesi mi var? Düşünün ki ekonomiyi bu mantalite yönetiyor. Yeni havayolu kurulacağını söylüyor. Yaklaşımlar bizi maalesef umutsuzluğa itiyor. Güney Kıbrıs ve Türkiye bir sıkıntı sürecinden geçiyor. Ciddi ekonomik tedbirler alınıyor. Bizde ciddi bir belirsizlik var. Misyon ve vizyon belirlemeden adım atılmaz. Hükümette bir görev tanımlaması yoktur. Bu nedenle de yerimizde sayarız.”

Yusuf Sofu:
“Yönetenlerin bir noktada basireti bağlanıyor. Oysa niyet olduğu sürece sorunların çözülemeyeceğine inanmıyorum. İstek ve irade olduğu sürece toplumun çözülemeyecek sorunu yoktur. Öyle bir sistem oluştu ki, kimse memnun değil. Memur düzenini eleştiriyoruz ama memur memnun mu? Sorun, kamu çalışanı da içinde bulunduğumuz durumdan memnun değil.”

Cemal Gülercan:
“Siyasetten nefret eder noktaya geldim. Genç bir iş adamıyım. KKTC’nin yönetimine işletmem gibi bakabiliriz. Bu nüfus kadar personeli olan şirketler var. Çok şeyi eleştirebiliriz ama KKTC’de birçok şey toptan yanlıştır. İş yapabilme kapasitemiz yüksektir ve kendimize güveniyoruz. Yeter ki ne istediğimizi bilelim.”

Erkan Ballıkaya:
“Hep siyasileri eleştiririz. Olmadı Türkiye’yi, olmadı AB’yi. Oysa bu sistemi yaratan halkın kendisidir. Halk bu sistemde haksız kazançlarına kendisi sahip çıkıyor. Üstelik kamu kaynağını hak görenler var.  Toplumsal olarak çarpıklıklara kimse karşı çıkmıyor. Örgütlü bir tepki oluşmuyor. Yanlış olanı herkes sadece konuşuyor. Esas yanlışımız hatayı hep dışarıda aramamızdır. Biz iyiyiz ama siyasetçi kötü, Türkiye kötü, AB kötü, Rum kötü. Değişime kendimizden başlamadığımız sürece halk bu sıkıntıları yaşamaya devam edecek.”

Uğur Ergün:
“Bu ülkenin yapısı, yanlışları doğru yapabiliyor. Haksızlığı hak görenler var. Toplum olarak bakacak olursak, genelde bilgi sahibi olmadan hepimiz fikir sahibidir. Bilmediğimiz konularda dahi kavga edebiliriz. Bu tabloda üretmek ve bunu faaliyete geçirmek zordur. Annan Planı sürecinde bir umut vardı. AB mesela. Oysa şu anda bir umut da yok. Biz uluslararası ilişkilerde de başarılı olamadık. Kaderci bir yapıya girdik. Ekonomik olarak atılacak çok adım var.”

Gizem Kaşer:
“Ekonomik konularla ilgili ciddi programlara ihtiyacımız var. Bu yolla acil çözüm bekleyen sorunlara müdahale edilir. Bu noktada aktif olması gereken milletvekilleridir. Bu nedenle parlamento sorumludur. Eğer çözüm üretme makamı parlamento değilse, o zaman parlamentoda bulunanlar makam için oradadır. Halkın ciddi hizmet beklentisi vardır. Hizmet alanları da halka anlatılmalı. Geçici Siber hükümeti döneminde şeffaf bir devlet yönetimi gördük. İyiyi de kötüyü de topluma anlatmak gerekmektedir.”

Buğçe Hacıali:
“Gıda konusu son dönemde çok tartışılıyor, denetim ciddi olmalı ve sektörlerin bütünü zan altında bırakılmamalı. İyi yöneticilerin kamunun önemli noktalarında ekonomik akla uygun yönetim yapabilmesi gerekiyor. İşletme mantığı ile baktığınız zaman, devletin geliri ve giderleri vardır. Burada ekonomik akılla denge kurulması gerekmektedir. Kamuda ya da özelde, herkes işinin layığı ile yapabilmelidir.”