Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne çeken be Cihangir!

Cihangir’in bu seneki kadar kötü futbol oynadığı, oluşturulan kadronun bu kadar etkisiz, isteksiz ve motivasyonsuz olduğunu hatırlamam.
Kendi sahaların ve seyircileri önünde bu sezon ilk maçlarını oynadılar. Yeni transfer edilenlerden; Nazım’ın formasını giydiği takım taraftarlarından hiç bu kadar laf işittiğini duymamıştım. Mete ilk devre tel tel döküldü. Topla buluşmamak, buluştuğu topları da ezmekten başka bir şey yapmadı. İkinci devre biraz düzeldi. Celal’in oyunda olduğunu 70’inci dakika oyundan çıkarken fark ettim. Fırat Kasım ve Ali Küçükoğlu yeni transfer edilen ancak yedek kulübesinden oyuna girip top kontrolü yapmakta zorlanan oyuncular idi.
Parasızlıktan mı, oyuncu kıtlığından mı bilemem ama Mehmet Ali Özgürgün’ün bu sezon fıtık olmamasını temenni ederim. Bu oyuncular bence Cihangir’de oynayabilecek kalitede değil. Cihangir’in 2-0 mağlup durumda 3-2 galip gelinmesi kimseyi yanıltmasın. Cihangir iyi futbol oynamıyor, mücadele etmiyor, yardımlaşmıyor, oyuncuların saha içerisindeki konuşmaları çok arkadaşça değil.
Fırat’ın geçen hafta da sol kanatta oynatıldığını öğrendim. Ben bu hafta gördüm. Ve bence orda da kalmalı. Mete sağ kanadın ilerisinde olduğu için Gabira savunmadan hiç çıkmadı. Sol gerideki Mikail en kötü maçını oynadı. Ama benim son 4 senedir 26 haftalık maratonlarda her yıl en az 10 maçını izlediğim Cihangir’den öğrendiğim bir şey varsa, Cihangir’i ayakta tutacak olan yine Cihangir’den yetişen oyuncular olacağıdır. Dün de Fırat Ersalan, savunmadan hiç çıkmamasına rağmen Gabira ve oyuna sonradan giren Sezer ile yabancılar dışındakiler dişe diş, kora kor mücadele etmediler.
Görülen oydu ve Cihangir’in karşısında dün 2-0 öne geçip ikinci devre savunmasına çekilen Hamitköy olmasa veya Hamitköy’de oyuna sonradan giren oyuncular takımlarına köstek değil de destek olacak kapasitede olsa skor 3-2 Cihangir üstünlüğünde tamamlanmaz, Cihangir gol bile atamayabilirdi.