Güney Kıbrıs’ta haftalık yayımlanan Kathimerini gazetesine söyleşi veren Denktaş, çözüm arayışında en iyi metodun ekonomi olacağı görüşünü beyan ederek, iki toplumdaki müteşebbis unsurların işbirliği yapmasıyla, Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerine ivme kazandırılabileceğini kaydetti.
Müzakerelerin olumlu bir şekilde sonuçlanmayacağına inandığını belirten Denktaş, Kıbrıs sorununun 1963 yılında baş gösterdiğini ve bugün, 2014 yılında, 1963’teki koşullar zemininde Kıbrıs sorununa çözüm bulunmaya çalışıldığını söyledi.
Denktaş, 1960 yılında ve bugün olduğu gibi, dış güçlerin baskısıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’nin oluştuğunu ve bu cumhuriyetin, ancak 3 yıl yaşayabileceğini ifade ederek, şu anda çözüm için uygun koşulların bulunmadığının altını çizdi.
Denktaş “Madem ki yabancı güçler çözümü empoze etme kararını verdi, Kıbrıs sorununun çözümünde yeni bir plan yaratılacak. Yabancı güçlerin bu planı, her iki toplumda yapılacak yeni referandumlarla dayatmaya çalışması olasıdır. Böyle bir plan başarıya ulaşabilir mi? Şu anda bu soruyu yanıtlayacak bir pozisyonda değiliz” dedi.
Çözümle ilgili planın uygulanabilirliği konusunda problemlerle karşı karşıya kalınacağını kaydeden Denktaş, Güç Paylaşımı düzeyinde uzlaşıya varmanın mümkün olamayacağını ifade etti.
Denktaş, iki oluşturucu devlet ilkesine ihtiyatlı yaklaştıklarını, kendisinin Annan Planı’nın içeriğini gayet iyi bildiğini ve çözüm için başka bir metot izlenmesi gerektiğini belirtti.
İzlenecek metodun, ekonomiye dayalı olması gerektiğini kaydeden Denktaş, iki toplumun, 75 milyon’luk nüfusu bulunan Türk piyasasından birbirini tanımadan faydalanamayacağını ve bu doğrultuda, iki toplumdaki işadamları arasında işbirliği yapılması yolunun açılması gerektiğinin altını çizdi. Denktaş, işadamlarının elde edeceği ortak kazancın, siyasetteki ortamı değiştirebileceğini söyledi.
Çözümün halk tarafından kabul edilmesinin kolay bir mesele olmadığına da işaret eden Denktaş, her iki tarafın da çözümden yana olduğunu, ancak çözümü farklı şekilde yorumladıklarını belirtti.
Denktaş ayrıca, çözüm olsa da toplumların, çözüm anlaşmasının bazı boyutlarında anlaşmamaya devam edeceklerini kaydetti.
Denktaş, Kıbrıslı Türklerin ne Türkiye’ye, ne de sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne entegre olmayı istemediğini ifade etti.
Çözüm sürecindeki müdahil tarafların, Kıbrıs sorununu, petrol ve doğalgazdan pay alabilmek için çözmeyi istediğini kaydeden Denktaş, bu tutumun yanlış bir tutum olduğunu ve doğalgaz ile petrol bulunmasından, çözüm sürecine dinamik kazandırmak maksatlı faydalanılması gerektiğini söyledi.
Denktaş, Ankara’nın Kıbrıs Rum tarafının eylemlerine yanıt veremediğini de belirtirken, Türk dış politikasının bu noktada boşluklar içerdiğine işaret etti.
Denktaş ayrıca, Kıbrıs’taki Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum devletinin, adayı uluslar arası arenada temsil edecek bir federasyon oluşturma imkanı bulunduğunu kaydetti.
































