ONLAR DA KADIN: Dilber Serkanlar ve Hatice Törer… Dünyadaki binlerce çilekeş kadından ikisi. Yıllardır gözlerinden yaş dinmiyor. Onlar bugünü ne çiçek alarak kutluyor ne de kendileri için lüks restoranlarda rezerve edilen organizasyonlara hazırlanıyor. Hatice Törer bugün de yatalak çocuğunun altını temizleyip, yemeğini yedirecek. Dilber Serkanlar, yine elleri semaya açık şehit eşi için bir mezar dileyecek
ACILARIN EN BÜYÜĞÜNÜ YAŞADI: Dilber Serkanlar, üç buçuk aylık bebeği kollarında can verdi. Aynı anda eşinin acı haberini alan Dilber Serkanlar, biri 2 diğeri 6 yaşında iki çocukla hayatta bir başına kaldı. O artık şehit eşiydi. Gözyaşlarını kendi içine akıttı, evlatlarını ağlatmadı. Kadere direndi ve kazandı. Evlatlarını tek başına büyüttü, okuttu, yuva sahibi yaptı. Şimdi 4 torun sahibi
ÖMRÜNÜ EVLADINA ADADI: Hatice Törer, 6 yıl önce yüreğine evlat ateşi düştü. Üç evladından biri olan İbrahim Törer, 21 yaşında yatağa düştü. İbrahim, konuşmuyor, yürüyemiyor, tepki veremiyor, burnundan midesine giden hortum ile besleniyor. Anne Hatice Törer, bir yandan çalışıp evinin geçimine katkıda bulunuyor bir yandan da 27 yaşındaki yatalak evladına bebekler gibi bakıyor

Bugün “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”… Gün tüm dünyada kutlanıyor. Bugün dünyada belki binlerce kadın, çiçeklerle güne uyandı ve gün onlar için sürprizlerle devam edecek.
Her yıl olduğu gibi bugün de onlarca kadın, kadın olmayı, bu gece lüks restoranda kendisi için düzenlenen akşam yemeğinde kutlayacak. Onlarcasının gönlü süslü laflarla alınacak, mutluluklarının ışığı gözbebeklerine yerleşecek.
Kadınlığını unutup, kaderlerine mahkum milyarlarca kadın ise bugün de göz yaşı dökecek.
İşte o kadınlardan ikisi… Dilber Serkanlar ve Hatice Törer. Yılın kadını olmaya aday iki hikayenin baş kahramanları. Dünyadaki binlerce çilekeş kadından ikisi.
İkisinin de yıllardır gözlerinden yaş dinmiyor. Onlar bugünü ne çiçek alarak kutluyor ne de kendileri için lüks restoranlarda rezerve edilen organizasyonlara hazırlanıyor. Onlar bugünü her gün gibi geçirecek.
Hatice Törer bugün de yatalak çocuğunun altını temizleyip, yemeğini yedirecek. 27 yaşında hayattan kopan canının yarısı için dua edecek.
Dilber Serkanlar, 40 yıldır yaptığı gibi bugün yine evlatları ağlamasın diye gözyaşlarını yüreğine akıtacak, elleri semaya açık şehit eşi için bir mezar dileyecek.
Kadınlığını 6 yıl önce unuttu
Haspolat’ta ikamet eden üç çocuk annesi Hatice Törer, 6 yıl önce yaşanan talihsiz bir olay sonucu kadın olmayı bıraktı, kendini evladına adadı.
Haspolat’ta 6 yıl önce kavga esnasında boğazı sıkılan ve beynine kan gitmeyerek bitkisel hayata giren İbrahim Törer, halen bitkisel hayatta.
İbrahim, konuşmuyor, yürüyemiyor, tepki veremiyor. Sağından soluna bile dönemeyen 27 yaşındaki genç yıllardır burnundan midesine inen hortum aracılığı ile besleniyor.
Anne Hatice Törer ise bir yandan el kapılarında çalışıp evinin geçimine katkıda bulunurken bir yandan da 27 yaşındaki yatalak evladına bakıyor.
Oğluna bebekler gibi bakan anne Hatice Törer, 6 yıldır gülmüyor. Yıllardır bir umut evladının yeniden ayağa kalkmasını bekleyen çaresiz anne, 6 yıldır çilesinin dolmasını bekliyor.
“Sadece anneyim”
Hatice Törer, evladının ateşi içinden düştüğünden bu yana kadınlığını unuttuğunu söyledi. “Ben sadece anneyim” diyen Törer, duygularını Havadis okurları ile paylaştı.
Hatice Törer, “Üç evladımdan en küçüğü İbrahimim. Askerden geleli bir yıl olmuştu. Bir akşam arkadaşları ile görüşmek için dışarı çıktı, o akşam hayat ışığını sokakta bıraktı. Çıkan bir kavgada yaralandı, günlerce komada yattı. Bugün yarın iyi olacak derken 6 yıl geçti, evladım ayağa kalkmadı. Ben anneyim. Ne bakımından gocunurum ne durumundan yüz dökerim. Sadece yanarım, için için yanarım. Her gün şükrediyorum. Kadınlığımı unutturan bu acı anneliğimi de benden almadı diye. Yavrum en azından toprağın üzerinde. Her gün kokusunu alıp, öpüyorum. Ben onun kokusu ile yaşıyorum. Ben kadınlıktan emekli olalı yıl oldu ama halen kadınlığı ile yaşayan tüm kadınların günü kutlu olsun” diye konuştu.
//////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Evladı kollarında öldü, eşini şehit verdi
Taşkent’te ikamet eden Dilber Serkanlar, bir kadının hayatında yaşayabileceği en büyük iki acıyı aynı anda yaşadı. Henüz üç buçuk aylık bebeğini hastane odasında kollarında kaybeden Dilber Serkanlar, aynı dakikalarda Taşkent katliamını haber aldı.
Taşkent’te şehit edilen biri de Dilber Serkanların eşiydi. Ali Rıza Ahmet. 27 yaşında evlat acısı ile dağlanan Dilber nene aynı zamanda artık şehit eşiydi. O dakika gözyaşlarını sildi ve biri 2 diğeri 6 yaşındaki diğer iki evladına sarılıp hayatın üzerine üzerine yürüdü.
Dilber nene, her gece çocuklarını yatırdıktan sonra yatağına geçti, sessizce, için için ağladı. Çok sefalet çekti, yıprandı ama evlatları için ayakta kaldı. Kadere direndi ve kazandı.
Devletten aldığı maaş ile çocuklarının ihtiyaçlarını gören Dilber Serkanlar, yaptığı el emeği göz nuru Lefkara işlerinin satışından elde ettiği kazançla da evinin geçimini sağladı.
Dilber nene, yıllarca hem ana hem baba oldu. Evlatlarını tek başına büyüttü, okuttu, yuva sahibi yaptı. Şimdi ise 4 torun sahibi.
Tek dileği eşine bir mezar
Yaşadıklarını Havadis’e anlatan şehit eşi Dilber Serkanlar, “Çok acılar çektim ama geçirdim. Şimdi hayattan bir alacağım kaldı. O da şehit eşime bir mezar. Hayattaki tek dileğim bu. Bir an önce Taşkent Şehitlik Abidesi’nin tamamlanıp, şehitlerimizin mezarlarına defnedilmesini istiyorum. Yeterince Ali Rıza’sız kaldım. Artık yanımda ve sağ olmasa da mezarda da olsa karşımda olsun istiyorum” dedi.
Dilber nene, tüm kadınların “Dünya Kadınlar Günü”nü de kutlamayı unutmadı.
































