Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

İnönü Belediyesi’nde işler karıştı

Büro, Banka, Ticaret Çalışanları Sendikası’nda (Büro-İş) örgütlü İnönü Belediyesi çalışanları, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarının düzenli yapılmadığı ve toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının verilmediği gerekçesiyle dün 08.00-12.00 saatleri arasında uyarı grevi yaptı.

Büro-İş Başkanı Hüseyin Akyön, basına yaptığı açıklamada, çalışanların toplu iş sözleşmesi kapsamında yer alan 2013 yılına ait doğum, evlilik, çocuk ve kirlilik yardımlarını almadıklarını ve 2010 yılından beri Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primlerinin düzenli yatırılmadığını söyledi.
Akyön, İnönü Belediyesi Başkanı Ali Öncü’nün çalışanların 2013 yılına ilişkin haklarını ocak ayından itibaren 4 taksitte ödeme sözü verdiğini ancak, şubat ayının ortasına gelinmesine karşın henüz ödeme yapılmadığını dile getirdi.
İnönü Belediyesi Başkanı Ali Öncü ise açıklamasında, “Ya güncel yatırımları yapacağım ya geriye dönükleri ödeyeceğim. Halen daha 2010 yılından önce alınan 250 bin sterlinlik borcu ödemekteyiz ancak bu borç 2014 yılının ekim ayının sonunda bitecek” dedi.

Akyön: Şok eylemler gündeme gelebilir
Hüseyin Akyön, İnönü Belediyesi Başkanı Ali Öncü’nün sözünü yerine getirmemesi nedeniyle ilk tepki olarak 4 saatlik uyarı grevi yapıldığını belirtti, “İlgili bakanlıktan ya da belediye başkanından yana sorunun çözümüne ilişkin herhangi bir girişim olmazsa şok eylemlerin gündeme gelecektir” dedi.
Akyön, İnönü Belediye Başkanı Ali Öncü’yü sağduyuya davet ederek, çalışanların hak edişlerini ödemesini talep etti.
Hüseyin Akyön, İnönü Belediyesi’nde dün gerçekleştirilen 4 saatlik greve 29 çalışanın tamamının katıldığını sözlerine ekledi.

“Bayrağına bile saygısı yok”
Hüseyin Akyön, Havadis’e yaptığı açıklamada  İnönü meydanındaki büstün bayraklarına işaret ederek, “Belediyenin hemen önündeki yırtık bayraklar bile tek başına aslında İnönü Belediyesi’nin durumunu ortaya koyuyor” dedi.
Akyön, “Bayrağına saygısı olmayan bir belediye başkanının çalışana nasıl saygısı olsun” diye konuştu.

“Mazeret başarının yerini tutmaz”
Büro-İş Başkanı Hüseyin Akyön, İnönü Belediyesi Başkanının açıkça sözünü tutmadığı ve bunun için çeşitli mazeretlerin arkasına gizlendiğini öne sürdü.
Akyön, “O veya bu, önemli olan sonuçtur ve Sayın Belediye Başkanının şunu bilmesini isterim ki, hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz” dedi.

Öncü: Halen daha geriye dönükleri ödüyorum
İnönü Belediyesi Başkanı Ali Öncü, çalışanların grevi ile ilgili Havadis’e şunları söyledi: “Çalışanlar, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımları düzensiz olduğundan ve toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının verilmediği gerekçesiyle greve gitti. Ancak durum şu ki, ben bugün hala geriye dönük borçları ödüyorum bu borç da 2014 yılının 10’uncu ayının sonunda bitecek. Benden önceki belediye başkanı bankadan 5 yıllığına yüzde 10 faiz ile 250 bin Sterlin kredi almış, 2010 yılının 3’üncü ayına kadar yatırımları yapmış. Ben ise 2010 yılının 7’nci ayında göreve geldim ve halen o 250 bin sterlin olan o borcu ödüyorum. Öte yandan bir önceki başkan, devletten avans almak yasak olmasına rağmen çok yüklü miktarda avans almış. Ben şimdi ya borçları ödeyeceğim ya da güncel yatırımları yapacağım.”

Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi?

Hayrettin Gök:
Sorun belediyenin boyunu aştı

“2010 yılından beri Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primlerimiz yatırılmıyor. Ama her ay bu primler maaşlarımızdan düzenli olarak kesiliyor. Bizi, Kaymakamlıktan dar gelirli kartı almaya zorluyorlar onu da öyle basitçe alamıyoruz. Kent belediyeler bu işin kaymağını götürüyor, kırsal belediyelerde ise hep aynı sorunlar var. Bence belediyeler kadar hükümette suçludur. Önerim bu yatırımlar belediyelerin bütçesine aktarılmasın, hükümet direkt kendi eli ile primleri kurumlara aktarsın. Sorun belediyeyi aştı, hükümet sorunu haline geldi.”

Ahmet Tekgöz:
Suçsuz yere mağdur oluyorum

“Eşimin gözleri rahatsız, görme bozukluğu var. Sosyal Sigorta primlerim ödenmediğinden hastaneden ücretsiz sağlık hizmeti alamıyoruz. Maaşımın büyük kısmı eşimin tedavi masraflarına gidiyor. Belediye Başkanına durumumu bizzat defalarca anlattım fakat hiçbir çözüm bulunamadı. Suçsuz yere mağdur oluyorum.”

Fehmi Babutsalı:
Mağdurum

“Okula giden 3 tane küçük çocuğum var. Devlet hastanesinden ücretsiz hizmet alamıyorum. Özel hastaneye maddiyatım yetmez. Aldığım maaş zaten çok düşük. Hayat pahalılığı ortada. Bugün 1 litre süt bile 3 TL. Hemen hepimizin borçları var. Ekstra iş yapsak onun da garantisi yok. Halimiz perişan. Hükümet soruna bir an önce el atmalıdır.”

Süleyman Özyürekliler:
Sorun şimdi çözümlenmeli ileride çok zor

“2000 yılından bu yana İnönü Belediyesi’nde sözleşmeli işçi olarak çalışıyorum. En önemli sorunumuz Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primlerimizin yatırılmamasıdır. Maaş baremlerimiz ise aynı duruyor, hepimiz neredeyse aynı maaşı alıyoruz. Maaşlar arasında en fazla belki, 30-40 TL fark ediyor. Çalışma saatlerimiz ise çok düzensiz. Fazlası ile çalışıyoruz ama hakkımızı alamıyoruz. Artık bıçak kemiğe dayandı. Dört yıldır başkanın sosyal haklarımızı vermesini bekliyoruz.”

Mustafa Şener:
Haklarımızı istiyoruz

“2010 yılından bugüne kadar olan süreçte hiçbir özlük hakkımızı alamadık. Maaşlarımızı bile zor alıyoruz. Sosyal Sigorta primlerimiz yatırılmadığından devlet hastanelerinden ücretsiz sağlık hizmeti alamıyoruz. Özele gidecek paramız yok. Kaymakamlıktan dar gelirli kartı aldık fakat o kartları da hastane kabul etmiyor bize ‘siz sigortalısınız’ bu kart geçerli değil diyor. Mağduruz ve bir an önce sorunun çözülmesini istiyoruz. Amacımız ortalığı aya kaldırmak, sorun yaratmak değil. Biz sadece haklarımız istiyoruz.”

Murat Güner:
Hükümet soruna el atmalı

“Devlet hastanesinden ücretsiz sağlık hizmeti alamıyoruz. Mecburen aldığımız hizmet karşılığında para ödüyoruz. Ben ayrıca dozer kullanıyorum ben ve kamyon, dozer ve benzeri araçları kullanan diğer çalışanlara toplu iş sözleşmesine göre yılda bir kez risk parası ödenmesi gerekiyor ancak bizler 2010 yılından bu yana bu paraları da alamıyoruz. Ek mesai yapıyoruz. Ek mesai sorduğumuzda ‘Bu sizin işiniz. İşinizi yaptınız’ şeklinde cevap alıyoruz. Hükümet soruna el atmalı ve sorunu bir an önce çözmelidir.”