Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Devlet Ulukışla’ya uğramıyor

İKİ AY GEÇTİ: Ulukışla’yı sular altında bırakan sağanak ve dolunun üzerinden üç ay geçti. Köy halkı hala yaralarının sarılması için devletin el uzatmasını bekliyor. Felaketin ilk günlerinde bölgeyi ziyaret eden devlet yetkililerinin söylediklerini anımsatan köylüler ver yansın ediyor

KAPIMIZA GELMESİNLER: Baskına neden olan derenin de halen daha ıslah edilmediğine vurgu yapan vatandaşlar olası bir yağışın benzer manzaralara neden olacağı uyarısını da yineledi. Yaklaşan yerel seçimleri anımsatan Ulukışlalılar “Zor günümüzde yanımızda olmayanlar kapımıza gelmesin” diyerek siyasileri uyardı

Havadis, Ulukışla’da aralık ayında sel felaketine maruz kalan vatandaşları ziyaret etti. Felaketin üzerinden iki ay geçmesine rağmen yaralarının halen sarılmadığını söyleyen vatandaşlar, devlet yetkililerine veryansın etti.
Sel baskınına neden olan derenin de halen daha ıslah edilmediğine vurgu yapan vatandaşlar, Haziran ayında yapılacak yerel yönetim organları seçimine de dikkat çekerek, “Zor günümüzde yanımızda olmayan yetkililer, seçim zamanı da kapımıza gelmesin” dedi.
Havadis, aracılığı ile basın kuruluşlarına da çağrıda bulunan sel mağdurları, “Tüm medya kuruluşlarını köye davet ediyoruz. Gelsinler, yaşadıklarımıza tanık olup, sıkıntılarımızı gündeme getirsinler. Basın bizi unutmasın” diye konuştu.

Hürü Göksu: Çıkardığımız gibi indirmesini de biliriz
Ulukışla sel baskınında evinin mutfak tavanın çökmesi ile büyük zarar gören Hürü Göksu, devlet yetkililerine ilgisiz oldukları gerekçesi ile sert tepki gösterdi.
Hürü Göksu, şöyle dedi: “Devletin sel mağdurlarını tazmin edeceğinden yana hiçbir umudumuz yok. Sanırım sel mağdurlarını tazmin etmeye yönelik bir şeyler yapmak için halkın ayaklanmasını bekliyorlar. İlla isyan edip, eylemler mi yapalım. Ardı önü 13 haneyiz. Devlet bu kadarcık insanın mağduriyetini gideremeyecek kadar zor durumda mı. Öyleyse söylesinler de biz aramızda birlik olalım da devlete yardım edelim. Bu kadar da umursuzluk olmaz. Onları biz makamlarına ulaştırdık. Ama unutmasınlar ki çıkardığımız gibi bulundukları yerden indirmesini de biliriz.”

Dilek Özata: Elin eline bakar oldum
Aralık ayında Ulukışla’da meydana gelen sel baskınında evini ve arabasını su basan Dilek Özata, yaşadığı sıkıntıları anlattı.
Dilek Özata, “Evime giren yağmur suyu ve çamur, tüm mobilyalarıma, halılarıma ve bazı elektronik eşyalarıma ciddi zarar verdi. Birçok eşyamı çöpe atmak zorunda kaldım. Çamaşır makinem halen daha çalışmıyor, evim rutubet içerisinde. Arabam da selden büyük zarar gördü. O günden bugüne çalışmıyor. Üstelik de kullanamadığım arabamın halen daha taksitlerini ödüyorum. Çocuklarım hasta oluyor, arabam çalışmadığından doktora gitmek için başkalarına muhtaç oluyorum. Geçenlerde çocuğuma ilaç gerekirdi, Ulukışla’da Serdarlı’ya yürüyerek ilaç almaya gittim. Maddi manevi zordayız” diye konuştu.
Sel felaketinin üzerinden 2 ay geçmesine karşın mağdurların tazmin edilmesi konusunda herhangi bir adım atılmadığını kaydeden Dilek Özata, yetkililere sitemde bulundu.
Özata, “Seçim zamanları kapımıza gelenler zor günümüzde neredeler” diyerek sitem etti. Dilek Özata, zararlarının daha fazla zaman kaybedilmeden tazmin edilmesini istedi.

Nazmiye Çağlar: Devletten umudum yok
Ulukışla’da sel felaketinden zarar gören Nazmiye Çağlar ise mağdurların tazmin edileceği konusunda hiç umudunun olmadığını dile getirdi. Daha önce de evinin ve mandırasının yandığını ancak tazmin edilmediğini söyleyen Çağlar, “Evim, mandıram yandı tazmin edilmedim, sel tazminlerinin yapılacağına da inancım yok” dedi.
Nazmiye Çağlar, “Aralık ayında yağan yağmur ve doluda evim ve evimin arkasında bulunan alüminyum dükkanımız tamamen hasar gördü. Su baskınında işyerimizdeki makineler ve evimdeki çok sayıda eşya, dolaplarım sular içinde kaldı, binlerce liralık camlarımız kırıldı, ıslanan eşyalarımız kullanılmaz hale geldi. Ayrıca arabam ve içerisinde satışa sunduğum, muhtelif çok sayıda eşyam da su içinde kaldı. Eşyaların tümü çöplük oldu, arabam bozuldu” diye konuştu.
Devlet yetkililerine de sitem de bulunan Nazmiye Çağlar, “Seçim zamanı hepsi oy için kapımıza gelir ama dar günümüzde hiç birini yanımızda görmeyiz. Felaketten sonra 3 gün köye geldiler, hasar tespiti yaptılar, bir daha da ne aradılar ne de sordular. Bu bir doğal afettir ve devlet mağdurları tazmin etmelidir. Ama bizim devletimiz bizleri unuttu” dedi.

Nuray Gümüşsoy: Devlet bizi unuttu
Sel mağduru Nuray Gümüşsoy da benzer şikayetlerde bulundu. Sel felaketinde tüm eşyalarının ıslanarak zarar gördüğünü söyleyen Gümüşsoy, şöyle konuştu: “Dolaplarım ıslandı, şişti. Duvarlarım sapsarı, rutubet oldu. Evimin birçok eşyası kullanılmaz hale geldi. Yeni bazalı yatak almıştım o da tamamen su içerisinde kaldı. Selde 3 tane de küçükbaş hayvanım boğularak telef oldu. Yetkililer felaketin ardından üç gün boyunca köye gelip gitti. Her gelen teselli verdi, vaade bulundu. Ancak sonrasında ne gelen oldu ne de giden. Devlet bizi unuttu. Bizim de ümitlerimiz tükendi.”
Basın kuruluşlarına da sitemde bulunan Nuray Gümüşsoy, “Devletimiz gibi basın da Ulukışla sel mağdurlarını unuttu. Buradan basına çağrımız, konuyu gündemden düşürmemeleridir. Belki basın üzerine giderse devlette bizi hatırlar” dedi.

Deniz Özata: 13 hane sel mağduru
Ulukışla’da aralık ayında etkili olan sağanak ve dolu yağışından olumsuz etkilenen Deniz Özata ise halen daha evinin mutfak ve yatak odası dışında diğer kısımlarını kullanamadığını söyledi. Sel baskınında evinin tüm odalarına su girdiğini ve tüm eşyalarının su içerisinde kaldığını kaydeden Deniz Özata, “Devlet bizi unuttu. Ulukışla’da mağduriyeti giderilmemiş vaziyette olan hala 13 hane var. Bir şey yapacaklarsa bir an önce yapsınlar artık” diye konuştu.

Emine Çağlayan: Canımızı zor kurtardık
Ulukışlalı sel mağduru Emine Çağlayan, yaşadığı sıkıntıları Havadis’e anlattı. Çağlayan, “Sel baskınında evim adeta sular altında kaldı. Çok zor günler yaşadık. Tüm eşyalarım zarar gördü. Dolaplarım ıslandı sonrasında tahtaları şişti, birçok eşyamı sel aldı götürdü, yerinde duran da kullanılmaz hale geldi. Evimin bahçe duvarı bile yıkıldı. Kısacası mısmıl bir eşyam kalmadı. Canımızı zor kurtardık. Yetkililer gelip, hasar tespiti yaptılar ama bir daha da bizi arayıp soran olmadı. Artık mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Zilfi Karatosun: Devletten medet umuyorum
Ulukışla sel baskınında evi zarar gören Zilfi Karatosun isimli yaşlı kadın ise yaşananları gözleri dolu dolu anlattı. Sel sonrası evinin duvarları ve tavanının sıvasının düştüğünü söyleyen Zilfi nene, rutubetten sürekli hasta olduğunu söyledi.
Zilfi Karatosun, “Ben yaşlı, tek başıma yaşayan bir kadınım. Devlet benim elimden tutmayacaksa kim tutacak. Ömrümün geri kalanını da rutubetli bir evde geçirip, hasta bir şekilde yaşamak istemiyorum. Evimin sel sonrası zarar gören yerlerinin onarılmasını istiyorum” diye konuştu.

Cemile Payas: Devlet halkını unuttu
Ulukışla sel mağdurlarından Cemile Payas da selden nasibini alanlardan. Cemile Payas, evine ve arabalarına giren çamurla karışık yağmur nedeni ile büyük zarar gördüğünü anlattı.
Cemile Payas, “Evimde birçok eşyam kullanılmaz hale geldi. Halen daha birçoğunu kullanamıyoruz. Arabamız ise halen daha çalışmıyor. Eşim arabayı tamirciye götürdü, tamirci 12 bin TL para istedi, ödeyemedik. Sel baskınından köyde toplam 13 ev ciddi şekilde zarar gördü. Hepimizin de benzer sıkıntıları var. Devlet ise halkını unuttu” diye konuştu.

***

Arık: Şovlarını yaptılar, kaçtılar
Ulukışla Muhtarı Ramazan Arık, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak, sel baskınından zarar gören 13 hanenin bir an önce tazmin edilmesini istedi.
Ramazan Arık, sel baskını olayının üzerinden iki ay geçmesine rağmen yaraların sarılmadığını belirtti, bu durumun halkı devlete karşı olumsuz düşüncelere sevk ettiğini kaydetti.
Arık, “Benim de geçen süreç içerisinde sel mağdurlarının tazmin edileceği hususunda inancım azaldı. Felaketten sonra iki üç gün devlet yetkililerinin birçoğu geldi, insanlara geçmiş olsun dileklerinde bulundu, hasar tespiti yapıldı, tazmin edilecekleri söyledi. Ancak bir daha da arayıp soran olmadı. Kısacası yetkililer birkaç gün geldi şovunu yaptı ve kaçtı. Sel mağdurları çok kızgın ve kırgın” dedi.

Ulukışla sel baskınında evlerin yanı sıra birçok araç da su içinde kalarak zarar gördü. Halen daha taksitleri ödenen o araçların hiçbiri bugün hala daha çalışmıyor