Gürsel KARAGÖZLÜ
Rum yazar Panicos Neocleous’ın kaleme aldığı “Tarihe Işık Tutan Anılar” isimli kitabı okuyan Fethi Akıncı Marateftis’in anlattığı anısından, savaşta vurulan Marateftis’i kendisinin vurduğunu açıklamıştı. Panicos’un girişimleri ile 6 Ağustos 2009 tarihinde, ilk buluşmalarını Rum tarafında Uzun Yol denilen Ledra Caddesi’nde bir kafede gerçekleştiren ikili anılarında zorunlu koşullar altında birbirlerine ateş açtıklarını ve Marateftis’in başından yaraladığını anlattılar. Fethi Akıncı, savaşların olmaması ve barışın olması için iki zeytin fidanını Marateftis’e vererek, barış adına ve gelecek nesillere örnek olması adına bu iki zeytin fidanının korunarak yetiştirilmesi temennisinde bulundu.
Barış mesajı verdiler
Akıncı ve Marateftis birçok kez buluştular ve Kıbrıs’ta barış için mesajlar verdi. Akıncı ve Marateftis halen bu buluşmalarını ve barış için mesajlarını vermeye devam ediyor.
Akıncı, Marateftis ve Panicos Neocleous geçtiğimiz gün Metehan Kara Giriş Kapısı’nda buluştuktan sonra, 1974’te Cengizköy’deki savaşın yaşandığı bölgeyi ziyaret etti. Ardından Akıncı’nın Lefke’deki bir arkadaşının portakal bahçesinde portakal topladılar. Akıncı ile Marateftis topladıkları portakalları birbirlerine atışarak şakalaştılar ve esprili bir şekilde birbirimize mermi atacağımıza portakal atışalım dediler.
Hep beraber gezdiler
Anılarını anlatan Marateftis, Akıncı ailesi ile birlikte konvoy halinde Lefke’ye hareket ederek, 21 Temmuz sabahının ilk ışıkları ile birlikte başlayıp yaklaşık 10 saat süren savaşın yer aldığı Cengizköy yakınındaki Topel Tepe önlerine gitmişler ve orada Ioannis Marateftis, Lefke’ye sızma hareketinin gerçekleştirildiği bölgeyi göstermiş. Sızma hareketinden sonra savaşılan yerleri işaret ederek vurulmasını, Cengizköy’e geri çekilmesini ve diğer başka yaralılarla birlikte, hastaneye aktarılmasını anlatmıştı.
“Adanın birleşmesini istiyoruz”
Akıncı, Marateftis ve Panicos yaptıkları ortak açıklamada, “1958’lerden itibaren Kıbrıs’ta istenmeyen olaylar oldu. Bu olaylardan dolayı Türkler ve Rumlar 1963 ve 1974’te istemeden de olsa birbirleri savaşmak durumunda kaldılar. Bu olayları dış güçler yani İngiltere ve Amerika yönlendirdi. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar da bu olaylarda piyon olarak kullanıldı. 1974 yılındaki savaşı bizi Lefke’de kötü anılarla buluşturdu. Marateftis’in birliği Lefke’ye saldırırken Akıncı’nın birliği de bulunduğu yeri savunmakta idi. Rum yazar Panicos Neocleous’un ‘Tarihe Işık Tutan Anılar’ isimli kitabı ile buluştuk. Geçtiğimiz günlerde Türk ve Rum liderler bir araya gelerek adada barışın olması için ortak bir metine imza attılar. Bu bizler için olumlu bir gelişmedir. Adada barışın olması en büyük isteğimizdir. Bu buluşmadan ve atılan ilk adımdan umutluyuz. İki liderin yalnız başlarına bu sorunu çözeceklerine inanmıyoruz. Bunun sebebi de Türk lider Eroğlu’nun Annan Planı döneminde plana hayır demesindendir. Anastasiadis o dönem evet demişti ve yine çözümü savunmaktadır. Ancak dış güçlerin de adada var olan petrol ve doğal gazdan dolayı bir çözüm olmasını istediklerini gözlemliyoruz. Neden bu kanıya vardık. Bundan önceki Türk lider Talat ve Rum lider Hristofyas barış isteyen iki liderdiler, ancak dış güçlerin işine gelmediği için barış isteyen bu iki liderin çözüm bulmasına engel olmuşlardır. Kıbrıslılar olarak adada kalıcı barışın olmasını, savaşların olmamasını ve adanın birleşmesini, istiyoruz. Her iki lideri masaya oturdukları bir ortamda tekrar buluşmamız adada her iki halkın ortak yaşayabileceğinin bir göstergesidir. 2004’de kapıların açılmasından sonra adada her iki halk huzur içinde yaşamaktadır. O tarihten bugüne herhangi bir olayın olmaması sevindirici bir olaydır. Adada sınırların kalkması gerekmektedir” dediler.
































